Gidiyorsunuz hiç tanımadığınız yazarın, hiç bilmediğiniz kitabını rastgele alıyorsunuz. Şans artık içeriğin nasıl çıkacağı ben genelde beğeniyorum. Kavuşmak da o kitaplardan biri. İki farklı, bambaşka dünyaları olan Fred Uhlman uzun öyküsü. Keyifli okumalar.
Faşizm atılan ilk bombalarla değil, iki insan arasındaki ilişkilerle başlar, diyor Bachmann, "Kavusmak" bu alıntının uzun hikayesi. Şahane bir novella.
KavuşmakFred Uhlman · Kolektif Kitap · 2017220 okunma
Kavuşmak son zamanlarda okuduğum ve en etkilendiğim kitaplardan biri oldu. Kitabın önsözünün başladığı gibi oldu benimde Kavuşmak'la rastlaşmam. Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine okuduğum kitap Fred Uhlman tarafından yazılmış bir uzun hikaye aslında.
Fred Uhlman 1901'de Almanya'da dünyaya gelir ve 1933'te Nazi karşıtı bir avukat olarak çalışırken, Hitler'in şansölyeliğe getirilmesiyle Almanya'yı terk etmek zorunda kalır.Fransa ve Ingiltere'de sürgünde geçirdiği yılların ardından 1985'te Londra'da yaşama veda eder. Kitabın konusu na gelecek olursak, arka kapaktaki Ingeborg Bachmann'ın kritiği oldukça güzel özetliyor.
"Faşizm atılan ilk bombalarla başlamaz, her gazetede üzerine bir şeyler yazılabilecek olan terörle de başlamaz. Faşizm insanlar arasındaki ilişkilerde başlar, iki insan arasındaki ilişkide başlar."
Kavuşmak'ta söz konusu ilişki o yıllarda 16 yaşlarında iki ergen olan Yahudi bir ailenin oğlu olan Hans ile Hitler'i seven ve destekleyen Almanya'nın soylu ailelerinden birine mensup olan Konradin'in dostluğu. Bu iki genç adamın dostluğu, yükselen Nazizmin onları hayatın farklı yerlerine savurması ve Hitler Almanya'sında ortaya çıkan ırkçı ve antisemitik ideolojinin Yahudileri hedef alması nedeniyle bitmek zorunda kalır. Yıllar sonra ise bu iki dostun yolu çok farklı bir şekilde tekrar kesişecektir.
Kitap "1932 yılının Şubat ayında hayatıma girdi ve bir daha hiç çıkmadı." cümlesi ile başlıyor. Bu cumle benim çok sevdiğim bir cümle oldu. Oldukça yalın, akıcı bir anlatım dili ve sarsıcı ve vurucu anlatım biçimi ile bir çırpıda okunan kitabın sonu ise bir taraftan hüzünlendirirken diğer taraftan umutları yeşertiyor.
Kitap özelinde düşündüğümüzde insanlık tarihinde utanç verici olaylardan biri olan Yahudi Soykırımı ve yaşananların ne telafisi var ne de o
Kavuşmak kısa ama etkili kitaplardan. Tek oturuşta rahatlıkla bitecek kadar da akıcı. Özellikle sonuyla kalbime dokundu, hüzünlendirdi. Konusuna bakmadan okudum ben o yüzden içerikten bahsetmeyi tercih etmiyorum, hiçbir şey bilmeden okumak riskli olsa da bir o kadar da zevkli geliyor bana. Okunmasını tavsiye ederim.
KavuşmakFred Uhlman · Kolektif Kitap · 2017220 okunma
Ayrı kalınan, sevilen bir kimseyle bir araya gelmek, onu yeniden görmeye kavuşmak diyoruz, kıtabımız bıze ne anlatıyor
En büyük mutluluğumun ve hayal kırıklığımın sebebi olacak bu çocuğu ilk gördüğüm günü ve saati hâlâ hatırlayabiliyorum. S:15
Kavuşmak, “Svabya'nın maviye çalan, huzurlu tepelerinde” büyüyen iki genç adamın birbiriyle kurduğu derin, masum arkadaşlığın ve Almanya'da döneme hâkim Yahudi karşıtı fikirlerin bu arkadaşlığa ve masumiyete nasıl gölge düşürdüğünün hikâyesini anlatıyor.
