Puan

7.510 üzerinden
2.627 kişi
Kavgam
Puan vermedi·600 syf.··
2026 34. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 19:51
Bu kitabı içinizde hiç bir duygu barındırmadan okumanızı tavsiye ederim. Ben günümüz de dahi kullanılan "Hitler gibi" deyimini anlamak için okudum. Kulaktan dolma değil, birinci ağızdan dinlemek ve anlamaktan yola çıkarak kitabı okumaya karar verdim. İyi veya kötü bir liderin kitlesine nasıl bu kadar etkili bir şekilde hitap edebildiğini sosyoloji açısından incelemek istedim. Göze çarpan ilk cümlesi "Babam gibi adam olmak". Bir çocuğun ailesinden ne şekilde etkilendiğinin en önemli kaynağı burası. Babasına saygı ve özen duyuyor ama annesini kalpten seviyordu. Çocukluğunda fark edilen resim yeteneği sayesinde gençliğinde ressam olmayı hedefledi fakat sınavlar da başarısız oldu. Sebebi ise resim tekniğinin daha çok mimar çizimlerine benzemesiydi. Bu sebeple mimar olma hedefine yöneldi. Gençlik yılların da sendikalar ve parlemento ile tanıştı. Orada Alman ırkının çürüyüp çökertileceğini anladı ve yeni hedef artık Alman ırkını güçlendirmek, dilini ve kültürünü sürdürmek oldu. Münih'e gitmesi ile birlikte Alman halkına ilk temaslarda bulunuyor. Halkın ümitsizliği ve ırklarının tehlikede olduğunu düşünmeleri Hitlerin Alman geleceğini kurtarma arzusunu güçlendirmeye yetmiş. Birinci dünya savaşında hedefi uğruna altı yıl boyunca çıkarmayacağı üniformasını giymiş. Savaş yıllarını kurtuluş gibi anlatıyor çünkü hedefe ulaşmanın sadece savaş ile sağlanacağını düşünüyor. Askeriye de iken çeşitli derslere katılmış, tartışmalar için de bulunmuş ve halkın nabzını ölçmüş. Daha sonra eğitimci olarak Alman ırkı, halkı ve Almanya'nın yüceltilmesi konusunda eğitimler vererek örgütlenmeyi başlamıştır. Alman İşçi Partisine katılmaya karar verdiği sırada konuşmalar yapılırken bir broşür veriliyor. Broşür "Siyasi uyanışım" adını taşıyor. Yazıyı sonuna kadar okuduğunda oniki yıl önce yaşadığı
KavgamAdolf Hitler · Agapi Yayınları · 201912,8bin okunma
Nazilerin Kutsal Kitabı: ‘’Kavgam”
9/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
Kavgam, Adolf Hitler’in hapishanedeyken kaleme aldığı, hayatını, hayal kırıklıklarını, ideallerini ve davasını anlattığı kitabıdır. Kavgam, Hitler’in yükselişi ile birlikte yükselmiştir ve büyük bir önem taşımış, Nazilerin manifestosu haline gelmiştir. Kitap, dünyanın şekillenmesinde de bir o kadar etkili olmuş. Kitabı okuduğunuzda, aslında yaşananların o kadar tesadüf olmadığını, Hitler’in anlattıklarını harfiyen yerine getirdiğini anlayacaksınız. Eski İngiltere başbakanı Winston Churchill; ‘Eğer Kavgam’ı yeterince ciddiye alsaydık, 2. Dünya Savaşı’nı engelleyebilirdik,’ demiş. Bu kitap, bir insanın elinden yazılmış belki de en ırkçı, faşist bir kitaptır. Yine de kitabı okuyun, okurken de ön yargılı olmayın. Okumadığımız ve hakkında bilgi sahibi olamadığımız kişileri nasıl eleştiri süzgecinden geçirebiliriz ki yoksa? Yaptıklarını bildiğimiz bir insanın düşüncelerini okumak ve bu düşünceler üzerinden yapılan eylemleri karşılaştırmak, sizi kötü bir insan yapmaz. Tarafsız okuyun ve Adolf Hitler’i bir de onun kendi gözünden tanıyın. Son olarak Hitler’in kitaptan bir sözü: ‘Ben dünyaya insanları güçlü yapmak için gelmedim. Onların güçsüzlüklerini kullanmak için geldim…’ (öyle de yaptı). Çok ama çok zeki bir adammış Hitler. Hani onun için biraz deli de diyorlar ya, zeki büyük liderlerin muhakkak biraz deliliği vardır…
Siyaset-Politika-Tarih
KavgamAdolf Hitler · Kitap Pazarı Yayınları · 202412,8bin okunma
Reklam
Adolf Hitler - Kavgam İncelemesi.
