MutfakTarih Yemeğin Politik Serüvenleri

10,0/10  (1 Oy) · 
0 okunma  · 
1 beğeni  · 
316 gösterim
Mutfak ve yemek kültürü toplumsal tarihle iç içedir. Toplumsal, ekonomik ve siyasi tarihten gelen gizli ve aşikâr birçok iz taşır. Gıdaların tasnifinden pişirme tekniklerine, mutfak mimarisinden sofra düzeni ve adabına kadar uzanan geniş araziyi siyasi ve toplumsal veçheleriyle beraber yeniden düşünmek, toplumlar ve kültürleri hakkında ilginç ipuçları ve esaslı bilgiler sunar.

Mutfaktarih, önce yerel örneklere eğiliyor: Yeme içme alışkanlıklarının nasıl dönüştüğüne, milli mutfak kurgusuna, domuz eti tartışmalarına, mutfak kültürünün rafine biçimlerde sunulmasının aşamalarına odaklanıyor. Ardından savaşlar ve propaganda aracılığıyla dönüşen uluslararası mutfak kültürüne, beslenme rejimlerine, kalori ve istatistik tartışmalarına, diplomasinin sofra etrafında gelişen taktiklerine, devletin mutfağa nasıl müdahil olduğuna eğilerek zengin bir çerçeve çiziyor.

“Tarihten mutfağa, mutfaktan tarihe pencereler açmaya ve açtığı pencerelerden sarkıp, kudreti yettiğince panoramik bir görüntü elde etmeye çalışan makaleler bunlar. Savaş, diplomasi, propaganda, toplumsal cinsiyet, milliyetçilik, tüketim toplumu, turizm, nüfus, din gibi birçok altbaşlığa temas ediyorlar. Yemek ve mutfak kültüründen hareketle bu temaları ele almaya; bunlarla mutfak arasındaki ilişkinin, etkileşimin izini sürmeye çalışıyorlar.”
BURAK ONARAN
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2015
  • Sayfa Sayısı:
    248
  • ISBN:
    9789750518591
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:
Muhsin Ulusoy 
06 Ara 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yemeğin/mutfağın tarihi biçimlendirmesini biçimleştirirken de kendini değiştirmesini farklı makalelerde çok iyi şekilde kaleme almış Burak Onaran. Elbette Mutfak Tarih ilişkisinde söylenecek şeyler bu kadar değil ancak bu kitap çok fazla şey söylüyor. Bana yepyeni bakış açıları ve bilgi birikimi kattı. Konuya az da olsa ilgi duyanların mutlaka okuması gereken bir derleme olmuş. Benim kafama takılan tek şey son 3 bölümdeki konunun ters kronolojiyle kaleme alınmış olması. Vardır elbet bir sebebi diye düşünüyorum.