Adı:
Kavgam
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
579
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756465974
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mein Kamph
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
MDS Yayınları
"Şu anda bütün Alman halkı birleşecektir benimle! Benim irademin kendi iradesi olduğunu hissedecektir. Çünkü benim gözümde, bana eyleme geçme yetkisi veren, onun geleceği ve onun kaderidir. Ve şimdi irademizi, savaş zamanındaki kadar, basit bir meçhul askerken Reich'i fethetmek üzere ileri atıldığım ve başarı ile kesin zafer konusunda asla kuşkuya düşmediğim zamanki kadar güçlü hale getirelim. O zamanlar yiğit adamlarla yiğit kadınlardan oluşan bir grup vardı yakın çevremde. Şimdi de sizden, benim Alman halkımdan, her bir adamın ve her bir kadının ardımda saflarını almasını istiyorum. Şu anda hepimizin dileği ortak bir irade oluşturmaktır, ve o irade, her güçlükten ve her tehlikeden daha kuvvetli olmak zorundadır. Eğer bu irade güçlükten de tehlikeden de daha kuvvetli olursa, gün gelir güçlüğü de, tehlikeyi de yener.
Biz kararımızı verdik, Bugün savaşıyoruz, yarın da savaşacağız"
- Adolf Hitler -
544 syf.
·Beğendi·10/10
Burada sizlere hem kitap hakkında, hem o zamana ait, hem sonrasında yaşananlar için az biraz bilgi vereceğim. Umarım konu ile ilgili sizleri çok sık boğaz etmemişimdir? Evet, az uzun oldu ama böylesi bir eser de ancak böyle anlatılabilirdi diye düşünüyorum.

1925 yılında, hiperenflasyonun bitiminden kısa bir süre sonra Almanya'da, o günlerde sağcı politik ölçekten bir aktivist tarafından yayınlanan, aşırı görüşlere sahip politik bir kitap ortaya çıktı. Bavyera dışında henüz iyi bilinmeyen ve edebiyat camiasınca da tanınmayan bu yazar, 9 Kasım 1923'te Bavyera’nın başkenti Münih'te başarısız bir darbe girişimi (Birahane Darbesi) sonrasında, işlemiş olduğu bu suça istinaden 1924 yılında dokuz ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Cezasını çektiği ve tutuklu kaldığı Landsberg cezaevinde geçen süre zarfında, “Mein Kamf – Kavgam” başlıklı ilk kitabının birinci cildini kaleme aldı ve yazdı. 35 yaşında olan bu genç yazarın adı Adolf Hitler'di. İşin ilginç olanı şudur ki, bu kitabın yazarının on yıl içinde Alman hükümetinin en başına geçeceğinden, altı yıl sürecek insanlık tarihinin en yıkıcı, en acımasız, en kanlı savaşından birisi olan, İkinci Dünya Savaşına baş aktörlük edeceğinden, ölüm ve tehditler ile geçen 20 yıllık diktatörlük süresinden sonrada intihar edeceğinden hiçbir kimsenin zerre şüphesi ve kuşkusu olmadı.

İki bölümden oluşan bu kitabın içeriği, başta politik düşmanlara karşı açık saldırganlığı, demokrasi ve esas olarak Hitler'in gözünde Alman halkının "düşman ırk" olarak adlandırdığı Yahudi karşıtlığı ile bilinir. “Mein Kamf – Kavgam” adlı eserinde Hitler iki ana konuyu birbirine bağlamıştır: otobiyografik bölümler ve bunun yanında detaylı politik programları. Hitler kitabında, o günlerde kendi düşüncesiyle büyük bir tehdit olarak gördüğü "Bolşevik-Yahudi" kitleye, Komünizme ve aynı zamanda yine ona göre uluslararası finans sermayesini elinde bulunduran asıl Yahudi’lere karşı izlenecek politik yolları ele aldı. Adolf Hitler, kitabında kendince bir takım siyasi ve politik taleplerde de bulundu. Avusturya’nın Almanya’ya bağlanması, her ne pahasına olursa olsun, jeopolitik anlamda üstün bir ırk olan Almanların sıkışıp kaldıkları bu dar topraklardan, diğer aşağılık devletlerin/ırkların ellerinde bulunan topraklara/alanlara doğru “Lebensraum - Yaşam Alanı” için genişlemesini ve dünya hâkimiyeti için emelleri olan Yahudi planlarının "açıklamasını" istedi. Bunun dışında, sahte senaryo ile dünya egemenliği için iddia edilen ve bir Yahudi projesi olan, "Siyon Liderlerinin Protokolleri" ‘ni "delil" olarak gösterdi ve dik duruşundan taviz vermedi.