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2018 29. kitabı
Burada sizlere hem kitap hakkında, hem o zamana ait, hem sonrasında yaşananlar için az biraz bilgi vereceğim. Umarım konu ile ilgili sizleri çok sık boğaz etmemişimdir? Evet, az uzun oldu ama böylesi bir eser de ancak böyle anlatılabilirdi diye düşünüyorum. 1925 yılında, hiperenflasyonun bitiminden kısa bir süre sonra Almanya'da, o günlerde sağcı politik ölçekten bir aktivist tarafından yayınlanan, aşırı görüşlere sahip politik bir kitap ortaya çıktı. Bavyera dışında henüz iyi bilinmeyen ve edebiyat camiasınca da tanınmayan bu yazar, 9 Kasım 1923'te Bavyera’nın başkenti Münih'te başarısız bir darbe girişimi (Birahane Darbesi) sonrasında, işlemiş olduğu bu suça istinaden 1924 yılında dokuz ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Cezasını çektiği ve tutuklu kaldığı Landsberg cezaevinde geçen süre zarfında, “Mein Kamf – Kavgam” başlıklı ilk kitabının birinci cildini kaleme aldı ve yazdı. 35 yaşında olan bu genç yazarın adı Adolf Hitler'di. İşin ilginç olanı şudur ki, bu kitabın yazarının on yıl içinde Alman hükümetinin en başına geçeceğinden, altı yıl sürecek insanlık tarihinin en yıkıcı, en acımasız, en kanlı savaşından birisi olan, İkinci Dünya Savaşına baş aktörlük edeceğinden, ölüm ve tehditler ile geçen 20 yıllık diktatörlük süresinden sonrada intihar edeceğinden hiçbir kimsenin zerre şüphesi ve kuşkusu olmadı. İki bölümden oluşan bu kitabın içeriği, başta politik düşmanlara karşı açık saldırganlığı, demokrasi ve esas olarak Hitler'in gözünde Alman halkının "düşman ırk" olarak adlandırdığı Yahudi karşıtlığı ile bilinir. “Mein Kamf – Kavgam” adlı eserinde Hitler iki ana konuyu birbirine bağlamıştır: otobiyografik bölümler ve bunun yanında detaylı politik programları. Hitler kitabında, o günlerde kendi düşüncesiyle büyük bir tehdit olarak gördüğü "Bolşevik-Yahudi" kitleye,
KavgamAdolf Hitler · En Kitap · 201612,8bin okunma
Dahi Cani
8/10
·579 syf.·
2023 29. kitabı
Başıma bir iş gelmeyecekse eğer; kitabı büyük bir hayranlıkla okuduğumu belirtmek isterim. Hayranlığım; bir insanın kendisinde yarattığı ideolojiye sıkıca bağlanması, bunun uğrunda ödün vermesi, ideolojisini gerçekleştirebilmek için gereken her bir adımı bir makinenin en ince dişlisine kadar hesap ederek oluşturması ve sonucunda eyleme geçip kendi fikrince başarılı olması yönünde gelişti. Hitler bu kitapta tam anlamıyla bir dahinin doğuşunu, felsefesinin nasıl oluştuğunu, ideolojik alt yapısını meydana getirirken nelerin etkisinde kaldığını; kendi halkı için neyi hak gördüğünü ve bu uğurda ne yapmak istediğini baştan sona anlatıyor. Bunu yaparken ana tema olarak Alman ulusunun dünya üzerinde statü ve başarı sahibi olabilmesi için özüne dönüp arı ırk oluşturması gerektiğini, hatta tüm ırkçı ulusların sadece kendi benliklerini her daim koruyarak başarıyı elde edebilecekleri üzerinde epeyce duruyor. Arı ırk