Laiklik - Enigma'ya Dönüşen Paradigma

·
Okunma
·
Beğeni
·
524
Gösterim
Adı:
Laiklik - Enigma'ya Dönüşen Paradigma
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
6051067049
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
"Türkiye'de Laiklik denilen olgu, 'yeni' devlet ve onu iktidar aracılığıyla yönlendiren kadro tarafından Batı'dan kopya edilerek başlatıldı. Bu nedenle de kitlesel destekten yoksun kaldı. Hatta mümin Müslüman kitlenin nezdinde 'gavurlaştırılmak' olarak değerlendirildi. Yine T.C. Devleti'nde 'din' özerkleştirilmedi. Tam tersine 'din' (İslamiyet) Türk tipi İslamiyet haline getirilerek devletin denetimi altına sokuldu. Sayısız yasa ve yönetmelikle, gerçekte DİN VE DEVLET İŞLERİ birbirinden ayrılmadılar, tam tersine DİN, DEVLETİN İŞLERİ arasına sokuldu.
Laiklik olgusu Din ve Devlet'in ayrıştırılması olarak değil, Din-Devlet-Dünya üçlüsünün tek tek ve birbirleriyle bağlantılı olarak ele alınmasıyla anlaşılırlık kazanır. Laisizm'den ayrı olarak Sekülarizm; Din, Devlet ve Dünya'dan kurulu üç alanlı bir tezin seslendiricisidir.
Kişiler Laik olurlar. Devlet Laik olamaz. Devlet, tüzel bir 'kişiliktir', ne Dini olur ne de Laikliği... Laik ve/veya Seküler olan Anayasa'dır, Devlet değil."
Aytunç Altındal, Laiklik; Enigma'ya Dönüşen Paradigma'da, Enigmatize edilmiş olan bir Paradigma'nın (Laiklik ve Sekülerlik) incelenmesini amaçlıyor. T.C. Devleti'nin Anayası'na 1937 yılında sokulan 'Resmi / Devlet Laisizmi'ni eleştirirken Türkiye'de nasıl bir laiklik olmalıdır?' sorusuna yanıt arıyor. Son 60-70 yıldır tartışılmakta olan Türkiye'de 'Laisizm'i yeniden tanımlanıyor ve 'Seküler' olanla arasındaki farklılıkları açıkça gösteriyor.
297 syf.
·Beğendi·9/10
Bu kitabı ülkemizde yaşayan her vatandaşa tavsiye ederim. Ülkemizdeki insanların bakış açısının aksine, laikliğin bizim bildiğimizden ve duyduğumuzdan bambaşka bir şey olduğuna değiniyor. Sekülarizm'in aslında laiklikle özdeş anlama gelmemesine rağmen Türkiye'de böyle bir anlama geldiğini anlatıyor. Ülkemizde din ve devlet işleri gerçekten ayrı mı? Yoksa dinin işlerine devlet alet mi ediliyor? İnsanların başörtülü olması cezaya sebep verecek bir şey mi? Laiklikle çakışıyor mu? Yoksa ülkemizde laiklik "dinini yaşayan insan" düşmanlığı olarak mı bilinçaltlarına yerleştirilmiş? Bu ve birçok sorunun cevabını bu kitapta bulabilirsiniz. Aynı zamanda kendini 'gerçek bir laik' olarak tanımlayanların muhakkak okuması gereken bir kitap. Laiklik anlayışını kökten değiştirecek, gerçek tarihle ve verilerle işlenmiş bir kitap. Seküler bir bakış açısı ile yazılmış. Bu konuyla bağlantılı birçok farklı konuya da değiniyor. Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam'a... Altındal gerçek bir yazar. Bizimle iyi ki bunları paylaşmış. Kitapta soru işaretleriyle karşılaşabilirsiniz. Bu sizi başka şeyleri araştırmaya itecek ve bu çok güzel bir şey.
300 syf.
·Beğendi·10/10
Lâiklik nedir ? Nereden gelir ? Anlamı? Dünyadaki uygulamaları ? İlk örnekleri vs.
Kitaptaki en büyük etken sorduğu soru bence Devletin dinî olur mu ? Olursa ne olur ?
... diyor bayan Luce, " Siz müslümansınız, nasıl oldu da Hristiyanlıkla ilgili böyle bir tez geliştirebildiniz? Çok şaşırdım."
Sırf konuyu derinleştirebilmek için, "Ama ben laik bir müslüman'ım," diyorum. Çok şaşırıyor. Karı-koca birbirlerine bakıyorlar. Ben de zaten onların şaşırmalarını bekliyorum.
"Laik mi? O da ne?"
Siyonizmin, Yahudi şeriatına aykırı -hatta ona yabancı ve düşman- olduğunu açıklamaktan çekinmemiş olan Yahudilerdir. Kısacası, Arap milliyetçiliği olsun, Siyonizm olsun, hiç fark etmez, ikisi de birer ideolojidir. İçinden çıktıklarını dinleri temsil etmezler.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Laiklik - Enigma'ya Dönüşen Paradigma
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
6051067049
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
"Türkiye'de Laiklik denilen olgu, 'yeni' devlet ve onu iktidar aracılığıyla yönlendiren kadro tarafından Batı'dan kopya edilerek başlatıldı. Bu nedenle de kitlesel destekten yoksun kaldı. Hatta mümin Müslüman kitlenin nezdinde 'gavurlaştırılmak' olarak değerlendirildi. Yine T.C. Devleti'nde 'din' özerkleştirilmedi. Tam tersine 'din' (İslamiyet) Türk tipi İslamiyet haline getirilerek devletin denetimi altına sokuldu. Sayısız yasa ve yönetmelikle, gerçekte DİN VE DEVLET İŞLERİ birbirinden ayrılmadılar, tam tersine DİN, DEVLETİN İŞLERİ arasına sokuldu.
Laiklik olgusu Din ve Devlet'in ayrıştırılması olarak değil, Din-Devlet-Dünya üçlüsünün tek tek ve birbirleriyle bağlantılı olarak ele alınmasıyla anlaşılırlık kazanır. Laisizm'den ayrı olarak Sekülarizm; Din, Devlet ve Dünya'dan kurulu üç alanlı bir tezin seslendiricisidir.
Kişiler Laik olurlar. Devlet Laik olamaz. Devlet, tüzel bir 'kişiliktir', ne Dini olur ne de Laikliği... Laik ve/veya Seküler olan Anayasa'dır, Devlet değil."
Aytunç Altındal, Laiklik; Enigma'ya Dönüşen Paradigma'da, Enigmatize edilmiş olan bir Paradigma'nın (Laiklik ve Sekülerlik) incelenmesini amaçlıyor. T.C. Devleti'nin Anayası'na 1937 yılında sokulan 'Resmi / Devlet Laisizmi'ni eleştirirken Türkiye'de nasıl bir laiklik olmalıdır?' sorusuna yanıt arıyor. Son 60-70 yıldır tartışılmakta olan Türkiye'de 'Laisizm'i yeniden tanımlanıyor ve 'Seküler' olanla arasındaki farklılıkları açıkça gösteriyor.

Kitabı okuyanlar 16 okur

  • Amar Ademi
  • metin turkoglu
  • Giray yavuz
  • S.
  • erhan
  • OSMAN NURİ EFE
  • MUHİTTİN ÜZREK
  • Anıl Karaman
  • ALTAN YILMAZ
  • A. Levent IŞIK

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (4)
9
%30 (3)
8
%10 (1)
7
%20 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0