Adı:
Mor Amber
Baskı tarihi:
Mart 2006
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752934467
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Purple Hibiscus
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Mor Amber
Mor Amber
Purple Hibiscus
Nijerya... Karışık, karmaşık bir ülke... Ve on beş yaşında, ülkenin karmaşa ve yoksulluğundan yalıtılmış bir evde yaşayan küçük bir kız.Ağabeyi, annesi ve babası... Dindar, katı kuralları olan, ülkesinde saygın ve aile içinde şiddet dolu bir baba.Kambili'nin evi de Nijerya'nın gerçeğinden uzakta görünse de Nijerya gibidir aslında... Şiddetle, karmaşayla yoğrulmaktadır.Kambili, hayatın gerçekleriyle sevgi dolu halasının evine gönderildiğinde tanışacak, hayata karşı bir çiçek gibi açmaya başlayacaktır.Ne var ki, bu sefer de bir askerî darbe sarsacaktır küçük kızın dünyasını.Ülkeyle birlikte o da gerilimin içinde bulur kendini yeniden.

 

 

 

 
288 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Oysa ki,çocukluğumuzu yaşamak bizim de hakkımızdı.Malesef ki yaşayamadık.Herkes baba baskısını farklı yaşıyor sanırım, biz de daha farklısını yaşadık.Abimle Katolik bir babanın çocukları olmak ikimizin suçu mu?

Babamızın Katolik olması bir kenara bu derece baskı dolu,nazi kampı gibi bir evde yaşamak ister miydik tabii kii hayır...

O kiliseye mutlaka gidip dualar edilmek zorunda yoksa günahların en büyüğünü işliyoruz biz babama göre...

Evimizde uykudan kalkmamızla yatağa yatana kadar kurallara uymak zorundayız hepimiz, tersi kabul edilemez.Babamın kuralları... annem de uymak zorunda...Uymazsak çok büyük işkencelere maruz kalıyoruz.Okulda ikinci olmam yasak hep birinci olmalıyım çünkü babam benim karnımı doyuruyor ve bana bakıyor tek sebebi bu.
Evet çok zenginiz, Nijerya gibi bir yerde çoğu kişinin yiyemediklerini yiyoruz,giymediklerini giyiyoruz fakat özgürlük ne demek bilmiyoruz hemde hiç...

İlk kekelemeden konuşabildiğim, varlığımı hissedebildiğim yerdi halamın evi...Kuzenlerim insan olduğumu değerli olduğumu hissettirdiler bana...

Biz halam da kaldığımız süre zarfında, askeri darbelerde fazlalaştı tabii...

Bir tarafta baba zulmü,bir tarafta İngiliz sömürgeciliğinin etkilerini yaşamak bu yaştaki bir kıza çok fazlaydı...

Afrika'da doğup büyümüş birisi olarak buranın hem din hem kültürel hem sosyal bilgilerini sizlerle paylaşmak isterim.
Hikayeme şans vermelisiniz bence,sebebi mi