Bu kitabın planlanması ve yazılması/yaratılışı hakkında birkaç varyasyon, hikâye, efsane ve dedikodu da yok değil. Hitler'in kitabının önemli kısımlarının yazılı olmadığı söylentiler arasındaydı. Başka bir iddiaya göre, metnin bazı kısımlarını sırdaşı Rudolf Hess'e dikte ettiği de iddia edildi. Daha çok Hitler'in tek başına, içinde bulunduğu psikoloji ile bu denli ağır bir kitabı kaleme alabildiğine ve tamamladığına inanmakta zorlananlar da yok değildi. Tüm bu özellikler ve soru işaretlerinin beraberinde getirdiği gizem ile birlikte, kitabın çok popüler olduğu ve Nasyonal Sosyalistler’in Ocak 1933'te iktidara geldiği o zamana kadar 240.000'den fazla kopyasının satıldığı, ama hiç kimsenin de konuyu/kitabı ciddi anlamda ele almadığı anlaşıldı. Fakat bir diğer önemli hususta, son araştırmalara göre, bu kitabı okuyan kişilerinde kitapta geçen düşünce ve fikirlere ilgi duyduğunu kanıtlar yöndeydi. "Mein Kampf - Kavgam" kitabının belli başlı başarısı ve yanlılarının olmasına rağmen, basında ona olan ilgi başlangıçta oldukça düşüktü. Almanya'daki faşist hareketle özdeşleşenler haricinde, kitap Weimar Cumhuriyeti'ndeki siyasal kitap eleştirmenleri tarafından pek de ciddiye alınmadı.

Hitler'in siyasi bir kitap yazma isteğine ek olarak, Mein Kampf – Kavgam’ın yayımlanması için bir başka sebep daha vardı: Hitler'in mali kaynak ve finans ihtiyacı. Kitabın satışından gelen gelirlerin, kendisinin Reich Şansölyesi olarak atanmasına kadar elinde tuttuğu sayısız hukuk danışmanını finanse etmek için yeterli gelir sağlayacağını umut ediyordu. Kitabı 1933 yılının başlarına kadar iyi kazanç sağladı ama asıl popülaritesini 1933 yılı sonrasında yakaladı diyebiliriz. Bu pek de şaşılası bir durum değildi Kitap adeta "Yeni Almanya" yol haritasında iktidara gelen Naziler’in fiili temel siyasi programı haline geldi. Hemen yeni basımlar için emirler verildi ve yeni evli çiftlere (İncil yerine) verildi veya insanlar çalışma arkadaşlarına hediye olarak Kavgam’ın birer kopyasını verdiler. Tarihçiler, sadece Almanca olarak Nazi döneminin sonunda 11 milyondan fazla kopyanın basıldığını tahminini yürüttüler. 1945 yılına kadar 15 dile yetkili ve yetkisiz çeviriler yapıldı. Bu yüksek baskı rakamları yüksek telif haklarını da beraberinde getirdi ve Hitler, yüksek kazancı riske etmemek adına ikinci el kullanılmış kopyaların satışını yasakladı. Bu şekilde resmi olarak sadece yeni kopyaların basımı mümkündü ve satışının yapılması sağlandı.


Adolf Hitler’e karşı Irene Harand’ın Kitabı, "Sein Kampf – Onun Kavgası", 1935.