Faşizm atılan ilk bombalarla başlamaz, her gazetede üzerine bir şeyler yazılabilecek olan terörle de başlamaz. Faşizm insanlar arasındaki ilişkilerde başlar, iki insan arasındaki ilişkide başlar.”
Kısa duygu dolu kıtabı gerıde bıraktık#k
Keyıfle okuyun Kavuşmak
Kitaba başladığımda gerçek bir arkadaşlık hikayesinin nasıl başladığına da şahit oldum. Yazar gerçek bir arkadaşlığın kurulmasının zorluğunu, nasıl özenle inşaa edildiğini betimlerken bu arkadaşlığın bitmesi endişesi kapladı içimi... Kısa öz ve çarpıcı bir öykü, kesinlikle kütüphanemde bulunması gereken bir eser özenle saklayacağım.
Hitler Almanyası'nın öncesi ve sonrasına dair küçük bir temas diyebileceğimiz bu eser, Yahudi asıllı biriyle Alman asılı birinin çocukluk arkadaşlığını konu edinmektedir. Nazizimin tırmanışıyla beraber dostluklarında nasıl bir değişimin olduğunu siz değerli okurdaşlara bırakıyor, tarihten hiç ders çıkarmayan ve zulmünü artırarak sürdüren İsrail'i (yönetimini) en çocuksu kalbimle lanetliyorum.
Sevgi içimizde.
KavuşmakFred Uhlman · Kolektif Kitap · 2017220 okunma
Biri yahudi kökenli diğeri Alman aristokrasisine mensup iki gencin dostluğu, nazizm nedeniyle ayrılıkları, bildik bir “dostluğun hazin sonu” hikayesi ama öyle bir sonu var ki umut her zaman, dedirtiyor. Kısacık ama dopdolu bir öykü, çok güzel kesin okunmalı #freduhlman #kavuşmak
KavuşmakFred Uhlman · Kolektif Kitap · 2017220 okunma
Hans Yahudi bir ailenin 16 yaşındaki ergen çocuğudur. Hiç arkadaşı olmayan, yalnız bir çocuktur. Okula yeni gelen "en büyük mutluluğu ve hayal kırıklığı" olacak olan soylu hıristiyan Konradinle tanışır.
Kitap, 2. Dünya savaşı sırasında Nazilerin Yahudileri toplama kampına göndermeye başladığı sıralarda, Almanya'da geçiyor.
Son zamanlarda okuduğum en duygulu en etkileyici kitap. Çok beğendim.
Tek bir cümleyle iki kişinin hikâyesi değişebilir mi?
Tüm hikâye sanki son cümleye varmak için yazılmış. Son dediği yerde yeniden başladı sanki.
Spoiler vereceğim diye yazamıyorum, yazıp yazıp siliyorum.
Hitler’in yükselişe geçtiği dönemde biri Yahudi, biri Alman iki lise talebesinin dostluğunu okuyoruz. Faşizm ve Nazi Almanyası bildiğimiz bir konu, hatta çokça gına gelenler var biliyorum filmlerinden, kitaplarından. Ama bu başı sonu belli dönemin içinde insanları, politikaların bireysel yaşamlara etkisini, davranış psikolojisini okuyup anlamak ya da izleyip gözlemlemek bana çok kıymetli geliyor. Nazi Almanyası yerine istediğiniz dönemi, hatta günümüzü, faşizm yerine istediğiniz fanatikliği seçip koyabilirsiniz. Arkasına sığınmadan bir şeylerin görebiliyor muyuz insanlığımızı, mesele bu sanırım.
Neyse uzattım, dağıttım.
Yalın bir dil, basit bir hikâye, güçlü bir içerik, muhteşem bir son!
KavuşmakFred Uhlman · Kolektif Kitap · 2017220 okunma
Yazar, şair ve ressam kimlikleriyle bilinen Fred Uhlman 1901'de Württemberg'de dünyaya geldi. 1933'te Nazi karşıtı bir avukat olarak çalışırken, Hitler'in şansölyeliğe getirilmesiyle Almanya'yı terk etmek zorunda kaldı. Fransa ve İngiltere'de sürgünde geçirdiği yıllara dair anılarını 1960'ta kaleme aldığı The Making of an Englishman'de derledi. 1985'te Londra'da hayata veda etti.