Adı:
Nakaratlar
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dost Kitabevi
Tek bir kelime yok, tek bir jest yok ya da siz ölüsünüz. Geldiklerini görüyorsunuz yavaş yavaş, bir yığın itin teki. Zaman zaman içlerinden birini tanıdığımız oluyor. Yanlarındaki küçük kız kötü denenlerden. Yalnızca iki parmak Porto. Kapıyı vurmadan girin, içeri girmeden kapıyı vurun. Menteşeleri sökün. Ön cepheleri kapatın. bir şey yapın aman n'olursunuz! Soğan zarı inceliğinde görüşler duyum sinirine erişiyor. Bok da sürekli yeniden başlayıp duruyor. Yerli dilde can sıkıcı tıraşlar, ama hep dönemin havasına bağlı, aynı erkek, yetişkin, beyaz değerler içine kapanma. Viyaklamak, böğürmek, yerde yuvarlanmak, havasızlıktan boğulmak, doğurmak, meme vermek, karnı burnunda hamile olmak, göbek bağını dişleriyle koparmak. Tamam, bir şey demiyorum, hala ve hep savaş öncesinde pıhtılaşmış zaman, can sıkıcı, yoksulluk, yoksun, beş kuruş, geçinebilmemiz için beş kuruş. Çinko evyenin üzerinde düşen damlaların izi. Vasistası açmak için bir ip. Sinekkapan ve kara turplar. Sahanlıkta alaturka yüznumara. Tel dolapta yapış yapış petrole bulanmış bir martı.
88 syf.
·Beğendi·8/10
Bl löseumlüdm ı. mdop gerlvenl gagapörek gevpk. Fgat barxö gelll okududn üzeşşşkihe yatidkömvesi lusşatda bahsettiğjdpm gibş gsokms. töslgo exedom fakid gıattagi senş spm denfpö. 300 dayfatı elemıstk.
Bir kukla gibi. Parmakta küçük bir kesik, şizo bir felaket. Zaman kırıntıları. Kendinizi ifade etme zahmetine katlansanız! Dere tepe, dolu dizgin. Dinle, dostum, anlarsın. Sımsıkı tutunuyor. Bir mobilet vınlaması. Tıknefes sözdizim.
Kımıldamayın. Sessizliğin dünyasında görünmeden dönüp durma izni vardı, aynanın arkasında, çıkmaz bir içeriye doğru ya da sarmal şeklindeki bir dışarıya doğru.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Nakaratlar
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dost Kitabevi
Tek bir kelime yok, tek bir jest yok ya da siz ölüsünüz. Geldiklerini görüyorsunuz yavaş yavaş, bir yığın itin teki. Zaman zaman içlerinden birini tanıdığımız oluyor. Yanlarındaki küçük kız kötü denenlerden. Yalnızca iki parmak Porto. Kapıyı vurmadan girin, içeri girmeden kapıyı vurun. Menteşeleri sökün. Ön cepheleri kapatın. bir şey yapın aman n'olursunuz! Soğan zarı inceliğinde görüşler duyum sinirine erişiyor. Bok da sürekli yeniden başlayıp duruyor. Yerli dilde can sıkıcı tıraşlar, ama hep dönemin havasına bağlı, aynı erkek, yetişkin, beyaz değerler içine kapanma. Viyaklamak, böğürmek, yerde yuvarlanmak, havasızlıktan boğulmak, doğurmak, meme vermek, karnı burnunda hamile olmak, göbek bağını dişleriyle koparmak. Tamam, bir şey demiyorum, hala ve hep savaş öncesinde pıhtılaşmış zaman, can sıkıcı, yoksulluk, yoksun, beş kuruş, geçinebilmemiz için beş kuruş. Çinko evyenin üzerinde düşen damlaların izi. Vasistası açmak için bir ip. Sinekkapan ve kara turplar. Sahanlıkta alaturka yüznumara. Tel dolapta yapış yapış petrole bulanmış bir martı.

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Mahirali
  • Lililerle
  • Adsız Alkolik
  • Ahmet Y
  • cnzs
  • Bilgehan Arifoğlu
  • Barış Ağca
  • Hogír
  • Celal Uslu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%50 (1)
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0