"Kavgam" kitabında yer verilen birçok hitam ve iftiralara karşı verilen yanıtların arasında, Avusturya’lı Katolik Irene Harand tarafından yazılan kitap bir göze çarpıyor. 1935'teki kaleme aldığı kitabı " Onun Kavgası" adını taşır. Bu kitap Yahudiler için taraf olur ve Hitler'in yazlı olarak ele aldığı vahşi anti-semitik suçlamalarına karşı onları savunmaya çalışır. Harand kitabında, Hitler'in yalanı bir politik malzeme aracı olarak kullandığını ve iddiaları güçlendirmek içinde Yahudileri iddialarının en temel merkezine oturttuğunu belirtir. Harand, Hitler için tarihi bir kaynak değeri olan " Siyon Liderlerinin Protokolleri” iddiasını da bu kitabında yalanlar. Bir mucize gerçek olmuştu ve Irene Harand’ın şansı bir kere daha ona gülmüştü! Neden derseniz; İngiltere'de bulunduğu 12 Mart 1938 yılında, "Anschlusses" (Avusturya’nın ilhakı) esnasında kesin bir tutuklamadan ve belki de ölümden kıl payı kurtulmuştu. Kendisi daha sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti.

Hitler'in fikirleri, düşünceleriyle ele aldığı liderlik yönetimi ve kariyeri, İkinci Dünya Savaşı'ndaki Almanya yenilgisiyle sona ermiştir. Nazi rejiminin çöküşünden hemen sonra, korkuya kapılan milyonlarca Alman vatandaşı, ellerinde bulundurdukları bu kitabın bir suç sayılmasından korktukları için Kavgam kitabını imha etmeye başladılar. Basım ve yayım hakları Bavyera Eyaletinin elinde olan ve uzun zaman yeni basımı yasaklı olan "Kavgam" kitabının, 02.12.2015’te alınan bir karar ile tekrar basımına müsaade edildi. Ancak kitabın politik ve tarihsel bağlamda ele alınarak, uzman araştırma ekibi eşliğinde bilimsel açıklamalı yayınlaması adına gayret ve çabalar vardır. Farklı dillerde yayınlanan türleri neredeyse hiçbir şekilde önlenememekte ve bu nedenle, maalesef dünya çapında pek çok kitapçı ve sahaflarda çok farklı, çoğu tarihsel açıklaması olmayan türleri de bulunmaktadır.

Elinizde ne varsa onun kıymetini bilin, ama elinizde şöyle bir 1925 ve 1929 basımı orijinal 1. ve 2. cilt mevcut ise, işte o zaman daha da yukarılarda bir yerde saklayınız. 28.02 2014 Tarihinde ABD’nin Los Angels şehrinde bulunan, Nate Sanders Müzayede evinde 1925 yılına ait özel imzalı olan iki cilt Kavgam eseri 64.850 Amerikan dolarına satıldı. Gel de şimdi korkudan bu eserler yakılıyordu detayına takılma!!! Kim korkmadan yıllarca sakladı bu güzelim iki cildi? Hem de özel imzalı!!!

Şimdiden keyifli okumalar dilerim arkadaşlar.

Bir sonraki kitap yorumu ve değerlendirmesin de görüşmek dileğiyle. Esen kalınız!

