Nightbitch

Rachel Yoder
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 15 dk.
Sayfa Sayısı:
256
Basım Tarihi:
Temmuz 2021
Yayınevi:
Doubleday
Orijinal Adı:
Nightbitch
ISBN:
9780385546812
Dil:
İngilizce
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2025 45. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 02:51
Uzun zamandır okuduğum en rahatsız edici hikayeydi. Kadınlık ve annelik temalarını en vahşi şekilde işledi diyebiliriz. Kolay sindirilemeyecek bir kitap. Ben okurken hem nefret ettim hem de beğendim. Yazarın da amacı okuyucuda böyle bir karmaşa bırakmak olmalı.
Alıntı
Gece KancığıRachel Yoder · İthaki Yayınları · 2024157 okunma
5/10
·232 syf.··
2026 64. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 08:32
Rachel Yoder'in Gece Kancığı romanı, ilk bakışta doğum sonrası annelik bunalımını fantastik bir hikâyeyle anlatıyormuş gibi görünse de aslında çok daha derin bir metin. Romanın merkezinde, kariyerini ve bireyselliğini geride bırakıp tüm hayatını çocuğuna ve evine adayan bir kadın var. İsmi verilmeyen bu karakter zamanla kendi kimliğini kaybettiğini hissediyor ve bir süre sonra gerçekten bir köpeğe dönüştüğüne inanmaya başlıyor. Hikâye ilerledikçe gerçek ile metafor arasındaki sınırlar giderek bulanıklaşıyor. Kitap benim için annelik hakkında olmaktan çok, toplumun kadınlardan bekledikleri hakkında bir romandı. Başkarakterin yaşadığı dönüşüm, bastırılmış öfkenin, yorgunluğun ve görülmeme hissinin dışavurumu gibi geldi. Özellikle kadınların "iyi anne", "iyi eş" ve "fedakâr insan" rollerine sıkıştığında kendi benliklerinden ne kadar uzaklaşabileceklerini çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Romanın yer yer rahatsız edici olmaktan çekinmiyor. Karakter zaman zaman sevimsiz, öfkeli ve kontrolsüz davranıyor. Yoder, anneliği idealize etmek yerine onun karanlık, yorucu ve çoğu zaman konuşulmayan taraflarını görünür kılıyor. Tüm bu olumlu yanlara rağmen kitabı çok sevdiğimi söyleyemem. Anlatılmak istenenleri ve alt metnini anlasam da köpeğe dönüşüm metaforu benim için fazla baskın kaldı. Gerçekle hayal arasında gidip gelen anlatım, karakterin yaşadıklarını anlamamı kolaylaştırmak yerine zaman zaman hikâyeden uzaklaşmama neden oldu. Yapılan bu tercih anlatılanlara uyum sağlamamı zorlaştırdı. Yine de Gece Kancığı, kadınlık, annelik, kimlik kaybı ve bastırılmış öfke üzerine düşündüren cesur bir roman. Benim için kusurlu ama ilginç bir okuma deneyimi oldu. Kitabı bitirdikten sonra verilmek istenen bir insanın kendi hayatında görünmez hâle gelmesinin ne kadar yıkıcı olabileceği olsa da,
Edebiyat
Gece KancığıRachel Yoder · İthaki Yayınları · 2024157 okunma
7/10
·232 syf.··
2025 2. kitabı
Özellikle ilk doğumumdan sonra yaşadığım lohusalık dönemimi hatırlattı #gecekancığı bana. Bazen içimde oluşan bastıramadığım hayvani çığlığı, isyanı. Deliliğe o kadar yaklaşmıştım ki ince bir çizgi üzerinde yürüyor gibiydim. Şimdi bu kitapta iyi bir üniversite bitirmiş, ardından başarılı bir iş hayatını bırakıp bebek yapan ve ona kendi bakmayı tercih eden kadın karakterin dönüşümünü okudum. Bence birçok anne bu kitabı okuduktan sonra kendinden bir şeyler bulacaktır. Evlilik, annelik, ev kadınlığı derken değişen hayatımızı meteforlarla süsleyerek kara mizahla kaleme almış yazar.
Gece KancığıRachel Yoder · İthaki Yayınları · 2024157 okunma
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2025 23:03
Kadınlığın bir başka evresi ve belki de en büyük sorum(n)luluğu: annelik. Bir önceki okumam olan Yetişkinler kitabında da yalnızlıktan gelen bir gerilime şahit olmuşken şimdi çocuk doğurduktan sonra acaba bu anne karakteri gibi delirir miyim fikri aşırı iyi(!) geldi gerçekten. Kitabı, tanıtımın aksine ne büyülü gerçeklik ne de kafkaesk olarak nitelendirmek istemiyorum. Başlı başına gerçek bir lahusalık sonrası yaşanan, yaşanabilen bir "psikoz" un hikâyesiydi. Sarı Duvar Kağıdı ve Diğer Öyküler ile Kurtlarla Koşan Kadınlar 'a yapılacak bir saygı duruşu belki de. Bazı sayfalarda nefes alamıyordum, tanıdığım bebekli tüm kadınlardan bir şeyler vardı.
Gece KancığıRachel Yoder · İthaki Yayınları · 2024157 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2026 2. kitabı
'Anne' 2 yaşında oğlunu, kocasının pek de bir desteği olmadan büyütmeye çalışan bir kadın. Bir gün aniden 'köpekleşmeye' başladığını hissediyor. Hem fiziksel hem de ruhen... Böylelikle 'anne" ve 'gece kancığını' okuyoruz. Kitap boyunca köpekleşmenin bir metafor mu yoksa gerçeklik mi olduğu hakkında fikirlerimiz sürekli değişiyor. İlginç bir romandı. Hatta okuduğum en tuhaf roman. Zaman zaman okurken içimde bir rahatsızlık hissettim (bence hissedilmesi de lazımdı zaten) İlk 100 sayfa nispeten daha akıcı olsa da okuması kolay bir kitap değil. Zaman zaman duraksatıyor, yavaşlatıyor. Feminist de temelli bir kitap ki bu hoşuma gitti. Sadece tam adlandıramadığım bir şeyler eksik gibi... Uzun desem uzun değil. Kısa desem kısa değil ama bir şeyler eksik veya fazla. Bu yüzden her elime aldığımda maksimum 40 sayfa okuyabildim. Yazarın anlatmak istediği şeyleri anlatma tarzı hoşuma gitti. Anneliğin vahşi yanını, içgüdüleri güzel yansıttığını düşünüyorum Sadece işte zaman zaman da sıkan ya da anlamlandıramadığım ve tekrara düşen yerler var gibiydi. Kitap hakkında ne düşüneceğimi de bulamadım aslında. Kötü desem değil çok iyi desem değil. Farklı diye adlandırabilirim sanırım. Bir şans verebilirsiniz. Muhtemelen okuduğunuz diğer kitaplardan ayrılan bir kitap olacak. Kitabı okuyan birileri de varsa konuşmak isterim.
Gece KancığıRachel Yoder · İthaki Yayınları · 2024157 okunma
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2025 94. kitabı
Off, ne çılgın bir metin! Ne büyük şeyler vaat eden bir ilk roman! Rachel Yoder’ın Gece Kancığı, daha ilk sayfalarından itibaren alışıldık edebiyat kalıplarını ters yüz eden, vahşi ama aynı zamanda derin bir metin. Yoder’ın ilk romanı olmasına rağmen, sanki yıllardır kendi sesini bulmuş bir yazarın elinden çıkmış kadar olgun ve özgün. Roman, kimliğini ve bedenini kaybettiğini hisseden bir annenin öfkesinden deliliğe, oradan da doğanın karanlık tarafına uzanan bir dönüşüm hikâyesi. Yoder, domestik hayatın sıkıcılığına sıkışmış bir kadının iç dünyasını, feminist bir başkaldırı masalına dönüştürürken diliyle de sınırları zorluyor. Üstelik bunu yumuşak yollarla değil, okuru rahatsız edecek kadar doğrudan yapıyor. Kitabı seven kadar sevmeyen de çok, hatta sevmeyenler daha fazla. Metnin hassas temaları ve rahatsız edici dürüstlüğü bunda etkili olabilir. Ama benim için, deliliğin sınırlarında dolaşan son derece güçlü bir kurgu. Yoder, daha ilk romanında bu kadar büyük şeyler vaat ediyorsa, gelecek eserlerinde neler yapacağını düşünmek bile heyecan verici.
