İçinde dört farklı hikaye barındıran bu eserin ilk iki hikâyesi diğerlerine göre daha çok ilgimi çekti. Genele baktığımda gayet iyi bir hikaye kitabı diyebilirim. Okuyucuyu da boğmadığı için çevirmene de ayrı bir teşekkür etmek gerek.
Dört öyküden oluşuyor Kehanet.Dört öykü de çok kuvvetli. Drago Jančar bu öykülerin iskeletini ironiyle, gerçeklikle, espriyle ve üç noktalarla sarıyor. Düşündürüyor hatta rahatınızı bozuyor. Güldüğünüz an ‘buna gülmemem gerek değil mi’ ikileminde kakıyorsunuz.
.
Kitaba ismini veren öykü Kehanette tek bir duvar yazısının nelere yol açabileceğini görüyoruz. ‘Göle bakan adam’ söyleyeceği çok şeyi olan ama dinlenmeyen ve inatla konuşmaya devam eden bir adamın hikayesi..
.
Son öykü ‘iki fotoğraf’ ise beni en çok etkileyen kısımdı.Plaza de Mayo anneleri,Cumartesi annelerini anımsattı bana..Evlatlarının kemiklerine,küllerine bile hasret olan anneleri..
Kitaplığımdaki son Drago Jancar kitabını da okumuş olmanın hem sevincini hem hüznünü yaşıyorum. Kehanet dört uzun öykü içeriyor. İlk öykü kitaba da adını veren Kehanet öyküsü. Öykülerin hepsi politik, savaşla ve kaosla ilgili ya da savaşın etkilediği insanlarla ilgili. Tito dönemi Yugoslayya'sı, 1850'lerdeki Avusturya İmparatorluğu, Komünizm sonrası Slovenya'sı, Arjantin'deki diktatörlük yılları ve Plaza Mayor annelerinin hüzünlü ve düşündürücü öyküleri... Plaza de Mayor anneleri ile ilgili son öykü İki Fotoğraf beni çok etkiledi. Cumartesi Anneleri'ni anımsattı. Coğrafyalar farklı olsa da toplumların yaşadığı keder maalesef çok tanıdık ve benzer. Dört öyküden üçünü çok sevdim. Sanırım yazarın Türkiye'de yayımlanan ilk kitabı Kehanet. Anlatımdaki gerçekliği, sertliği ve kurmaca yaratmadaki başarısını herkesin tecrübe etmesini temenni ettiğim yazar sevgili Jancar.
..
Argo uslubu o kadar asiriya kaçmış ki rahatsiz ola ola bir kac bölüm ilerleyebildim. Ama Bir yere kadar itekleyebildigim kitaplardn biri oldu
Bana ne kattı bilmiyorum
Drago Jancar, "Kehanet" adlı eserinde yer alan dört öyküyle okuru tarihin tozlu sayfalarından coğrafyanın sert gerçeklerine uzanan bir yolculuğa çıkarıp evrensel bir insan panoraması sunuyor. Tito dönemi Yugoslavya'sından Avusturya İmparatorluğu’na, komünizm sonrası Slovenya’dan Arjantin’in diktatörlük yıllarına kadar geniş bir sahada, bireyin kaderinin politik kaos ve savaş kıskacında nasıl şekillendiğini inceliyor.
#kehanet isimli öykü; bir tuvalet duvarına karalanan yazının, nasıl bir kehanete dönüşerek insanın ve ülkenin yazgısını kökten değiştirebileceğini absürt bir dille gözler önüne seriyor.
Göle Bakan Adam isimli öykü (benim en çok sevdiğim öykü), baskıcı sistemin susturmaya çalıştığı ancak varlığını inatla kelimeler üzerinden sürdüren "küçük insanın" dokunaklı trajedisini anlatıyor.
İki Fotoğraf ise (çok dokunaklıydı) Arjantin’deki "Kirli Savaş" dönemine ve Plaza de Mayo Anneleri’ne odaklanıp çocuklarının izini süren annelerin (tanıdık geldi mi?) dinmeyen yasını merkezine alarak coğrafyalar değişse de acının evrenselliğini hatırlatıyor.
Jancar, anlatısını ironi ve keskin bir gerçeklikle dantel edasıyla işlerken sıradan bir inşaat işçisini ulusal bir kahramana dönüştürebildiği gibi, bir insan hakları savunucusunu sistemin labirentlerinde bir çırpıda görünmez kılabiliyor.
Yazar, insan ruhunun en karanlık ve en aydınlık keskin köşelerini incelikli bir edebiyat süzgecinden geçirerek; okuru gülerken düşündüren, huzur bozan ve kehanetlerle dolu bir gerçekliğin peşinde sürüklüyor.
KehanetDrago Jancar · Dedalus Kitap · 201993 okunma
Drago Jančar (d. 13 Nisan 1948) Sloven yazar, denemeci, oyun yazarıdır. Çağdaş Sloven edebiyatında ünlü bir kişi olan Jančar, siyasi yorumları ve sivil katılım konularında da meşhurdur.