Mezarcı (Theodore Tate Serisi 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.423
Gösterim
Adı:
Mezarcı
Alt başlık:
Theodore Tate Serisi 1
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054456536
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Cemetery Lake, 2009
Çeviri:
Zeliha Babayiğit
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
"Affet beni, Peder, günah işledim!" 

İşte Tate, o bir dedektif. Christchurch`ün en yeni ve öldürmekten vazgeçmeyen psikopat seri katilinin izini sürmek üzere zorlu bir yarışa girişti. O, ölülerin bile güvende olmadığı dehşet dolu bir dünyaya istese de istemese de bulaştı. Katili bulmakta başarılı olamazsa yargılanacak tek kişi Tate`in ta kendisi olacak

"Yeni Stephen King."
-NDR-, Almanya

"Cleave`in tarzı baş edilemez, tahmin edilemez ve heyecan doludur. Okurken midemi zaptedemiyorum.
Gerçekten. O kadar iyi"
-Jack Heath-

"Sürükleyici ve tamamen gerçekçi bir polisiye.Cleave takip edilmesi gereken bir yazar".
-Tess Gerritsen-

"Paul Cleave`in kitapları sıradan gerilim romanlarında olmayan bir enerjiye sahip."
-Listener-

"Mezarcı, bazı yönleriyle Edgar Allan Poe ve Stephen King başyapıtlarını oldukça andırmakta." 
-The Australian-
Uzun zamandır polisiye roman okumuyordum (yaklaşık 6 senedir), son okuduğum polisiye romanı hiç beğenmemiştim. Polisiye romanlara karşı bir soğukluk kaptım. Mezarcı bu soğukluğu biraz da olsa kırmama sebep oldu. Neden mi biraz, anlatayım.

Theodor Tate, romanımızın baş kahramanı. İki sene öncesine kadar polis olup meslekten ihraç edilen bir özel dedektif. Çökmüş bir insan, iki sene öncesinde bir trafik canavarı yüzünden beş yaşındaki kızını kaybetmiş ve karısı da felç geçirmiş. Hayattan pek de ümidi olmayan biri. Roman kahraman bakış açısıyla anlatılıyor, yani Dedektif Tate'in ağzından. Bu durum son 100-150 sayfada beni biraz sıktı açıkçası, çünkü karakteri öğrenince bir süre sonra ağzından çıkacak kelimeleri de tahmin edebiliyorsunuz.

Yazar Paul Cleave, Yeni Zelanda'nın güneyindeki en büyük şehir olan Christchurch doğumlu. Christchurch, 400 bini aşkın nüfusu olan eski yapılarla kaplı bir şehir. Kitap nerede geçiyor bilin bakalım: Christchurch'te! Bunu size söyleme sebebim öyle büyük bir şehirle karşılaşmayacak olmanız, kitapta geçen mekânlar çoğunlukla aynı. Dedektif Tate, bir kez gittiği yere ilerleyen sayfalarda tekrar tekrar uğruyor ve bu durum da bir süre sonra sıkılmanıza sebep olabiliyor. En bariz örnek, kitabın adından da anlaşılabileceği gibi mezarlık :) 432 sayfalık kitabın 150-200 sayfalık bölümü mezarlık ve yanındaki kilisede geçiyor.

