Adı:
Matvey Kojemyakin
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
670
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053542261
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
Baskılar:
Matvey Kojemyakin
Matvey Kojemyakin
Gorki bize Matvey Kojemyakin tipinde yeni bir Oblomov tipi sunar. Kojemyakin'in hayatını değiştirmek isteğinin başarısızlığa uğramasının temelinde, kendi içinde kapalı taşra kasabasında, kendini dıştan bencilce soyutlayan insani buluruz. Matvey Kojemyakin o çirkin, iğrenç, asalak yaşadığı "huzurlu, barış içindeki taşra dünyasından" çıkarak güzel, sahici bir insanlık dünyasında yaşamayı arzu eder. Bir devrimciye âşık olur. Onunla evlenmeyi hayal eder. Kafasında her günü bayram olan, dertsiz bir hayat vardır; ama başka insanlara ne ihtiyaç ne de özlem duyar o; gözlerinin önüne sevgilisiyle baş başa içine kapanacakları bir manastır, bir şato getirip durur. Elbette sadece aşkı değil, bütün hayatı başarısızlığa uğrayacaktır.
666 syf.
·60 günde·Beğendi·10/10
Bazı kitapları bitirmek istemezsiniz. Her sayfa atladığınız zaman içinize bir haz ile birlikte buruk bir hüzün de dolar. Hatta kitabın kalan sayfalarını elinizle her tuttuğunuzda bu sayfaların azalmış olduğunu üzüntü ile fark edersiniz. Çünkü alışmışsınızdır o kitaba; kitabın kendisine ve ona dair her şeye. Kitaptaki kahramanlar size çoğu insandan yakın gelir, bazı olayları okurken gülümsersiniz, çünkü kahramanlar ile en yakın arkadaş gibi olmuş ve o kahramanların o olayları nasıl karşılayacağını dahi tahmin eder hale gelmişsinizdir. Sadece bunlarla sınırlı kalmaz bu ısınma, alışma durumları. Kitabın fiziksel görüntüsüne dahi baktıkça gülümser, kapağının kenarındaki ufak bir kıvrılmayı mesela çok yakından tanır hale gelirsiniz. Bir kitaba böyle tutulur bazen insan ve kitap bittiğinde de hayatından insan eksilmiş gibi boş hisseder kendini. Bu kişi özellikle kitaplara sığınan biri ise; onu dolduran bir olgu daha ölüp gitmiştir, her son bir ölüm gibidir onun için. Ama bu da bir arayışa teşvik etmez mi o insanı? Yeni bir sığınacak kapı arama ihtiyacı hissetmek, üstelik bunu da sürekli ve zincirleme olarak yaşamak.

Matyev Kojemyakin benim için bu türden bir eser oldu. İlk önce çocuk Matyev ile tanıştım, çocukluk arkadaşı oldum onunla, sonra da büyüdükçe ona bende yoldaş oldum. Onca yaşadığı şeyde onun için bir kişinin daha içi yanıyordu, “Ah be Matyev” diyordu her ne kadar o farkında olmasa da. Bazı zamanlarda da ben Matyev oluyordum. Çünkü okuduğum bazı yerlerde kendimi onunla özdeşleştiriyor ve o oluyordum. Sanki evinden, ovaları arşınlayıp gelen rüzgar eşliğinde çıkan o değildi de bendim. O rüzgarı yüzümde, saçlarımda hissediyordum sanki. Öyle içine aldı işte beni bu eser.

Matyev Kojemyakin, Gorki’nin bir Rusya yorumudur bir bakıma. Rus insanının duygu ve düşünceleri, onların yaşadığı inanılmaz “can sıkıntısı” ve çeşitli buhranlar. Ama bahsedilen halk hangi halk olursa olsun bizler, onlara bakarak dersler çıkarmalıyız. Matyev’in hayatı daha baştan buhranlar ve acılarla başlıyor. Gorki, Matyev’in çocukluğunu oldukça ayrıntılı ve ince olarak işlemiş. Bu, hikayeye bir bütünlük sağlanmasının yanı sıra duygusal ve psikolojiksel manada bir tamamlayıcı etmen görevi görmüş. Çünkü bilindiği gibi insan psikolojisinin büyük bir kısmı çocukluğunda gelişir. Matyev'in yaşadığı tüm şeylerin etkilerini ve tepkilerini ilerleyen yıllarda açıklıkla görebiliyor ve bir insanı büyük bir oranda çözümleyebilir hale geliyoruz. Matyev’in çocukluğunda yaşadığı buhranlarının tepkilerine ileride denk geldikçe içiniz hüzün doluyor. Bu açıdan Gorki bir anlamda da mükemmel bir psikolojiksel çözümleme de yapmış oluyor.