Güzel ve etkileyici çünkü...
288 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
Uzun zamandır inceleme yazmıyordum. Ancak; bu kalbi güzel kadının romanı için birkaç kelâm etmek gerek diye düşündüm.
Birçok açıdan ülkemiz ve coğrafyamızla benzerlikler bulabileceğiniz, esasında sorunlar ve çözümler açısından çok da farklı olmadığımız, hepimizin temelde benzer insanlar ve topluluk olduğumuzu çarpıcı şekilde anlatan bir roman.
Aile anlamı, ailenin düzeni. Dinî fanatizmin etkisi, geleneklerine, kültürüne ve aile bireylerine sırt çevirmenin sonuçları… İyiliğin o kadar da çaba gerektirmeyen bir şey olduğunun anlaşılamaması. Bazen herkese iyiliklerde bulunup, en yakınlarımızdan esirgediğimiz şevkât ve merhamet.
Ülkenin yozlaşması, birbirini düşünmeyen insanlar ve siyasi düzen. Bumerang gibi herkesi birgün vuran sonuçlar.
Çok çok önemli bir kitap.
Şimdiden keyifli okumalar!
288 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Adichie, Mor Amber’de, askeri diktatörlük yönetiminde Nijerya’da ergenlik döneminde bir genç kız olan Kambili ve kardeşi Jaja’nın, onları katı Katolik kurallarla yetiştiren babaları ve onlara daha farklı bir dünya görüşü sunan halalarının etkisinde büyümelerinin hikayesi. Adichie, ülkesinin gerçeklerini, okura oldukça dokunan ve sürükleyici bir kurguya başarıyla yedirmiş. Uzun süren sömürgecilik tarihi ve sonrasında misyonerlerin etkisiyle dini inançları ve kültürleri asimile edilen insanlar, araya sıkışıp kalanlar ve birbiriyle çatışanlar, askeri darbeler, diktatörlük yönetiminde faili meçhul cinayetlere kurban giden gazeteciler/yazarlar ve sorgusuz sualsiz hapsedilen aktivistlerle oldukça gerçekçi bir tablo çizmiş. Tüm bunları anlatırken hem okurun ilgisini her daim canlı tutan bir tempo yakalamayı başarmış, hem de anlatım şeklinin anlattıklarının gölgesinde kalmamasına özen göstermiş. Elimden bırakamadan okudum, çok sevdim. Farklı kültürlerle ilgili okumalardan hoşlanan herkese mutlaka tavsiye ederim.
288 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Mor Amber Nijeryalı Chimamanda Ngozi Adichie’den okuduğum ikinci kitap.
Askeri darbelerin hüküm sürdüğü, İngiliz sömürgeciliğinin izlerini taşıyan Nijerya’da ergenliğini yaşayan Kambili, üstüne babasının katı katolikliği de eklenince kendini çaresiz hisseder.İfeoma Hala ona özgür bir dünyanın kapılarını aralar.
Kambili’nin babasının baskıcı, şiddet dolu davranışları zaman zaman dehşete düşürdü beni.İyi ki okudum dediğim kitaplardan biri oldu Mor Amber.
288 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Çok katı kuralları olan ve dinine son derecede bağlı bir Katolik olan babanın iki çocuğundan biri olan Kambili, askeri diktatörlük ve İngiliz sömürgesi altındaki Nijerya’da yaşayan ergenlik döneminde bir kız çocuğudur. Kambili ve abisi Jaja babalarının son derece katı kurallarıyla, hiçbir özgürlüklerinin olmadığı bir evde ve babalarının kendilerine karşı neredeyse işkence boyutundaki tavırları altında yaşamaya çalışmaktadır. Çocuklar sonrasında bir öğretim görevlisi olan halalarının, bahçesinde mor amberler açan yoksul evinde bambaşka bir dünyayla karşılaşıp ilk kez özgürlük kavramını tadacaklardır. Kambili’nin ağzından dinlediğimiz bu metin gerçekten son derece dokunaklıydı. Bir babanın dini kuralları gerekçe göstererek çocuklarına yaptıkları şeyler, toplumun kadına bakış açısı, askeri diktatörlük yönetimi, bu yönetimin bir sonucu olan cinayetler ve tutuklamalar size son derece etkileyici ve sürükleyici bir kurguyla sunuluyor. Kambili ve Jaja’nın babalarından gördükleri baskı ve şiddet gerçekten kanımı dondurdu. İyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu. Afrika edebiyatına her geçen gün daha da hayran kalıyorum. Mutlaka okumanızı öneririm.
288 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Muazzam bir eser. Bir solukta okunacak cinsten...

