Adı:
Kaçak
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
119
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757496540
Kitabın türü:
Çeviri:
Tahsin Yücel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nisan Yayınları
İlk gıcırtı 2 Mayıs Pazartesi günü, sabah saat sekizde oldu. Her zamanki gibi, sekize beş kala, erkek lisesinin zili çalmış, kırmızı tuğlalarla döşeli avluya dağılmış olan öğrenciler, sınıfların önünde toplanıp, uzun sıralar oluşturmuşlardı. Ta sola, su deposunun orada, altıncı, yedinci sınıflardaki ufaklar sıralanmıştı, koşmuşlardı, saları karmakarışık, yüzleri kırmızıydı. Sağa doğru ilerlendikçe, daha büyük çocuklara rastlanıyordu, sonuncuların giysileri büyük adam giysileri, sesleri kalındı, dudaklarının üzerinde bıyık gölgeleri vardı. Güneşin ışınları keskin, hava parlaktı. Surların oradan bir asker bandosunun bakırsı sesleri geliyordu, vapur düdükleri gel-git zamanı olduğunu, balıkçı gemilerinin La Rochelle limanından ayrıldıklarını bildiriyordu. Bir dinsel tören havası vardı bu dakikada. Her kapının önünde, bir dizi çocuk sabırla bekliyordu. Biraz önce toplanmış olan öğretmenler birbirlerinin elini sıkıyor, bir sıranın başına geçiyorlardı. Her öğretmenin kendine göre bir temposu vardır. Kimileri başları önlerinde gelir, dosdoğru sınıfın kapısına yürür, çocuklar girsinler diye çekilirler, onları görmezler bile. Kimileri ağır ağır yürür, bu günlük yüklenimin tadını çıkarır çocukları bir bir gözden geçirir, sırayı devinime geçirmek için baş parmaklarıyla işaret parmaklarını şaklatırlar. (Kitabın Girişinden)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Burada bulunması bir yanılsama değil miydi? Her şey bir yanılsama değil miydi... Kimsecikler de bilmiyordu! Nesnelerin gerçekliğinden kuşkulanmıyordu kimse.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kaçak
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
119
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757496540
Kitabın türü:
Çeviri:
Tahsin Yücel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nisan Yayınları
İlk gıcırtı 2 Mayıs Pazartesi günü, sabah saat sekizde oldu. Her zamanki gibi, sekize beş kala, erkek lisesinin zili çalmış, kırmızı tuğlalarla döşeli avluya dağılmış olan öğrenciler, sınıfların önünde toplanıp, uzun sıralar oluşturmuşlardı. Ta sola, su deposunun orada, altıncı, yedinci sınıflardaki ufaklar sıralanmıştı, koşmuşlardı, saları karmakarışık, yüzleri kırmızıydı. Sağa doğru ilerlendikçe, daha büyük çocuklara rastlanıyordu, sonuncuların giysileri büyük adam giysileri, sesleri kalındı, dudaklarının üzerinde bıyık gölgeleri vardı. Güneşin ışınları keskin, hava parlaktı. Surların oradan bir asker bandosunun bakırsı sesleri geliyordu, vapur düdükleri gel-git zamanı olduğunu, balıkçı gemilerinin La Rochelle limanından ayrıldıklarını bildiriyordu. Bir dinsel tören havası vardı bu dakikada. Her kapının önünde, bir dizi çocuk sabırla bekliyordu. Biraz önce toplanmış olan öğretmenler birbirlerinin elini sıkıyor, bir sıranın başına geçiyorlardı. Her öğretmenin kendine göre bir temposu vardır. Kimileri başları önlerinde gelir, dosdoğru sınıfın kapısına yürür, çocuklar girsinler diye çekilirler, onları görmezler bile. Kimileri ağır ağır yürür, bu günlük yüklenimin tadını çıkarır çocukları bir bir gözden geçirir, sırayı devinime geçirmek için baş parmaklarıyla işaret parmaklarını şaklatırlar. (Kitabın Girişinden)

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • KitapKadın
  • Eyüp Tatar
  • missprufrock
  • Osman Nuri Dinçtürk
  • mcagatay

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0