Mağaranın Kamburu

9,0/10  (1 Oy) · 
2 okunma  · 
1 beğeni  · 
351 gösterim
"Gözlerim yoruldu. Daha aydınlık olamaz mı bu mağaranın içerisi?"

"Karanlık da ışık da insanın ruhundadır. Gözlerini kapat ve öyle konuş. Daha rahat edersin. Hem göremeyeceğim diye korkma, eskisinden çok daha iyi göreceksin."

Yazar, roman boyunca yansız/nesnel davranıyor. İki kişi arasında geçen konuşmaların akşam saatlerinde yapılıyor olması kahramanların ruhsal durumlarındaki kaosu daha da belirginleştiriyor. Sürükleyici olduğu kadar da şaşkınlık, öfke ve kızgınlık uyandıran bir üslûbu var. Kendinizi, bazen bilge, bazen de serserinin yerine koymanıza neden olabiliyor. Romanda ayrıca yalın bir dille felsefi bir içerik oluşturulmuş. Bu da romanın akıcılığı ve anlaşılabilirliği konusunda bize yardımcı oluyor.

Hilal ERBOYACI
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2012
  • Sayfa Sayısı:
    183
  • ISBN:
    978-605-4543-29-8
  • Yayınevi:
    P Kitap
  • Kitabın Türü:
Ferda Doğan 
03 Şub 16:36 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yazarının elinden alma şerefine eriştiğim kitaplardan birisidir, arka kapağındaki tanıtım kitabın bir bölümünden alıntı olmakla birlikte içine çeken bir bataklık albenisine sahip, etkileyici satırlardan oluşmaktadır.Ruhsal bir kaosun kelimelerin dansı ile edebiyata kazandırıldığı eserde bendeki önemini, kitabın sonundaki bir nevi 'sonun başlangıcı' oluşturuyor.
...
"Ne yapıyorsun Kambur, neden beni elinle uçuruma doğru itiyorsun?"

"Benim bir şey yaptığım yok.Bak, ben senden ne kadar uzaktayım. Benim metrelerce kolum mu var da seni bu kadar uzaktan itekleyebileyim?"

"Yalancı, alçak Kambur! Şimdi de inkar ediyorsun.Her şeyi anlar gibi oluyorum. Mağaranın içinden gelen kokunun uyuşturucu özelliği vardı demek ki.Beni kendimden geçirip ya kendi isteğimle aşağıya atlamamı sağlayacaktın, ya da zorla.Kısacası beni öldürmeyi amaçlıyordun.Benden önce de başka insanları bu uçurumdan ölüme gönderdin mi?

Keyifle..