Kitabı okurken psikolojik olarak çok zorlandığım kısımlar oldu. Hanımefendi/beyefendi olarak büyütülmüş kişilerin çok daha derinden hissedeceği bir roman.
Kitapta aşırı dindar bir baba , itaatkâr bir anne ve iki çocuğun hayatını okuyoruz. En ufak bir hataya bile tahammülü olmayan, hayatını günahlar üzerine kurmuş bir babanın , ona sımsıkı bağlı kızına yaşattıkları. Babasına duyduğu sevgi o kadar fazla ki haksız olduğunu bile düşünemiyor çoğu zaman.
Bir çocuğa yapılabilecek en büyük kötülük onun çocuk olma hakkını elinden almak değil midir? Şımarma , gülme , konuşma hakkını. Kambili konuşmak isteyip de konuşamadığında , kelimeler boğazına her düğümlendiğinde ben de yutkundum yürekten. Terbiye dediğimiz kelime nasıl da korkunç aslında, çocuklar üzerinde uygulandığında... Hele bir de din sosuna batırılmışsa (!)
Nijerya ve Hristiyan bir toplum anlatılıyor. Ama ne kadar bizden ne kadar yaralayıcı. 7 yıllık öğretmenlik hayatımda o kadar çok Kamililerle Jajalarla tanıştım ki ! Üstelik bir çoğunun İfeoma Halası yoktu.
Bazı bölümleri unutamayacağım. Feminist yazarların en bilinenlerinden belki Adichie, bu yüzden bende yeri hep ayrı olacak galiba. Bu kitabıyla da taçlandı yeri. Okuyun , okutturun ve lütfen tartışın, tartışalım...
288 syf.
·3 günde·8/10 puan
Kitapta, çok sert kuralları olan, dine son derece bağlı bir rahibin çocuklarının hayatı anlatılıyor. Biz bunları çocuklardan biri olan Kambili'nin gözünden okuyoruz.
Kambili ve abisi Jaja, çok sıkı kurallar ve cezalar ile büyüyorlar. En ufak bir hata yaptıklarında babalarının verdiği ceza son derece ağır oluyor. Çocuklar babalarının sözünün dışına çıkmak şöyle dursun, bunu akıllarından bile geçiremezler.
Birgün öğretim görevlisi olan halaları çocukları yanına alır ve Kambili ile Jaja hayatlarında ilk kez, bahçesinde mor amberlerin açtığı bu yoksul evde, özgürlüğü tadarlar ve Kambili, burada ilk kez aşık olur. Askeri diktatörlük altında Nijerya'da geçen bir çocukluk, bedel ödenerek elde edilen bir gelecek demektir.
Yazarın Ted Talks’ta yaptığı “Tek Hikayenin Tehlikesi” adlı konuşmayı da mutlaka izlemenizi öneririm. Bir ülke veya kişi hakkında duyduğumuz tek bir hikayenin bizi yanlış fikirler edinmemize yol açabileceğini çok güzel bir biçimde anlatmış.
288 syf.
·14 günde·Puan vermedi
Çağdaş Nijerya Edebiyatı
Nijeryada 15 yaşında bir genç kızın büyüme hikayesi içerisinde Nijerya nin toplumsal,siyasî ve ekonomik yapısını anlatan yazar. Karakterleri ve olay örgüsü ile Nijerya özelinde, baba karakteri ile dini ve erkek egemen kültürü, anne karakteri ile egemen kültüre mahkum olmus/edilmiş kadını, jaja ve amaka karakterleri ile değişim isteyen renkli hayatı isteyen gençleri, büyükbaba Nnukwu karakteri ile Nijerya nin öz kültürünü, Ifeoma Hala karakteri ile "özgürleşmiş" kadını Peter Amadi karakteri ile modern hatta postmodern dini ve daha bir çok şeyi bulabileceğiniz bir kitap. Ayrica Klasik Nijerya Edebiyatı Chinua Achebe nin Parçalanma romanı ile birlikte okunursa daha keyifli ve anlamlı bir okuma olacaktır.
288 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Bu kitaba kalbimi bıraktım.Askeri darbe döneminde Nijerya...Hem askeri yönetimin baskısı hem zengin ama aşırı bağnaz Katolik bir babanın sıkı disiplin ile büyüttüğü iki ergen kızının özgürleşme, kendini bulma süreci.Sindirilmis bir anne, güçlü, emekçi hayran olunası bir hala..Babanın kızlarını yetiştirirken uyguladığı yöntemler dudak uçuklatan cinsten.Bazi satırlarında göz yaşlarımı tutamadım.Tüm olumsuzluklara rağmen filizlenen bir aşk...Cok akıcı bir kitaptı.Hem Nijerya tarihi ,aile ilişkileri, kadının ayakları üzerinde durma mücadelesi, Nijerya'daki öğrenci hareketleri açısından birçok gerçeği gözler önüne seren, duygusal,etkileyici, akıcı bir eser.Cok etkilenerek okudum.
288 syf.
·8 günde·9/10 puan
Nijerya askeri diktatörlük yönetiminde... Kambili ve Jaja ise böyle bir ülkede, kendileri ve aileleri arasında sıkışmış bir durumda büyümeye çalışan iki ergen.

