Puan

7.810 üzerinden
212 kişi
Suluboya resimler gibi insanın içini sarıveren tatlı bir güzellik..
9/10
·184 syf.··
2022 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2022 20:25
#156419741 Öykücü denilince elbetteki birçok isim gelmekte akla. Fakat Guy de Maupassant, benim nazarımda Türk edebiyatının Ömer Seyfettin i gibi adeta. Betimlemeleri ile okuyucuyu da o ana dahil eden, olaylar zincirini usul usul işleyen ve o başından itibaren hissedilen sonu tüm yoğunluğu ile yüreklere dokunduran nadide bir tarzı var. Nadide diyorum fakat aslında her öykücünün kendine has bir dili, yorumlama biçimi ve sesi var elbetteki. Oysa, ben inanıyorum ki, öykü yazmak türler arasında en basiti gibi görünse de okura geçirmesi en zor olanıdır. Birkaç olayı ard arda getirmek ve bir sonuca bağlamak herkesin yapabileceği basit bir eylem olarak gözükse de, ortaya çıkan ürünün kalitesi o satırları özümserken ortaya çıkmaktadır. Bu yönden, Maupassant'ın eşsiz bir dokunuşu var benim üstümde. Bu düşüncelerimi mutluluk adını verdiği derlemesini okurken taçlandırdım adeta. Gelelim esere.. Mutluluk bir solukta okunabilecek kısa kısa öykülerin bulunduğu bir kitap gibi gözükse de, aslında her biri insanın iç dünyasını derinlemesine işleyen öykülerden oluşan muazzam bir hüzün derlemesi. Hüzün diyorum çünkü öykülerde ağırlıklı olarak buruk bir atmosfer hakim ve bu atmosfer bizim öykünün başından itibaren hissettiğimiz hüzün limanına giden bir gemi gibi benim nazarımda. İlk satırlardan hüzne gideceği anlaşılan geminin ağırlığı ise okudukça artıyor adeta. Peki bizi götüren nedir bu limana..? Elbetteki yazarın betimlemeleri sürüklemekte… Betimlemeleri ile ilk satırda okuyucuyu o ana götüren anlatımı, Maupassant 'ın en etkileyici özelliği sanırım. Çünkü bu betimlemeler sadece ortamı tasvir etmek için yazılmamış, karakterlerin ruh derinliklerini hissettiren ve de o ruh ile tanışmamızı sağlayan
Edebiyat
MutlulukGuy de Maupassant · Kapra Yayıncılık · 20211,005 okunma
10/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2020 22:50
17 öykü 17 hayat. Mükemmel bir dil akıcı bir üslup.en çok beğendiğim ise "soru yaratan guzellik" idi.kitabı hediye eden arkadaşıma teşekkür ederim beni böyle mükemmel bir yazarla tanıştırdığı için.
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,005 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
9/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
Kısa kısa 21 öykü ama sonları gerçekten şaşırtıcı bitiyor. Gayet güzel ve merak uyandıran bir kitap olmuş. Hepsi çok etkileyici ve akıcı bir üslupta yazılmış. Çok beğendim.
