Mutsuzluk

Franz Kafka
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 10 dk.
Sayfa Sayısı:
112
Basım Tarihi:
Kasım 2017
Yayınevi:
Tutku Yayınevi
ISBN:
9786059734929
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·112 syf.··
2022 5. kitabı
4 farklı hikayeden oluşan bir kitaptı. Hikayelerin tamamında çaresizlik, yalnızlık ve zayıflık hissettiriliyordu. Sonuç bölümü yoktu, mesaj verme kaygısıyla yazılmamış tasvir öyküleriydi. Okuduktan sonra her hikayenin sonunda "Ben ne okudum?" veya "Ne oldu şimdi?" gibi sorular sorabilirsiniz. Aslında anlatmaktan öte hissettirilmeye çalışılan, ruhuma işleyen bir yalnızlık teması vardı. Bitirdikten haftalar sonra bile düşündürdü beni. İyiydi, benim için yine çerezlik kitap denilecek kategorideydi.
MutsuzlukFranz Kafka · Tutku Yayınevi · 2017283 okunma
7/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 11:09
Yine bir Kafka klasiği onun hayatını bilmeyen kitaplarından hiçbir şey anlayamaz bu kitaptaki gibi. Okunmaya değer güzel bir kitap biraz derin ama bi o kadar da anlamlı tabi ki
MutsuzlukFranz Kafka · Tutku Yayınevi · 2017283 okunma
10/10
·112 syf.··
2019 25. kitabı
'Kafka eserlerinin tamamında çaresizlik; ezilmişlik, itilmişlik, zayıflık ve güçsüzlük öğelerini işler. Kendi içinde yaşadığı çıkmazları; çaresizliği, kopan fırtınaları aktarır bizlere. Bizler de aslında Kafka'dan farklı değiliz. O zaman aslında bizleri bizlere anlatır Kafka. Tüm çocukluğu boyunca kendini değersiz ve işe yaramaz hisseden Kafka, bir yetişkin olduğu zaman da bu düşüncelerden bir türlü kurtulamaz. Otorite karşısında zaten zayıf olan bedeninin iyice küçüldüğüne, zayıf düştüğüne ve yok olacağına inandı hep.' 🤗Canım Kafka. Öncelikle Kafka tutkunu olduğum için eserlerinin her birini en az iki kez okuduğumu ve sübjektif yorumlarda bulunduğumu itiraf etmeliyim. Fakat tüm eserlerine sübjektif (bknz; TDK'ya göre "subjektif" doğru yazımdır. Dil Derneği'ne göre ise doğru yazım "sübjektif" şeklindedir. Ki 'Dil Derneği'ni baz almaktayım. ) yaklaşsam da genel itibariyle kitapseverlerin ve felsefecilerin "Mutsuzluk" eseri hakkındaki olumsuz yorumlarına katılmıyor da değilim. Evet, ben de "Mutsuzluk" hakkında çok mükemmel bir eser, işte şöyle yazmış, böyle düşünmüş, aslında böyle demek istemiş diyerek şiddetle tavsiye edemiyorum. Fakat ben Kafka'nın bende yarattığı hissi seviyorum. 'O'nun dünyasını seviyorum.Yazmış olduğu her satırı büyük bir hayranlıkla okuyor, özümseyip dünyama katmaya çalışıyorum. Hatta bazen onun dünyasına dahil olmakla yetinmiyor fikirlerini ,yaşam tarzını, kalbini, beynini, üslûbunu, bakış açılarını kendiminkilerle kıyas, hatta ve hatta birleştirmek gibi çılgınca işlere girişiyorum. (Ama inanın aramızda müthiş bir sinerji oluşmuş oluyor.Sanki eksik bir şeyler tamamlanmış gibi hissediyorum.) O Kafkaeskvâri havayı solumak bana her nedense iyi geliyor... 🤗 En başta da belirtiğim gibi bu eserini siddetle tavsiye etmiyorum. Kafka'yı ve
MutsuzlukFranz Kafka · Tutku Yayınevi · 2017283 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2024 37. kitabı
Kendimden başka hiçbir eksiğim yok." Kafka eserlerinin tamamında çaresizlik, ezilmişlik, itilmişlik, zayıflık ve güçsüzlük öğelerini işler. Kendi içinde yaşadığı çıkmazları çaresizliği, kopan fırtınaları aktarır bizlere. Bizler de aslında Kafka'dan farklı değiliz. O zaman aslında bizleri bizlere anlatır Kafka. Tüm çocukluğu boyunca kendini değersiz ve işe yaramaz hisseden Kafka bir yetişkin olduğu zaman da bu düşüncelerden bir türlü kurtulamadı. Otorite karşısında zaten zayıf olan bedeninin iyice küçüldüğüne, zayıf düştüğüne ve yok olacağına inandı Kafka ömrü boyunca.
MutsuzlukFranz Kafka · Tutku Yayınevi · 2017283 okunma
6/10
·112 syf.··
2022 10. kitabı
Kitabın içerisinde birden fazla hikaye bulunuyor ve genel Kafka eserlerindeki gibi hepsi ezilmişlik, hor görülmüşlük, zayıflık barındırıyor bir oturuşta bitirdiğim hâlde kitabın kapağını kapattığım zaman girdiğim mutsuzluk havası okuma zevkimi indirgedi. Verilmek istenen duyguya girdim ancak tatmin olamadım belki de kısacık olan bu kitapta birden fazla öykü barındığı ve bazıları herhangi bir sona bağlanmadığı içindir bilemiyorum.
MutsuzlukFranz Kafka · Tutku Yayınevi · 2017283 okunma
8/10
Kendi kafasında olduğuna inandığı hayaletine takılıp kalan karakterimiz içinde bulunduğu sıkıntılı ve mutsuz durumdan kaçmaya çalışırken buna sebep olmuş gözüküyordu.
MutsuzlukFranz Kafka · Tutku Yayınevi · 2017283 okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
" Artıq sakit halda gəzintiyə çıxa bilərdim. Amma özümü tənha hiss etdiyim üçün yuxarı çarpayıma doğru getməyi qərar aldım "... Fikirlərdən açıq aşkar aydındır ki, F.Kafka burada əslində öz həyatını qələmə almışdı.
MutsuzlukFranz Kafka · Tutku Yayınevi · 2017283 okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.