Katolik bir baba ve onun tüm kurallarına boyun eğen bir anne ile birlikte yaşıyor Jaja ve Kambili. Her hareketleri kontrol altında, her şeyin açıklaması dinde, gün içinde tüm saatleri babaları tarafından planlanmış ve düşünceleri bile sansürlenmiş bir şekilde... Kambili’nin iç konuşmaları, babasının düşüncesini okumasından bile çekinmesi, benim içimi acıttı.

Ülkeler büyük ölçekte, aileler ise küçük ölçekte toplumda olan şeyleri yansıtıyor diye düşünürüm hep. Adichie de bu Katolik aile üzerinden ülkesinde olanları, baskıyı, suçlamaları, sıkışmışlıkları, en gerçek haliyle yansıtmış kitabında.

Bu iki genç büyüdükleri evin her şeyini o kadar benimsemiş haldeler ki, çünkü çocuklar acı çektikleri görülmediğinde bunu adlandıramazlar, ayaklarına dökülen kaynar suyu bile normal olarak görüyorlar. Ta ki halalarıyla vakit geçirmeye başlayana kadar...


İşte o zaman her şey değişiyor. Ve acı çektiklerini fark eden bir yetişkin hayatlarına girmiş oluyor.

“Jaja’nın meydan okuması şimdi bana Ifeoma Hala’nın denemek için diktiği mor amberleri hatırlatıyordu: ender bulunan, mis kokan bir özgürlük. Darbeden sonra, Hükümet Meydanı’nda, ellerinde yeşil yapraklar sallayan kalabalıkların şarkısını söylediklerinden farklı bir özgürlük. Yaşanacak bir özgürlük.”

Beni hem diliyle hem hikayesiyle çok etkileyen bir kitap oldu. Nihan Kaya’yı ve yazdıklarını sık sık düşündüm kitabı okurken. Biraz da Tara Westover’ın Talebe kitabına gitti zihnim. Önerimdir
288 syf.
·9/10 puan
Kitap Nijeryalı yazar Chimamanda Ngozi Adichie tarafından kaleme alınmıştır.
Kitapta; Nijerya’nın İngiltere tarafından sömürgeleştirilme sürecinden sonra asimile olup, kendi kültüründen nefret eden, mükemmeliyetçi bir babanın çocuklarına, kusursuz olmaları adına uyguladığı psikolojik ve fiziksel şiddeti okuyoruz.
Çocuklara uygulanan psikolojik ve fiziksel şiddetle birlikte, mükemmeliyetçi beklentilerin onların yaratıcılığına , özgüvenlerine nasıl zarar verdiğini görüyoruz. Başaramam, yeterli değilim duygularının ebeveynler tarafından nasıl oluşturulduğunu görüp, otoriteden korkan çocukların çaresizliğine tanık oluyoruz. Ayrıca Nijerya’daki askeri diktatörlüğün halk üzerindeki etkilerini yozlaşma ve yolsuzlukla birlikte var olmaya çalışan, direnen insanların öykülerini de okuyoruz.
Kitabın dili çok akıcıydı. Kitabı elimden bırakamadan okudum. Tüm kitapseverlere öneriyorum.
288 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10 puan
Batı Afrika’da bir ülke olan Nijerya’da yaşayan 15 yaşındaki bir kız çocuğunun hikayesini anlatan bir kitap.

Kambili adında bu kızın hayatını değiştiren olayların başlangıcı, İfeoma Hala’nın evine gidişiyle başlıyor.

