Yoksul Tanrı Tyanalı Apollonius

·
Okunma
·
Beğeni
·
876
Gösterim
Adı:
Yoksul Tanrı Tyanalı Apollonius
Baskı tarihi:
Mayıs 2005
Sayfa sayısı:
188
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752976245
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Kilise Babaları ve Kilise Doktorları, son bin yıldır Din Bürokratlarını da yanlarına alarak Hıristiyanlığa yön vermişlerdir. Onların anlattıkları Hıristiyancılık ile Yahudi asıllı, saf ve naif ‘rabbi’ (Haham)İsa’nın –eğer yaşadıysa- söyledikleri neredeyse taban tabana zıttır. İsa’nın bırakın söyledikleri neredeyse taban tabana zıttır. İsa’nın bırakın söylemesini, düşlerinde görse ‘hayra’ yormayacağı Paganistik ve Helenistik uygulamaları, sanki İsa Mesih istemiş gibi, ‘Yeni Ahit’e koymuşlar ve inananlara kendi uydurdukları bu ‘Yeni Ahit’e koymuşlar ve inananlara kendi uydurdukları bu ‘Yeni Din’in esaslarını ‘dogma’ diye yutturarak onlardan bunları asla sorgulamamalarını istemişlerdir.

On birinci yüzyılın ortalarında Doğu Roma İmparatoru Konstantin ile Eusebius ikilisinin başlattıkları yeni dinin ilk kurbanları Yahudiler ile Paganizme ve Hermetizme bağlı Paghanlar oldu. Ama onlardan sonra gelenler de boş durmadılar. Başta Tyanalı Apollonius olmak üzere birçok ‘gerçek’ filozof ve şifacının hayatlarını ‘çalarak’ onların bilgi ve mucize kabul edilen marifetlerini, yeteneklerini yeni tanrı İsa Mesih’e atfetmekten geri durmadılar. Başına gelenleri eğer Tanrı-Babası’nın yanından izliyorsa İsa Mesih, kim bilir ne üzülüyor ve şaşırıyordur. Ve iddia edildiği gibi bir gün geri dönerse, bugün hangi Kilise’den onu içeri sokarlar, Vatikan’ın neresinden girebilir, doğrusu meraka değer!

Olayın özü şudur: İncil’in Yeni Ahit bölümünde İsa Mesih’e atfedilen birçok özellik, mucizeler de dahil ‘intihal’ izlenimini vermektedir. Bunların birçoğu, İsa’nın ağzından çıkmamış sözlerdir. Bunların birçoğu İsa Mesih tarafından yapılmış işler ve mucizeler değildir. Öyle anlaşılıyor ki, İsa da Apollonius da gerçekte Kilise Babalarının elinde oyuncak olmuşlar biri hiç aklından geçirmediği halde Tanrı yapılmış, diğeri ise yüzyıllarca unutturulmuştur.
Dine bakışımın değişmeye başladığı zamanlar, çok küçük yaşlarda elime geçmiş bir kitap. Sorgulamanın inancı sarsmaya başladığını tarih boyunca görüyoruz. Gerçeklerin nasıl örtbas edilmeye çalışıldığını, bu uğurda harcanan emeğin büyüklüğünü bu kitapta görebilirsiniz. Tabi yazılanların gerçekliğine güvenip güvenmemek size kalmış..
Benim için öğrenilmesi keyifli ve heyecanlı bilgilerle dolu, çoğu zaman merakla ve heyecanla okuduğum tarihsel bir kitaptı.
Başta isa ile ilgili iddalar, hermenistik inancı, dinler tarihine dönemsel bir bakış ve en önemlisi de hristiyanlığın nasıl -devlet dini- olduğunu ve tarihte roma imparatoru konstantin'in 325 tarihinde iznik konseyini kullanarak hristiyanlığı ve dolayısı ile milyonlarca insanın inancını nasıl etkilediğini -yarattığını - gözler önüne sermesi açısından çok etkiliyici bir kitap.