oluşturmak içinse toplumun en küçük bireyinden başlayarak sosyoloji,psikoloji,psikomotor, psikososyal, felsefi,pedagojik… ve saymakla bitmeyecek kadar çok yönlü olarak akademik disiplinler yönünden bireyin gelişimini ele alıyor ve hatta bireyin dünyaya gelmeden önce, onu topluma kazandıracak ebeveynlerinin dahi cinsel birleşmelerinin topluma fayda verecek kişiler tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Gelişim açısından zayıf, eksik, kusurlu veya özürlü bireylerin çoğalmasının önünün kesilmesinin bir devlet politikası olması gerektiğini belirtirken; “Elbette bu durumdan bazı kişileri incinebilir; ama unutulmamalıdır ki halkının en ileri seviyede olmasını isteyen her birey ırkının varoluşu için bu özverili davranışta bulunmalıdır” gibi cümlelerle olayı felsefi bir görüşe dayandırıyor. Kitabın ortalarında uzunca bir süre Yahudi halkının tam anlamıyla
KavgamAdolf Hitler · MDS Yayınları · 200412,8bin okunma
5/10
·584 syf.··
2021 50. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2021 13:57
Öncelikle bu kitap, "bakayım bu deli ne demiş," şeklinde ya da "şu verdi okuyayım dedim" şeklinde okunacak bir kitap değil. Dövüşle ilgili sandım, okudum deyip 1 puan veren var kitaba. Okuduğunuz şeyin ne olduğunu bileceksiniz. Ve merak edeceksiniz. Hitler'ın fikirlerini, hayatının dönüm noktalarını, fikirlerinin doğumu, gelişimi ve sonuçlarını, nedenleri, onun bakış açısını merak edeceksiniz. Bu kitap "milliyetçilik ne değildir" diye de okunmaz. Bu kitabı okumak için Hitler'a sempati duymak da gerekmez. Karşıt olan biri de okumalı, neye karşı olduğunu bilmek için. Yine de nefretle, her dediğini küçümseyerek okursanız elbette kitap bitsin diye dua eder ya da buna bile gerek duymadan yarıda bırakıp kenara fırlatır ve buraya gelip 1 puanı yapıştırırsınız. Öncelikle Hitler'ın gerçekten iyi tespitleri var. Bazı eleştirilerine ve fikirlerine hayran olmamak elde değil. Diğer yandan Yahudileri hakaret içermeden bahsedememesi ve diğer pek çok kin duyduğu şeyi aşağılayışı yer yer beni güldürüyor. Özellikle tarihten bahsederken Osmanlıya yok olmaya mahkum hırdavat deyince gülme gelmişti. Fazla öfkeli ve aşağılamayı, küçümsemeyi seven biri ama kitap okurken bunu beklemiyordum diyen kişi yalan söylüyordur. Adamın tarzı öyle. Yahudileri hakaretsiz anmadığı doğru, ama tüm kitap onları aşağılamak için yazılmadı. Yine "bu ne ya böyle devamlı Yahudileri aşağılıyor" diye kitabı kötülemek de biraz komik, yani adamın Yahudilere yaptığı en kötü şey kitabında onlara hakaret etmek olmadı çünkü. Kitap Hitler'ı ve fikirlerini tanımak için yararlı. Tutarsız biri, çelişkili, iyi yalancı ve propaganda yapmasını iyi bilen, zeki ama öfkesini, kinini, hırsını zekasının önüne koyabilen biri. En büyük eksisi de burada sanırım. Yine abarta abarta Alman ırkını överken size baygınlık geçirtebiliyor.
Edebiyat
KavgamAdolf Hitler · Böğürtlen Yayınları · 201612,8bin okunma
Reklam
Reklam