Spoiler içerir!
Catherine Fisher ile tanışma serim olan Oracle serisini ben çok begenerek okudum. Mısır ve Yunan mitolojisinden harmanlanmis harika bir fantastik kurgu. Anlatımı çok akıcı hiç sıkmıyor. Birinci kitabin ilk sayfalarindan başlayip, üçüncü kitabın son sayfalarına kadar heyecanı hiç kesilmeden devam etmesi gerçekten müthiş. Mitolojik eserlere karşı hep bir korkum vardı bu seri sayesinde aştım gibi. Fantastik olayları gayet dozunda kurgulanmış, akıl almaz derecede bir fantastik kurguya sahip olmamasi kitabi çok güzel bir eser haline getirmiş. Heyacan ve aksiyon sevenlere tavsiye ederim.
Fantastik bilim kurgu ile eski Mısır ve Yunan mitlerinin harmanlandığı sürükleyici bir eser. Tuhaf ve konuyu özetleyen başlıkları ve çeviri hatalarıni saymazsak keyifle okunuyor. "Akrepler cilalı bronzun üzerinde kayıyor, tıkırdıyordu.
Öfkeyle koşuyor, sürünüyor, titrek kuyruklarındaki iğnelerini büyük bir öfkeyle, defalarca birbirlerine batırıyordu. Kâsenin içine zehir damlaları saçılmıştı." gibi cümleler ile olayların tanığı olma hissini oluşturan, her adımında Mirany'i acaba neler yapacak merakı uyandıran güzel bir eser. Dünyadan uzaklaşıp kafa dinlemek isteyenler için dinlendirici olabilir. Keyifli okumalar dilerim.
Oracle Serisi ilk kitabı olan Kahin gerçekten beklediğimden daha akıcı ve güzeldi. İlk defa bir fantastik kurgu bir kitap okudum böyle beklemiyordum akıcı ve hiç kesilmeyen bir maceraydı.
Issız bir çölde olan insanlar kaybolmuş bir yere hapis edilmiş yağmur, yeniden canlanmayı bekleyen bir tanrı bunlar için savaşan mirany. Güzel akıcı öyküsü ile bizi de bu maceraya dahil eden mirany.
Çöl yağmura ihtiyacı var mı? Beni en çok düşündüren alıntı oldu ve kitabın sonunda bu cevabı vermesi ;yağmur kontrolü olmaz. Gelir, gider ve gerektiği yerde iner.
Çölün yağmura ihtiyacı yoktur çöl kendi özüyle güzeldir kum fırtınasıyla, sıcaklığıyla, hayvanlarıyla yağmur ona değişim gösterir ama geçici bir değişim.
İkinci kitabı devam edeceğim inşallah.
Oracle serisinin ilk kitabı olan Kahin'i bitirmiş bulunmaktayım ve çok çok beğendim. Catherine Fisher'ın anlatımına bu kitap sayesinde hayran oldum. Daha önce fantastik bir kurgunun masal gibi uzun uzun, büyülü bir şekilde anlatıldığı ve bu büyülü kurgunun inanılmaz derecede sürükleyici, akıcı olduğu bir kitap okumamıştım. Bütün kitap boyunca olaylar aslında çok yavaş ilerliyor gibi gözüküyor ama yazarın anlatımı o kadar sürükleyiciydi ki kurgudan kopmanıza asla izin vermiyor. İkinci kitaba başlamak için sabırsızlanıyorum. Fantastik ve antik uygarlıkların bir arada olduğu bu kurguyu kesinlikle öneriyorum.
Oracle Serisi 'Başka bir dünyaya giriş' demiş #yazar #catherinefisher serinin kurgusunu yansıtan bir söz. Yunan Mitolojisi'nden Tanrılar, semboller, tapınak ve ahitler mezarlar. Mısır çöllerinde akrepler tapınaklar. Bir çocuğun vücudunda yeniden şekillenen Tanrı.
Bir halkın kültüründe, evren ve insanın yaradılışına dair Mitolojik efsaneleri, Akdeniz kıyısının aşağı tarafında kurulan ilk imparatorluk Mısır tarihine merakı olan okurlara doyurucu bir kitap.
Mirany ve seçilmiş Tanrı kurulan dünyanın kurgusu abartıdan uzak her şey dozunda. Umarım ikinci kitabı da keyifle okurum.
Fantastik çok tercihim olmasa da ilk kitabını çok beğenerek bitirdiğim seriyi tamamlamak çok güzel olacak.
Arka kapaktan;
Eski bir medeniyeti kurtarabilecek veya yok edebilecek bir genç kızın olağanüstü öyküsü.
"Şoke edici bir başlangıç, şaşırtıcı doruk noktasına kadar son derece etkileyici bir biçimde kurgulanmış" Whitbread Jürisi
" Bu üç kştaplık fantastik kurgunun ilk bölümünde, Catherine Fisher binbir gece masallarının büyülü dübyasını anımsatan bir dünyayı özgün bir üslupla canlandırıyor. Kesinlikle okunmalı." The Bokseller
İlk sayfalarında tam bir şey anlaşılmasa da kitabın sonlarına doğru "şimdi anladımm " cümlesini sıklıkla tekrarlayacağınız türden bir kitap. Oracle serisinin ilk kitabı, harici iki kitabı daha bulunuyor. Fakat ilk kitap devamı yokmuşcasına bitti. Olaylar çözüldü. Tanrı seçildi. İkinci kitapta "acaba şimdi ne olacak?" merakıyla okuyacağım. Yazar, hayal gücünü eserinde fazlasıyla göstermiş. Bana göre, son 100 sayfası için okunmaya değer.
Güzeldi. Anlatım dilinin daha ağır olacağını düşünmüştüm ama öyle değildi; okuması kolaydı. Okuma süremden de anlaşılacağı üzere beni çok sarmadı sanırım. Belki yanlış bir zamanda okumuşumdur, bilmiyorum ama son sayfalar haricinde öyle aman aman heyecanlandığım ya da kitabı elimden bırakamadığım pek bir yer olmadı.
Kitap, hikâye güzeldi. Sadece sonu, devam kitabını pek de merak ettirmeyecek şekilde bitti benim için. O yüzden seriye devam eder miyim, ki ikinci kitabı da hiçbir yerde bulamadım, sanmıyorum.
Beklentimi karşıladığı söylenemez.
Kitabın aslında konusu oldukça güzel ve yaratıcı. Yunan ve Mısır mitlerinden etkilenipte hazırlanmış bi yeniçağ romanı.
Başlıklar çok açıklayıcı sevmediğim yerlerinden biri bu.
• Seth vahşi hayvanlarla karşılaşıyor.
• Mirany müzisyeni arıyor.
• Mirany hiç beklemediği sesler duyuyor.
Resmen bölümlerin içeriğini anlatmışlar. Birde yazım yanlışları var ama çeviriden veya pdf olmasından da olabilir. Bilemiyorum.
Ama bana biraz basit kaçtı, kapağı ve tanıtım yazısını okuyunca beklentim yükselmişti.
Keyifli okumalaar.
1957 doğumlu İngiliz yazar ve şair. Fantastik çocuk kitapları ve şiirleri vardır. 'İmmrama Wac Genç Yazarlar Ödülü'nü ve 1990 yılında 'Cardiff Uluslararası Şiir Yarışma'sını kazanmıştır. Arkeoloji eğitimi almış ve yaratıcılık, yazarlık konusunda dersler vermektedir.
Tip olarak Ursula Le Quin'e benzetilmektedir. Yaklaşık 19 kitabı vardır fakat sadece bir kaç tanesi Türkçe'ye çevrilmiştir.