~ A.Y. ~
544 syf.
·6 günde·10/10
Lütfen kitabı okuyun. Hemen ön yargılı olmayın. Bu benim fikrimden değil karşıyım demeyin. Tarafsız okuyun olayları bilmiyormuş gibi ve Adolf Hitler'i bir de onun gözünden bakarak okuyun arkadaşlar...
Kitabın dili oldukça sade ve kolayca anlaşılabilirdi.
Daha önce göz atmıştım ama şimdi güzelce sindirerek okuma fırsatı buldum. Çok ama çok zeki bir adam Adolf Hitler. Hani Onun için deli diyorlar ya zeki büyük liderlerin muhakkak biraz deliliği vardı normal diye düşünüyorum.
Kitapta Adolf Hitler çocukluğundan, hayallerinden bahsediyor, sonra partiye üye olması ve o günkü Almanya'nın içinde bulunduğu durumu, yönetimde olanların basiretsizliğini ve Yahudileri anlatmaktadır. Adam gerçekten de ileriyi görmüş . Şuan ki dünyayı kim yönetiyor. Tabi ki Yahudiler. O önceden olacakları tahmin etmiş ve kendince önlem almak istemiş. O anki şartların gerektiğini ve yapabileceklerini yapmış Hitler. Bunun gibi tarihte bir sürü örnekler vardır. Kabul edelim ya da etmeyelim o anda yaşamadık ancak yaşayıp görebilirdik. Kesin bir hüküm sürmek için. Osmanlıda padişahlar kardeş katli yapmadı mı? Mecburdular. Osmanlı imparatorluğunun devamı için. Cumhuriyetin ilk yıllarında İstiklal mahkemeleri kurulup idamlar olmadı mı? Mecburdular. Vatanın bekası için. Şartlar ne gerekiyorsa yapılması gerektiği ve ileri görüşlü liderlerin yaptıkları gibi mecburdular.
Hitler kitabında bir de kafasında tasarladığı Almanyayı anlatmakta ve yapılmasının mecburi olduğu yeni savaşlara gönderim yapmaktadır.
Lütfen tarafsız olun ve okumak için şans verin kitaba
İyi okumalar..
544 syf.
·Puan vermedi
İlk 200 sayfasında kendi milleti için bir şeyler yapmaya çalışan bir adam gördüm ancak sonra çığırından çıktı . Bu kitabı izlediğim bir filmden sonra bu adam bunları nasıl yapmış olabilir ne düşündü acaba diyerek okumaya başladım . Kitabı okuduğumda gördüm ki anlamak mümkün değil . Bu nasıl mantık dedirtti sık sık bana . Zamanında Almanlar tarafından katliama uğrayan bir milletin bugün başka bir topluma katliam yapması da anlaşılır şey değil . Demek ki ya insanlık unutuldu ya da insanlık aslında hiç var olmadı .
544 syf.
·Puan vermedi
"Eğer Kavgam'ı ciddiye alıp okusaydık, İkinci dünya savaşının çıkmasına engel olurduk!"
-Winston Churcill İngiltere Başbakanı
Kapitalizim ve sosyalizimi farklı yönleriyle ele alan bir siyasi eser. Okunmasını tavsiye ederim.
496 syf.
·115 günde·Puan vermedi
NOT : Tarafsız olarak okuyacağına söz ver tavsiye edeyim :)

NOT : Okurken dikkat edin gözleriniz bozulabilir.

Eğer merak ettiğiniz şey Hitler'in kendisii veya olumsuz özellikleri değilse okuyun. Farklı bakış açısı her zaman iyidir...

Kitabı 4 ay gibi kısa bir süre de (!) bitirmiş olmak güzeldi. Çok sık ve boğucu bir görüntü zamana yaymamda etkili oldu.Takdir edersiniz ki biçim de en az anlatım kadar önemli. İnat ederek okudum ama her kitabın bir güzelliği vardır degil mi? Hitler'in gençlik ve okul çağından bahsedip daha sonra da Marksizm, yahudi sorunları gibi birçok konuya değinmiş. Kaostan faydalandığını belli etmiş olması, diktatörler adına duyduğum bir tezi de doğrulamış oldu :) ama dikkatimi çeken şey Hitler'in zamanındaki siyasal yapının halka hep zarar verdiği, kendi halkını daha geri plana atmış olmasının Hitler'in yolunu açtığı bölümdü. Zaten o da kökten söküp atmıştır. Böyle bir yenilik ülkemiz adına olmalı mı? Diye düşündüm. Tabi diktatörlük olarak idare edilmeyi kast etmiyorum. Siyasal yapının komple değişmesi olarak elbette.... Dediğim gibi yeni bir fikir denemek isteyenlere tavsiye edilir.
512 syf.
·6 günde
Çok merak ettiğim bir kitaptı ve okuduğum için neredeyse hiç pişman değilim. Okurken son derece zeki ve vatanını seven bir insanla karşılaştım. Kitabın dili oldukça sade fakat harf puntosu oldukça küçük olduğu için akıcılık pek söz konusu olmuyor.

Kitabın ilk cildinde Hitler'in çocukluğundan parti üyeliğine kadar olan kısım anlatılıyor. Çocukluğundan itibaren memur olmaya zorlanan ve sevgiden uzak büyüyen Hitler, gençlik yıllarında bunun acısını çıkarırcasına kendi tercihlerine yöneliyor ya da yönelmek zorunda kalıyor. Bulunduğu ortamın ve dönemin etkisi ile kendince doğru bulduğu kararlar veriyor ve şu an nefret edilen insan olma yolunda adımlar atıyor. Hitler kitabında geleceğin Almanya'sı yani olmasını istediği Almanya'yı kurmak için yapılması gerekenleri de kalame almaktadır.