Matyev’in zaten hayatını konu alan eserden, Matyev’in yaşadıklarını anlatarak bahsetmek kitabı okumayanlar için rahatsız edici olacaktır, bu yüzden Matyev ile tanışmayı bizzat onla yapmanızı öneriyor ve ben yavaşça aradan çekiliyorum. Rus halkının büyük bir kesiminin rahata düşkünlüğü çok güzel bir şekilde resmedilmiş. Örneğin bir kişi çıkıyor “İnsanlar haksızlığa uğruyor, bir araya gelelim, birlik olalım.” diyor ve kimi kimseler de bunu söyleyenin bir vicdanı olmadığını, bunu kesinlikle bir çıkarı olduğu için söylediğini iddia edebiliyor. Gerçeği konuşanın sevilmediği bir ortamdan bahsediyoruz yani. Bize de yabancı değil hani? Her neyse, Gorki bunların hepsine gerek Matyev aracılığıyla gerekse de diğer karakterlerin yardımı ile çok incelikli bir şekilde değinmiş.

Ayrıca Rus halkındaki zor durumda olan insanlara da çokca değinilmiş. Ölen annesinden arda kalan kıyafetleri giyen ve bunlardan başka kıyafete sahip olmayan bir kız çocuğu ya da bakacak torununa başka kimsesi kalmayan, o sahip olduğu torunun da kendisine küfrettiği bir ihtiyar. Daha nice böyle insanlar. Tüm gerçekliği ile anlatılan bu kişiler bizleri sarsıyor, titretiyor. Zaten iyi bir yazar olmanın niteliklerinden biri de bu değil midir sizce? Bana göre öyledir, hem de bir başkasının dediği üzere tir tir titretmesi gerekir biz okurları.

Matyev Kojemyakin insanı içine hapseden kitaplardan. Ama bu öyle bir kitap ki bu hapis kalma durumundan dahi zevk almaya başlıyorsunuz. Bu seferlik yeni bir ufka açılmamak, hep bu ufukta kalmak istiyorsunuz. İnsanı derinden sarsan ve kendine bağlayan nadide eserlerden biri. Gorki’Gorki'nin diğer eserleri gibi de güzel. Şunu iddia edebilirim ki ‘bitiremeyeceksiniz’ bu eseri. Bitirmeyi isteyemeyeceksiniz. Keyifli okumalar dilerim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Matvey Kojemyakin
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
670
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053542261
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
Baskılar:
Matvey Kojemyakin
Matvey Kojemyakin
Gorki bize Matvey Kojemyakin tipinde yeni bir Oblomov tipi sunar. Kojemyakin'in hayatını değiştirmek isteğinin başarısızlığa uğramasının temelinde, kendi içinde kapalı taşra kasabasında, kendini dıştan bencilce soyutlayan insani buluruz. Matvey Kojemyakin o çirkin, iğrenç, asalak yaşadığı "huzurlu, barış içindeki taşra dünyasından" çıkarak güzel, sahici bir insanlık dünyasında yaşamayı arzu eder. Bir devrimciye âşık olur. Onunla evlenmeyi hayal eder. Kafasında her günü bayram olan, dertsiz bir hayat vardır; ama başka insanlara ne ihtiyaç ne de özlem duyar o; gözlerinin önüne sevgilisiyle baş başa içine kapanacakları bir manastır, bir şato getirip durur. Elbette sadece aşkı değil, bütün hayatı başarısızlığa uğrayacaktır.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 1 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0