Kitap genel olarak sıkıcı değil, ama yukarıda belirttiğim nedenlerden sıkılma ihtimaliniz var. Polisiye türünde daha iyi örnekler bulabileceğinizi düşünüyorum, ama genelde ABD'nin metropollerinde veya İstanbul'da geçen polisiye romanlarından sıkıldıysanız bir göz atabilirsiniz.
Yazarın akıcı ve sade anlatımıyla bir çırpıda okunabilecek bir cinayet romanı.Katili tahmin etmek güçtü bu da romanın sürükleyiciliğini ve çekiciliğini arttırıyordu.Kızını trafik kazasında kaybeden eski bir dedektifin ağzından yazılmış ve olay örgüsü zekice tasarlanmış. Bu türde sevenlere tavsiye edebileceğim bir roman.
Kurgusu kesinlikle muhteşem nefessiz okunmayı hak edecek kadar hemde oldukça başarılı üslup ve sıfıra yakın yazım hatasıyla gözümü de zihnimi de doyurdu demek yerinde olur ona keza Paul Cleave peşi bırakılmayacak harkulade bir kurgucu...
Son zamanlarda okuduğum en sürükleyici cinayet romanlarından biriydi.2 yıl önce kızını bir kazada kaybeden, karısı da dünyayla bağlantısını kesen Theo polislikten de atılmış. Mezarlıktan çıkan cesetlerle birlikte, kendini bir dizi cinayetin peşinde, katili ararken buluyor. bu macera içerisinde , sık sık hayatın nasıl tesadüflere ve şansa bağlı olabileceğini sorguluyor.
Kitabı yanımdan hiç ayırmadım, fırsat buldukça otobüste, dinlenirken, kütüphanede, kafede okudum. Başlangıçta ilgi ve merak uyandırıcı fakat ilerleyen sayfalar sizi biraz sıkabilir. Olayların gelişme şeklini tahmin edilebilir kılıyor. Aynı yazarın bir başka kitabı olan Temizlikçi romanında bu geçerli değildi. Aksine oldukça heyecan vericiydi.
**
Eğer bu kitabı okuyacaksanız tavsiyem mutlaka dizi izliyormuş gibi okuyun. Olayların ve anlatımın sürükleyici etkisini arttıracaktır.
Polisiye romanlarını çok severim fakat birçok polisiye romanında konuyu ve olayları tahmin edilemez bir hal alması için yazarlar kitabı okuyucunun anlayamayacağı ve sıkılacağı kadar karmaşık hale getirmeye çalışıyor. Bu kitapta böyle bişey söz konusu değil. Oldukça sürükleyici ve polisiye romanda olması gerektiği gibi sürpriz sonlu bir durum var. Beğenerek okudum.
Kapağındaki "Yeni Stephen King" sözü epey iddialı olsa da, gerilim türü için fena sayılmayacak bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Türden hoşlanan okurların bakmasında fayda var.
Konusu yine güzeldi zevk alarak okudum her zamanki gibi, katili çözmeye çalıştım ama yazar ters köşe yaptı hiç aklıma gelmeyen kişi katil çıkıverdi :-)
"Affet beni, Peder, günah işledim!"

İşte Tate, o bir dedektif. Christchurch'ün en yeni ve öldürmekten vazgeçmeyen psikopat seri katilinin izini sürmek üzere zorlu bir yarışa girişti. O, ölülerin bile güvende olmadığı dehşet dolu bir dünyaya istese de istemese de bulaştı. Katili bulmakta başarılı olamazsa yargılanacak tek kişi Tate'in ta kendisi olacak…
.. çocuk ölçüsündeki tabutlar için bir piyasa olması bile bu dünyanın ne kadar berbat bir yer olduğunu kanıtlıyordu.
Mezarların çoğu yaşamak için çok yaşlı, ölmek için çok genç ya da hayatta kalmak için çok şanssız olanlara ait.
Tartışmak istiyordum, ama bir rahibin duymadığı ya da hazırlıklı olmadığı hiçbir iddia olamazdı. Cevapları anlamsız olabilirdi, ama bu cevaplar doktrindi, durmadan tekrarlanmak için vardı; sanki tekrarlanmak onları haklı çıkaracakmış gibi. Cebimden bir fotoğraf çıkarıp ona karımı ve kızımı gösterebilirdim, ama Peder Julian onları tabii ki hatırlıyordu. Kaza sırasında Tanrı'nın nerede olduğunu sorabilirdim, ama Peder Julian, Tanrı seven, Tanrı'dan korkan insanların kullanacağı türde dogmatik bir cevap verirdi. Özellikle genelleyici, "Tanrı gizemli şekillerde çalışır," sözünü ne zaman duysam çığlık atasım gelirdi.
Paul Cleave
Sayfa 74 - Pegasus Yayınları, 1. Baskı. Çev: Zeliha Babayiğit
Alkolizmin hastalık olduğunu söyleyen insanların canı cehennemeydi. Kanser de bir hastalıktı. Kanserli insanlara alkolizmin bir hastalık olduğunu söyleyin ve bir de onların yorumlarını dinleyin. İnsanlar içki içmeyi seçiyordu. Ama lösemi olmayı seçmiyordu.
Paul Cleave
Sayfa 197 - Pegasus Yayınları, 1. Baskı. Çev: Zeliha Babayiğit
Karım ve kızım arabada değildi. Yürüyorlardı. Onlara çarpan bir sürücü adayı değil, deneyimli bir sürücüydü. Bir sürü alanda deneyimliydi. En çok da içki içme alanında. Bir mil uzunluğunda sabıka kaydı vardı. Tekrar tekrar suç işliyordu. Kenara çekilip ceza verilecekti. Arabasına ve lisansına el konacak, o da bir süre sonra hepsini geri alacaktı. Bu bir rutin hâline gelmişti. Her seferinde yeniden yollara çıkıyordu. Dünya her seferinde ona izin veriyordu. Cezaların artırılması fark etmiyordu. İçkili araba kullanma cezalarını, mortgage hesabını tırtıklayarak ödüyordu. Ceza sistemi bir şey yapmıyordu. Yalnızca her seferinde bu kez birini öldürdü mü acaba diye topluca iç çekiliyordu. Kimsenin umurunda değildi. Cezalarını ödediği sürece gelir kaynağı sayılırdı. Vergi kaynağı. Ülke için iyi biriydi.
Paul Cleave
Sayfa 146 - Pegasus Yayınları, 1. Baskı. Çev: Zeliha Babayiğit
Algı garip bir şeydir. Özellikle de şans söz konusu olduğunda. Uçak kazasından kurtulan biri şanslı kabul edilir. En başta o uçakta olduğu için şanslı mı sayılır? Yoksa şanssız mı? Sonu gelen bir uçakta oturmanın kötü şansı, hayatta kalmak gibi bir iyi şansı yok mu eder? İnsanların yalnızca bir kollarını kaybettikleri için şanslı sayılmalarını hiç anlamamışımdır.