O dönemde yaşamadık ve kitapta anlatıldığı kadarıyla halka hep zarar veren bir yönetim söz konusuymuş. Nasıl ki toprak kazanmak için savaşlar verildiyse Hitler de kendi toprağı için savaş vermiş. Elbette ki yaptığı şeyin doğruluğunu savunmuyorum sadece kitabı tarafsız ve ön yargısız olarak okudum. Şimdi de aynı şekilde değerlendiriyorum.

Eğer olanların Hitler'in gözünden nasıl gözüktüğünü merak ediyorsanız okumanızı tavsiye ederim..
544 syf.
·5 günde
“ Ben dünyaya insanları güçlü yapmak için gelmedim, onların güçsüzlüklerini kullanmak için geldim.” diyen birisinin gözünden düşündükleri ve yaptıklarını anlatan bir kitap.
Kendi kaleminden kendi dünyasına bir bakış.
Okunabilir...
544 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Çok merak ettiğim bir kitaptı. Hitler'in ideolojisini çok merak ediyorum. Sebep neydi, neden bunları yaptı? Kitabın içeriğinde hep bunları aradım. Buldum sayılır ama beni hiç mi hiç tatmin etmedi. Anladığım şey Hitler 'in ayağına taş değse yahudilerden bildiği. Öncesinde Hitler hakkında çok araştırma yaptığım için. Bütün yaptığı o işkenceleri, mide kaldıramayacak görüntüleri kitabın hiçbir zerresine bulamadım. Amacım neden yaptın neden Hitler? Bu sorularıma, bu yaptıklarına cevap bulamadım. Benim için sığ bir kitaptı diyebilirim.
544 syf.
·9/10
Hitler’in hapishanede kaldığı süre içerisinde yazdığı siyasi otobiyografisidir. Kitabın başından ortasına yani çocukluğundan siyasi hayata atılmasına kadar her şey normaldi ve hayran kaldım , kitabın yarısından sonra zaman zaman öfkelendim , sinirlerim de bozuldu. Genel olarak tarihe kötü olaylarla yazdırmış da olsa adını ondan öğrenilecek en iyi şey liderliğin hakimiyet üzerinde etkin bir silah olarak kullanılmasıdır . Kendisi hem hitabet gücü hem etkileyici jest ve mimikleri hem de Alman halkına verdiği güven sayesinde onlar için insanüstü niteliklere sahip karizmatik bir lider olmuştur . Kısaca kitap bittiğinde ona hem hayran kaldım hem de ondan nefret ettim ama ondan öğrendiğim en iyi şey onun da söylediği ve inandığı gibi “ İnsan ancak sevdiği ve inandığı şeyler uğruna mücadele eder.”
Tarih derslerinin amacının sadece tarihleri ve olayları öğretmekten ibaret olmadığını maalesef tarih öğretmenlerinin bile çok azı anlayabilmektedir. Mesela, bir savaşın veya bir hükümdarın tahta çıkma tarihini öğrencilerin doğru olarak bilmesinin hiçbir önemi yoktur. Zaten önemli olan da bu değildir. Tarihin amacı tarihi olayları meydana getiren nedenleri araştırıp öğrenmektir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kavgam
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
579
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756465974
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mein Kamph
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
MDS Yayınları
"Şu anda bütün Alman halkı birleşecektir benimle! Benim irademin kendi iradesi olduğunu hissedecektir. Çünkü benim gözümde, bana eyleme geçme yetkisi veren, onun geleceği ve onun kaderidir. Ve şimdi irademizi, savaş zamanındaki kadar, basit bir meçhul askerken Reich'i fethetmek üzere ileri atıldığım ve başarı ile kesin zafer konusunda asla kuşkuya düşmediğim zamanki kadar güçlü hale getirelim. O zamanlar yiğit adamlarla yiğit kadınlardan oluşan bir grup vardı yakın çevremde. Şimdi de sizden, benim Alman halkımdan, her bir adamın ve her bir kadının ardımda saflarını almasını istiyorum. Şu anda hepimizin dileği ortak bir irade oluşturmaktır, ve o irade, her güçlükten ve her tehlikeden daha kuvvetli olmak zorundadır. Eğer bu irade güçlükten de tehlikeden de daha kuvvetli olursa, gün gelir güçlüğü de, tehlikeyi de yener.
Biz kararımızı verdik, Bugün savaşıyoruz, yarın da savaşacağız"
- Adolf Hitler -

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları