Kayıp Zamanın İzinde: Ahmet Hamdi Tanpınar

·
Okunma
·
Beğeni
·
217
Gösterim
Adı:
Kayıp Zamanın İzinde: Ahmet Hamdi Tanpınar
Baskı tarihi:
Ekim 2010
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758717613
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu-Batı
Ne geçmişe aitti tam, ne gelecekten vareste. Hem geleceğe heveskârdı hem geçmişe müptelâ. O'na göre 'geçmişi ve geleceği görmeye yarayan bir rasat kulesiydi hâl'. Ve hâlin içinden uzaklara bakışlar atan, huzursuzca sağına soluna dönen bir adamdı.
'Şiiri hayatına sindirmiş ince ve zarif ruhlu rüya adamlarının ön safında'ydı. O'nun edebiyatımızdaki büyüsü, eskiyle yeni arasında hem yaratıcı hem yok edici gerilimi, bir rüya diliyle anlatabilmiş olmasında yatar.

Bu çalışma Tanpınar'ın, eski-yeni, gelenek, kimlik, zaman, müzik, ölüm, hayat, medeniyet, kültür gibi konulardaki düşüncelerini daha önce hiç yapılmamış genişlikte karşılaştırmalı okumalar yoluyla ele alıyor. Mehmet Aydın, Tanpınar düşüncesinin kılcal damarlarında, bir halkın dünyadaki varlığına ve ne'liğine ilişkin korkunç girdaplara sahip kimlik sorunlarını deşiyor.
264 syf.
·Beğendi·7/10
Farklı bakış açısı kattığı için benim açımdan memnuniyet uyandırdı. Ancak özellikle Ahmet Hamdi Tanpınar'ı incelemek üzere okunduğunda (ben nu niyetle okumaya başlamıştım) edebi açıdan yetersiz kaldığını düşünüyorum. Çoğu zaman siyaset, edebiyattan daha önde duruyor. Mehmet Aydın, çok bilgili olduğunu kitap boyunca verdiği örneklerle hissettiriyor ancak bu bilgileri çok iyi kanalize edememiş/odaklayamamış (bence). Bazen Tanpınar'ı incelemekten çok kendi fikirleri için yer yer Tanpınar'ı kullanmış olduğunu düşündüm. Kitabın yer yer aynı fikir üzerine aynı sözcüklerle tekrarladığını gözlemledim, biraz daha kısa tutularak daha yoğun bir kitap olabilirmiş . Tanpınar adına değil de Mehmet Aydın olarak okunduğunda keyifli ve farklı bakış açıları sunabilecek bir kitap.
Ahmet Hamdi Tanpınar zaman içinde çılgın bir yolculuğa çıkmıştır, fakat daldığı rüyadan her an uyanır, adeta bu uyanıklık, diğer bir rüyaya girişle kaynaşmış gibidir. Şairde bu tavır ferdi zaman için olduğu kadar, sosyal zaman için de aynıdır. Ona göre, cemiyetin mazisi dahi bizzat yaşanılmış, içinde kendi benliğimizin akisleri bulunan, fakat daima uzaklaştığımız, ancak vakit vakit sembolleriyle hali hazırın konuştuğu ruhî bir ülkedir.
Musiki daima oluş halindedir. Zaman gibi ve onun nizamıyla kendi kendisini yiyerek büyür, kendinde doğar ve kendinde kaybolur. ( ... ) Musikı giydirilmiş zamandır. Diğer sanatların hemen hepsinde tabiattan bir şey var. Musiki sadece alır, zaman gibi onu da her şeyle durdurabilirsiniz. Maddesizdir, sesten yani heyecanların en ıptidai işaretlerinden yapılmıştır. Onun için daima iptidaidir. Düşünceyi değil, nabzı idare eder.
İnsanoğlunun içinde yaşadığı üç zaman kozmik, derûnî ve sosyal zamanlar, kendilerini muhtelif şekil ve hareketlerle ifade eder. Kozmik zamanın elinde, bütün yıldızlar, mevsimler ve her an değişen tabiat vardır. Deruni zaman, tasavvurlar, hülyalar, rüyalar, arzular, bir kelimeyle her an başka, karanlık veya aydınlık ruh halleriyle tezahür eder. Sosyal zamana gelince, o da değişmelerini bazı şekiller içinde gerçekleştirir: devletler, kanunlar, destanlar, tarihler, kurumlar, şehirler vs. Burada şunu da ifade etmek gerekir ki, her üç zamanın ifade vasıtaları ve işaretleri, insanlar tarafından, daima arkalarında gizli kudretler bulunan bir sembol olarak ele alınmış ve tefsir olunmuştur. Baudelaire “tabiat bir semboller ormanıdır” diyordu. İç dünyamız içinde aynı şey söylenemez mi? Modern psikoloji, rüyaları artık bir sembol olarak tefsir ediyor. Fakat sosyal zamanın şekilleri de bizi kuvvetli tesirler altında bırakan sembollerdir. Bir mimarinin içine girdiği vakit, insanı, tabiat izlenimlerinden ayrı bir atmosfer sarar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kayıp Zamanın İzinde: Ahmet Hamdi Tanpınar
Baskı tarihi:
Ekim 2010
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758717613
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu-Batı
Ne geçmişe aitti tam, ne gelecekten vareste. Hem geleceğe heveskârdı hem geçmişe müptelâ. O'na göre 'geçmişi ve geleceği görmeye yarayan bir rasat kulesiydi hâl'. Ve hâlin içinden uzaklara bakışlar atan, huzursuzca sağına soluna dönen bir adamdı.
'Şiiri hayatına sindirmiş ince ve zarif ruhlu rüya adamlarının ön safında'ydı. O'nun edebiyatımızdaki büyüsü, eskiyle yeni arasında hem yaratıcı hem yok edici gerilimi, bir rüya diliyle anlatabilmiş olmasında yatar.

Bu çalışma Tanpınar'ın, eski-yeni, gelenek, kimlik, zaman, müzik, ölüm, hayat, medeniyet, kültür gibi konulardaki düşüncelerini daha önce hiç yapılmamış genişlikte karşılaştırmalı okumalar yoluyla ele alıyor. Mehmet Aydın, Tanpınar düşüncesinin kılcal damarlarında, bir halkın dünyadaki varlığına ve ne'liğine ilişkin korkunç girdaplara sahip kimlik sorunlarını deşiyor.

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Ustad Omer
  • Mustafa
  • Zübeyde Uyutmaz
  • Emine Kıraç
  • Hayal-ET
  • Barış Ağca

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%100 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0