Adı:
Kanaldaki Ev
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
165
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051850597
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La Masion Du Canal
Çeviri:
Oktay Rıfat
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Sait Faik’ten Bilge Karasu’ya, Oktay Rifat’tan Nurullah Ataç’a, Oktay Akbal’dan Tahsin Yücel’e, edebiyatımızın büyük ustalarının Türkçesiyle yayımladığımız Simenon romanlarından oluşan dizinin ikinci kitabı, Oktay Rifat’ın 1959 yılında çevirdiği Kanaldaki Ev.

Simenon’un polisiye türünün dışına çıktığı, “ağır romanlar” olarak tanımladığı türe dahil olan bu roman, başta işlenen cinayetin soruşturması şeklinde ilerlemez, tam tersine katil önceden bilinir; soruşturma, hadiselerin hatırlanmasından ibarettir. 1933 yılında yayımlanan roman, Brueghel’in resimlerini çağrıştıran Neroeteren adlı ıssız ve soğuk bir kasabada başlayıp Anvers’de trajik bir şekilde sonlanan bir aile faciasını dile getirir. Evin reisinin ölümünün ve 16 yaşındaki Edmée’nin Brüksel’den gelişinin ardından, kanaldaki ev maddi manevi derin bir uçurumun kıyısına sürüklenir. İktidar ilişkileri, kültür şoku, taciz, kaza, gerilim, cinayet, hatta kanalda sıkışıp kalan atlarını bırakıp eve sığınan bir grup yabancı; klasik polisiyeler gibi sonlanmayan, derin psikolojik ayrıntılar ve açmazlarla yüklü roman boyunca okurun tetikte kalmasını sağlayacaktır.

Bu çeviriyi yaptığında henüz roman yazmaya başlamamış olan Oktay Rifat’ın Bir Kadının Penceresinden, Danaburnu ve Bay Lear romanlarında Simenon etkisini görmek mümkündür. Kanaldaki Ev’in tutkulu ve takıntılı karakterlerinin, Oktay Rifat’ın romancılığını, isteklerinin gerçekleşmemesi karşısında her şeyi göze alan kişilerini etkilediği söylenebilir.

Georges Simenon ve Oktay Rifat’ı birleştiren Kanaldaki Ev, iki yazarın birbirleriyle nasıl konuştuğunun da güzel bir örneği, okurlar için heyecan verici bir davet.
Georges Simenon'dan okuduğum ilk kitap.. Tavsiye üzerine almıştım. Üslubu akıcı, kurgu ise sürükleyici..
Karakterlerini sağlam bir şekilde ve okuyucuya bıraktığı boşluklarla oluşturmuş. Okuyucuyu kitabın içine çeken bir anlatımla karşı karşıya kaldım. Diğer kitaplarından da okuyacağım.
Georges Simenon'u bir öneri üzerine okudum. Bu güne kadar Türk edebiyatının büyük ustaları tarafından çevirileri yapılmış böyle bir yazarı nasil olur da hiç tanımam, hiç denk gelmem diye düşünüyorum hala. Kanaldaki Ev bir Oktay Rifat çevirisi. Kendisi henüz kitap yazmadan çevirmiş bu kitabi ve kendi kitaplarinda Simenon karakterlerinin izleri varmış. Bu konuda pek bir yorum yapamayacağım, bilmiyorum ama güzel, çok guzel bir kitaptı. Bir sonraki Simenon okumam sanırım Bilge Karasu çevirisi olacak. Yine tanıştığıma cok sevindigim bir yazar ve kitapligima ekledigime cok mutlu olduğum bir kitap oldu. okunmalı...
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kanaldaki Ev
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
165
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051850597
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La Masion Du Canal
Çeviri:
Oktay Rıfat
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Sait Faik’ten Bilge Karasu’ya, Oktay Rifat’tan Nurullah Ataç’a, Oktay Akbal’dan Tahsin Yücel’e, edebiyatımızın büyük ustalarının Türkçesiyle yayımladığımız Simenon romanlarından oluşan dizinin ikinci kitabı, Oktay Rifat’ın 1959 yılında çevirdiği Kanaldaki Ev.

Simenon’un polisiye türünün dışına çıktığı, “ağır romanlar” olarak tanımladığı türe dahil olan bu roman, başta işlenen cinayetin soruşturması şeklinde ilerlemez, tam tersine katil önceden bilinir; soruşturma, hadiselerin hatırlanmasından ibarettir. 1933 yılında yayımlanan roman, Brueghel’in resimlerini çağrıştıran Neroeteren adlı ıssız ve soğuk bir kasabada başlayıp Anvers’de trajik bir şekilde sonlanan bir aile faciasını dile getirir. Evin reisinin ölümünün ve 16 yaşındaki Edmée’nin Brüksel’den gelişinin ardından, kanaldaki ev maddi manevi derin bir uçurumun kıyısına sürüklenir. İktidar ilişkileri, kültür şoku, taciz, kaza, gerilim, cinayet, hatta kanalda sıkışıp kalan atlarını bırakıp eve sığınan bir grup yabancı; klasik polisiyeler gibi sonlanmayan, derin psikolojik ayrıntılar ve açmazlarla yüklü roman boyunca okurun tetikte kalmasını sağlayacaktır.

Bu çeviriyi yaptığında henüz roman yazmaya başlamamış olan Oktay Rifat’ın Bir Kadının Penceresinden, Danaburnu ve Bay Lear romanlarında Simenon etkisini görmek mümkündür. Kanaldaki Ev’in tutkulu ve takıntılı karakterlerinin, Oktay Rifat’ın romancılığını, isteklerinin gerçekleşmemesi karşısında her şeyi göze alan kişilerini etkilediği söylenebilir.

Georges Simenon ve Oktay Rifat’ı birleştiren Kanaldaki Ev, iki yazarın birbirleriyle nasıl konuştuğunun da güzel bir örneği, okurlar için heyecan verici bir davet.

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Yusuf Kadri Şirinkan
  • Kitap Kurdu
  • cnzs
  • Deniz ATAÇ
  • Oblomov
  • missprufrock
  • Ceylin Kar
  • Osman Nuri Dinçtürk
  • Atilla Kuru
  • Hüsamettin Çalışkan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (2)
9
%0
8
%28.6 (2)
7
%0
6
%42.9 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0