Karım şanslıydı. İnsanlar böyle söyledi. Şuradan bir santim, buradan iki milim olsaydı her şey daha farklı olurdu. Onu toprağa verebilirdim, durmadan aldığım çiçekleri mezarına götürebilirdim. Birkaç santim. Saniye. Şans. Karıma iyi şanslar. Herkese iyi şanslar. Bunların hiçbir anlamı yoktu. Karım şanslı değildi. Hem de hiç. Araba ona çarptığında şanslı değildi; başı kaldırıma elli değil de kırk kilometre hızla çarptığı için şanslı değildi. Bacakları parçalandığında, kaburgaları kırıldığında şanslı değildi. Yaşadığı için şanslıydı, evet, ama şanslı değildi.
Paul Cleave
Sayfa 61 - Pegasus Yayınları, 1. Baskı. Çev: Zeliha Babayiğit

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mezarcı
Alt başlık:
Theodore Tate Serisi 1
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054456536
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Cemetery Lake, 2009
Çeviri:
Zeliha Babayiğit
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
"Affet beni, Peder, günah işledim!" 

İşte Tate, o bir dedektif. Christchurch`ün en yeni ve öldürmekten vazgeçmeyen psikopat seri katilinin izini sürmek üzere zorlu bir yarışa girişti. O, ölülerin bile güvende olmadığı dehşet dolu bir dünyaya istese de istemese de bulaştı. Katili bulmakta başarılı olamazsa yargılanacak tek kişi Tate`in ta kendisi olacak

"Yeni Stephen King."
-NDR-, Almanya

"Cleave`in tarzı baş edilemez, tahmin edilemez ve heyecan doludur. Okurken midemi zaptedemiyorum.
Gerçekten. O kadar iyi"
-Jack Heath-

"Sürükleyici ve tamamen gerçekçi bir polisiye.Cleave takip edilmesi gereken bir yazar".
-Tess Gerritsen-

"Paul Cleave`in kitapları sıradan gerilim romanlarında olmayan bir enerjiye sahip."
-Listener-

"Mezarcı, bazı yönleriyle Edgar Allan Poe ve Stephen King başyapıtlarını oldukça andırmakta." 
-The Australian-

Kitabı okuyanlar 99 okur

  • Turgay Şükür
  • Oytun Burak Gökçen
  • Mm
  • Yıldız Ordu
  • Volkan ÖZTÜRK
  • Kayra ULUÖZ
  • Macide GÜNAY
  • Ali Çolak
  • Aysedkocak
  • Dreams

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5
14-17 Yaş
%7.5
18-24 Yaş
%15
25-34 Yaş
%22.5
35-44 Yaş
%35
45-54 Yaş
%10
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%61.7
Erkek
%38.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.2 (8)
9
%27.3 (12)
8
%31.8 (14)
7
%4.5 (2)
6
%11.4 (5)
5
%2.3 (1)
4
%0
3
%4.5 (2)
2
%0
1
%0