Olaylar anlatılırken Nijerya’nın İngiltere’nin, Nijerya’nın iç işlerine karışmasının insanlar üzerindeki etkileri çok ince bir şekilde işlenmiş.

Zengin-fakir, iyi-kötü, dinsiz-dini bütün, kaçmak-kalmak, mutlu-mutsuz daha sayamayacağım toplumsal tüm zıtlıkları aktarılış biçimini oldukça başarılı buldum.


Mor Amber Chimamanda Ngozi Adichie
Jaja’nın meydan okuması şimdi bana Ifeoma Hala’nın denemek için diktiği mor amberleri hatırlatıyordu: ender bulunan, mis kokan bir özgürlük. Darbeden sonra, Hükümet Meydanı’nda, ellerinde yeşil yapraklar sallayan kalabalıkların şarkısını söylediklerinden farklı bir özgürlük. Yaşanacak bir özgürlük.
Belki de Anne, bundan böyle, heykelciklere ihtiyacı kalmadığını, Baba dua kitabını Jaja’ya attığında sadece heykelciklerin değil, her şeyin yıkıldığını anlamıştı. Bunu ancak şimdi görüyor ve düşünmeden yapamıyordum.
... Yine de laf olsun diye soruyordu. Bunu sık sık yapar, birbirimize cevaplarını bildiğimiz sorular sorardık. Belki de cevaplarını bilmediğimiz öteki soruları sormamak İçin yapıyorduk bunu.
Peder Benedict’in St. Agnes’e gelmesinden bu yana yedi yıl geçmesine rağmen, insanlar ondan bahsederken hala “yeni rahibimiz” diyorlardı. Beyaz olmasa, belki böyle demeyeceklerdi. Hala yeni görünüyordu.
“Eğitimliler gidiyor, yanlışları düzeltme becerisine sahip olanlar gidiyor. Güçsüzler direnemedikleri için, diktatörler iktidarlarını sürdürüyor.”!!!
“Eğer Tanrı, atalarımızın geleneklerine uydu diye babamızı yargılayacaksa, o zaman bırakalım bu işi Tanrı yapsın, Eugene değil.”!!!
“Belki zamanla daha çok konuşacağız, belki de söylemeyi, uzun zamandır çıplak kalmış düşüncelere kelime giydirmeyi asla başaramayacağız.”!!!
Yüce Tanrı'm Bana hem zenginlik hem de çocuk ver, ama eğer sadece birini seçmem gerekirse, o zaman çocuk ver, çünkü çocuğum büyüdükçe, zenginliğimde artacaktır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mor Amber
Baskı tarihi:
Mart 2006
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752934467
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Purple Hibiscus
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Mor Amber
Mor Amber
Purple Hibiscus
Nijerya... Karışık, karmaşık bir ülke... Ve on beş yaşında, ülkenin karmaşa ve yoksulluğundan yalıtılmış bir evde yaşayan küçük bir kız.Ağabeyi, annesi ve babası... Dindar, katı kuralları olan, ülkesinde saygın ve aile içinde şiddet dolu bir baba.Kambili'nin evi de Nijerya'nın gerçeğinden uzakta görünse de Nijerya gibidir aslında... Şiddetle, karmaşayla yoğrulmaktadır.Kambili, hayatın gerçekleriyle sevgi dolu halasının evine gönderildiğinde tanışacak, hayata karşı bir çiçek gibi açmaya başlayacaktır.Ne var ki, bu sefer de bir askerî darbe sarsacaktır küçük kızın dünyasını.Ülkeyle birlikte o da gerilimin içinde bulur kendini yeniden.

 

 

 

 

Kitabı okuyanlar 100 okur

  • Mehmet çiftkuran
  • Müberra Yalçın
  • Tuba Çelik
  • Rukiye Kara
  • Hatice ZEREN
  • Emel Karaer
  • Volkan Yalçın
  • Ayşe Sezer
  • Asude
  • Elif Çiçek

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.7 (3)
9
%6.7 (3)
8
%0
7
%2.2 (1)
6
%2.2 (1)
5
%0
4
%0
3
%2.2 (1)
2
%0
1
%0