İnceleme
Gece KancığıRachel Yoder · İthaki Yayınları · 2024157 okunma
7/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 100. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 12:27
Anne olan, olmayan, olmak istemeyen, olamayan tüm kadınların baş eleştirmeni yine kadınlar ve baş manipülatörü ise erkeklerdir. Annelik doğumla gelen bir içgüdü değildir. Öğrenilir ve hiçbir anne mükemmel değildir.
Gece KancığıRachel Yoder · İthaki Yayınları · 2024157 okunma
5/10
·232 syf.·
2025 275. kitabı
Bu kitabın rahatsız edici olacağını bilerek başladım; hatta bunu bilinçli olarak istedim. Ancak Gece Kancığı beni rahatsız etmekten çok, yer yer metnin niyetiyle boğulmuş hissettirdi. Dinlerken ilerleyebildim ama okuyor olsaydım büyük ihtimalle yarım bırakırdım ilk partın sonunda. Bence orada bitebilirdi rahatlıkla kitap. Ama dinliyor olduğum için sonuna dek devam ettim neye evrilecek diye. Metafor kullanımı başta ilgi çekici olsa da, bir noktadan sonra metnin kendisiyle okur arasına mesafe koyuyor. Anlatılanların karakterin gerçekten yaşadığı deneyimler mi yoksa yazarın “metafor kurma” çabasının ürünü mü olduğu sık sık belirsizleşiyor. Bu belirsizlik düşündürücü olmaktan ziyade yorucu hale geliyor; hikâyenin duygusal ağırlığı yerine, yazarın fazla kasmış olduğunu düşündürüyor. Buna ek olarak kitapta bazı fikirlerin sürekli tekrar edilmesi, aynı duygunun döndürülüp duruyormuş hissi yaratıyor. Bu da metnin ritmini zayıflatıyor ve zaten zorlayıcı olan atmosferi daha da ağırlaştırıyor,okuru metinden uzaklaştırıyor. Öte yandan, annelik, görünmeyen emek, kadının anne olduktan sonra işten ve hayattan koparılması, babanın sorumluluktan geri durması vs. gibi patriyarkal düzene yöneltilen eleştiriler kitabın güçlü yanları. Bu bölümlerde gerçekten çarpıcı cümleler ve “evet, tam da bu” dedirten anlar var. Ne yazık ki bu güçlü fikirler, metnin genelindeki aşırı zorlayıcı anlatımın içinde kayboluyor; okurda kalıcı bir etki yaratmak yerine yer yer boğuyor. Ama bu boğma iyi bir boğma değil. Bir kadın olarak anne olmak fikrinden aşırı soğudum (zaten bu fikre yakın biri olmamam da kolaylaştırmış olabilir. Kitap anneliği hiç yüce ve güçlü hissettirmedi bende. Aksine korkunç hissettim. Belki yazarın amacı da buydu bilmiyorum.). Sonuç olarak Gece Kancığı, önemli meseleler söylemeye
Gece KancığıRachel Yoder · İthaki Yayınları · 2024157 okunma
6/10
·232 syf.··
2026 9. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 00:00
Annelik üzerine okuduğum çok çarpıcı, çok sert bir metin. Toplumun kadına dayattığı sorumluluklar, yetersizlik hissi, anne-çocuk ilişkisi, babanın rolü gibi meseleleri ele almış. Tetikleyici unsurların çok olduğunu düşünüyorum, özellikle evcil hayvanlarla olan kısmı okuması çok zordu, tavsiye değildir...
Gece KancığıRachel Yoder · İthaki Yayınları · 2024157 okunma
3/10
·232 syf.··
2026 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 19:54
of yani OF. gerçekten çok garip bir kitaptı. rahatsız edici miydi yer yer. fakat bendeki üst duygu tamamen sinirdi. bu kitabı okurken sadece ama sadece sinirlendim anneye ayrı babaya ayrı sinirlendim. bazı insanlar ürememeli. bu kadar basit herkes çocuk yapmak zorunda değil. burda işlenen annenin vahşileşmesi özüne inmesi veya yazarın tabiriyle kancıklaşması değil dümdüz kafayı yemesidir. ayrıca anne olmadığı halde babanın da anneden aşağı kalır bir yanı olmaması da ayrı bir mevzu.
Gece KancığıRachel Yoder · İthaki Yayınları · 2024157 okunma