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,005 okunma
Puan vermedi·206 syf.·
2018 65. kitabı
Bana Mutluluktan Bahsetme, Bahşet. İnsanlar hep nasıl mutlu olunacağından, nasıl dertsiz, tasasız olunacağından bahseder durur. Mutluluk kavramı görecelidir. Her insanın algılayışına ve bakış açısına göre değişir. Kitapta birbiri ile alakası olmayan çeşitli öyküler bulunmaktadır. Bu öykülerin bazıları mutlu biterken, bazıları ise yürek yakan cinsten oluşmaktadır. Baş ucu kitabı olarak kullanılabilir. Akıcı ve sıkmıyor insanı okurken. Özellikle son öykü dikkatimi çekti. Bu öykü de adamın biri dünyalar güzeli karısını elinde tutabilmek için 11 yılda tam 7 tane çocuk doğurtmuştur. Ne garip değil mi, bir kadının sizi sevmediğini bile bile sırf sizi terk etmesin diye sürekli hamile bırakıyor sunuz. Sonra da ben erkeğim diye insan içine çıkıyor sunuz. Erkeklik çocuk doğurtmak değildir. Erkeklik sahip çıkmaktır. Kıyamamaktır. Onunla ağlayıp onunla gülmektir. Hastalandığıda baş ucunda beklemektir. Kadını bir işçi olarak görüp bir hizmet aracı olarak kullanmak değildir erkeklik. Bir insan aile bireylerini sosyal statüde ki yeri gibi göremez. Bir öğretmen ise evdekiler öğrencisi değildir. Bir asker ise evdekiler emirerleri değildir. Onlar eşleri dir. Çocuklarıdır. Kimse toplum içinde ki yetersizliğini aile içinde ki bireyler ile tamamlayamaz. Her şeyden önce bir canlıya insan muamelesi yapılması esastır. İnsanların zaaflarını bilip bunları dibine kadar kullanmak vicdan terazisi olmayan insanların en uğrak noktasıdır. Bir insanı meraktan öldürmekte, ona insan değil de bir eşya gibi davranmakta buna dahildir. Okuyan herkese teşekkür ediyorum. Not: Kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkasına yapmayın. Not not: Nasıl bulmak istiyorsanız öyle bırakın. Not not not: İnsanları sadece kendi mutluluğunuz için bir oyuncak gibi görmeyin. Onlarında bir kalbi olduğunu
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,005 okunma
Puan vermedi·234 syf.··
2016 130. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2016 14:01
Dünyadaki dört büyük öykücüden (Çehov, O. Henry, Poe ve Maupassant) üçünü okumuş, geriye okumadığım yalnızca Guy De Maupassant kalmıştı, Mutluluk ile onu da okumuş bulundum. Maupassant'ın yeri bende Çehov kadar özel oldu diyebilirim. Yazarı uzun zamandır okumak istemiştim fakat fırsat olmamıştı. Gerek kütüphanede geçen seferinde gördüğüm ve bir dahaki sefere almayı kafama koyduğum kitabının yerinde olmaması gerekse de mevcut okuduğum kitapları bitirememem bunda etkili oldu. Mutluluk'u kütüphanede, rafta gördüğümde dünyalar benim oldu. Maupassant'da beni çeken özel bir yan vardı. Kitabın arka kapağında da bahsedildiği gibi yazar "hüzünlü bir gözlemci" rolü yüklüyor biz okurlara. Mutluluk'daki hikayelerin çoğu hüzün içeren öykülerdi. Ama bu rolü yalnızca duygusal anlatımla yapmıyor Maupassant. Hikayenin gidişatı daha en baştan belli ediyor kendini. Ama bu da ölçülü bir şekilde oluyor elbette. Hikayenin başında dramatik ve hüzünlü olaylar biraz biraz başlarken sonlara doğru işler öylesine karışıyor ki bir hüzün dalgasına kapılıyorsunuz. Bu dalgayı okura yansıtmak elbette ki kolay değil. Mesela bir öykücü, hikayesini nerede bitireceğini çok iyi ayarlamalıdır. Aksi takdirde hikaye okuru sıkabilir ya da beklentileri minimum halde iken öykünün bitmesi onu boğabilir. Maupassant bunu çok iyi ayarlamış. Bir hikayeyi öyle bir noktada kesiyor ki, okur ister istemez öykünün vermiş olduğu duygusal akıma kapılıp gidiyor. Kendisi olay hikayecisi olduğu için öykülerinde bir devamlılık söz konusu değil. Yani öykü bittiğinde, olaylar okurun kafasında devam etmiyor. Fakat bu Maupassant'ın eksik bir yönü değil tabii ki; bu onun tarzı. Olay ve durum hikayeleri bu açıdan kıyaslanmamalı bana göre, ikisi de ayrı bir zevki yansıtıyor. Maupassant'ın diğer bir yönü de betimlemelerindeki
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,005 okunma