Bu aytunç altındal'ın okuduğum ilk kitabıydı ve eminimki diğer tüm kitaplarını da keyifle okuyacağım. Din tarihi ile ilgilenen tüm okurların kaçırmaması gereken bir kitap.
Yazar bu eserinde M.Ö. 4 yılında Yunan dilinde Tyana olarak adlandırılan Niğde-Karahisar'da doğmuş yeni Pisagorculuğun en önemli temsilcilerinden ve bağlıları tarafından tıpkı Hz. İsa gibi tanrılaştırılan ünlü filozof Apollonius'un hayatını ve onunla Hz. İsa arasındaki benzerlikleri anlatırken Hristiyan inancının doğduğu yıllardaki ve sonrasındaki dinsel inancları, bu inançlar arasındaki çekişmeleri ve bu çekişmelerin sonuçlarını da gözler önüne seriyor. Zihin açıcı ve bilgilendirici bulduğum bu eseri ilgiyle okudum.
Tyanalı Apollonius'un yaşam öyküsünü çocukluğumda "büyüklerimden" dinlemiştim. Bana bu dinlediklerimden hiç kimseye söz etmemem gerektiği de tembihlenmişti.
Aya Sofya'nın ilk resmi adı
Büyük Kilise
(he megaleekklesia) idi. Bu görkemli yapı, sanıldığı gibi İstanbul'unkurucusu büyük Konstantin tarafından değil onun oğlu 2.Konstantius'un (337 - 361) döneminde inşa edilmişti. İlk hali günümüzde bilinen görüntüsünden çok farklıydı. Örneğin bugün hayranlıkla seyredilen o görkemli kubbesi ve yarım kubbeleri yoktu, ahşap düz bir çatısı vardı. İçi deaynı değildi, daha küçük ve düz ayak girilen basit bir bazilika görünümündeydi. Model olarak Baba Konstantin'in335 yılında Kudüs'te yaptırdığı
Holy Sepukhre
bazilikasıörnek alınmıştı.
Gerçekte İncil’de kendini gizleyen, gözlere gözükmeden İncil’in sayfalarında dolaşan “Deus Abscondilus” (invisible God), göze görünerek bu sayfalarda “Dolaştırılmış” olan İsa Mesih değil, doğrudan doğruya Tyanalı Apollonius’tur.
Diocletian dönemi, yaklaşık son 100 yıldır süren çalkantılı dinsel tartışmalar sürecinin, Paganizm lehine değiştirildiği yıllardır. Eski Tanrılar yeniden canlandırılmışlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yoksul Tanrı Tyanalı Apollonius
Baskı tarihi:
Mayıs 2005
Sayfa sayısı:
188
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752976245
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Kilise Babaları ve Kilise Doktorları, son bin yıldır Din Bürokratlarını da yanlarına alarak Hıristiyanlığa yön vermişlerdir. Onların anlattıkları Hıristiyancılık ile Yahudi asıllı, saf ve naif ‘rabbi’ (Haham)İsa’nın –eğer yaşadıysa- söyledikleri neredeyse taban tabana zıttır. İsa’nın bırakın söyledikleri neredeyse taban tabana zıttır. İsa’nın bırakın söylemesini, düşlerinde görse ‘hayra’ yormayacağı Paganistik ve Helenistik uygulamaları, sanki İsa Mesih istemiş gibi, ‘Yeni Ahit’e koymuşlar ve inananlara kendi uydurdukları bu ‘Yeni Ahit’e koymuşlar ve inananlara kendi uydurdukları bu ‘Yeni Din’in esaslarını ‘dogma’ diye yutturarak onlardan bunları asla sorgulamamalarını istemişlerdir.

On birinci yüzyılın ortalarında Doğu Roma İmparatoru Konstantin ile Eusebius ikilisinin başlattıkları yeni dinin ilk kurbanları Yahudiler ile Paganizme ve Hermetizme bağlı Paghanlar oldu. Ama onlardan sonra gelenler de boş durmadılar. Başta Tyanalı Apollonius olmak üzere birçok ‘gerçek’ filozof ve şifacının hayatlarını ‘çalarak’ onların bilgi ve mucize kabul edilen marifetlerini, yeteneklerini yeni tanrı İsa Mesih’e atfetmekten geri durmadılar. Başına gelenleri eğer Tanrı-Babası’nın yanından izliyorsa İsa Mesih, kim bilir ne üzülüyor ve şaşırıyordur. Ve iddia edildiği gibi bir gün geri dönerse, bugün hangi Kilise’den onu içeri sokarlar, Vatikan’ın neresinden girebilir, doğrusu meraka değer!

Olayın özü şudur: İncil’in Yeni Ahit bölümünde İsa Mesih’e atfedilen birçok özellik, mucizeler de dahil ‘intihal’ izlenimini vermektedir. Bunların birçoğu, İsa’nın ağzından çıkmamış sözlerdir. Bunların birçoğu İsa Mesih tarafından yapılmış işler ve mucizeler değildir. Öyle anlaşılıyor ki, İsa da Apollonius da gerçekte Kilise Babalarının elinde oyuncak olmuşlar biri hiç aklından geçirmediği halde Tanrı yapılmış, diğeri ise yüzyıllarca unutturulmuştur.

Kitabı okuyanlar 20 okur

  • mehmet özbek
  • halis dilmeç
  • Yusuf
  • Barbaros İNAN
  • Çöl Sufisi
  • A. Levent IŞIK
  • Belirteç
  • onur güleçin
  • Mehmet Salih
  • Serkan Akgün

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.7 (5)
9
%8.3 (1)
8
%41.7 (5)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%8.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0