Osmanlı Gerçeği (Nizam-ı Alem'in Gayri Resmi Tarihi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
896
Gösterim
Adı:
Osmanlı Gerçeği
Alt başlık:
Nizam-ı Alem'in Gayri Resmi Tarihi
Baskı tarihi:
Ocak 2010
Sayfa sayısı:
456
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759169626
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Yayınları
Baskılar:
Osmanlı Gerçeği
Osmanlı Gerçeği
Osmanlı Gerçeği
Osmanlı Gerçeği
Bu bir gayri resmi Osmanlı tarihi; yani okullarda öğretilenlerden, ırkçı ve şeriatçıların tarih diye yazdıkları propaganda metinlerinden ve tabii bu işi çok daha ince yapan resmi tarihçilerin yazdıklarından farklı bir tarih... Öncelikle her türden tahakküm ilişkisine karşı; bu yüzden Osmanlı'dan yana değil Türkmenlerden yana, padişahlardan yana değil halktan yana, fetihlerden yana değil barıştan yana... Osmanlı'nın 1299'da kurulduğu safsatası başta olmak üzere bir dizi efsaneyle beslenen Osmanlı tablosunu indirip yerine gerçeğini koymayı amaçlayan bir tarih çalışması. Bu nedenle tarih diye hamaset okumaya koşullandırılmış okuyucuların çok öfkelenerek başlayacakları, ama eminiz ki, gerçeklerle tanışacakları bir kitap.
442 syf.
·Beğendi·10/10
Anadolu insanı olarak mı yoksa bir Türk olarak mı tarihi anlıyorsunuz? Osmanlı tarihi kimin tarihidir? Bir çok soruya yanıt verebilecek çok güzel bir araştırma. MUtlaka okunmalı...
405 syf.
·18 günde·6/10
Öncelikle yazar konusunda bir iki bir şey söylemek istiyorum. "Nasıl müslüman olduk" kitabından gayet etkilendim ve diğer kitaplarını da aldım. " Milliyetçilik Türkiye'nin çıkmazı" kitabı vasat'a yakındı." Osmanlı Gerçeği" kitabına gelecek olursak başta yazar kendi tarih anlayışından bahsetmiş, bu biraz hoşuma gitti açıkçası. Tarihin objektif değil mazlumdan yana olması gerektiğinde hem fikirim.
Okul zamanlarında kafamızı işgal eden bu asalak Osmanlı tarihinin, bilinmezleri hakkında güzel notlar yakaladım. Bize hoşgörü diye yutturulan talan tarihinin, güzellemesi yapıldığı ders kitaplarından farklı olduğunu hepimiz az çok biliyoruz. Selçuklu'ya sahip çıkmayanların kendilerini Osmanlı'nın 600(Aslında 600 değil) yıllık talan tarihi ile övüp, milliyetçilik taslaması, asalaklaşmış eğitim sisteminin bir etkisi sanırım.
Konumuza dönecek olursak talan ve tebaa sömürüsü ile, topraklarını genişleten, vacip gördüğü kardeş katli ile sallantıya uğrayan, Avrupa'daki Coğrafi keşifler sanayi devrimi, burjuvazinin gelişimi ile birlikte talan ve fetih yapamayınca zayıflayan ve en sonunda CUMHURİYET ile son verilen uzun ve boş bir imparatorluk süreci detaylı olarak işlenmiş .
Osmanlı ne feodalizme tam anlamıyla uymuş ne de burjuvazinin gelişmesine izin verebilmiştir. Toprak hanedanın malı mantığıyla, örneğin miras yoluyla size bırakılan toprağa keyfince el koyma yetkisine dahi sahiptir. Talan yoluyla elde edilen topraklar da merkeze dahil olur ve hanedan tebaa'yı elinden geldiğince sömürmüştüş. Yazar bu süreci DESPOTİZM olarak adlandırmış . Bu ara sıra düşündüğüm ve Osmanlı'nın hangi modeli uyguladığı yönünde ki sorularıma ikna edici bir cevap oldu benim için.
Yazar arada diğer meslektaşları ile polemiğe girmiş bu bir taraftan ne kadar hoşuma gitse de bazen konudan uzaklaştığı da olmuş. Çok fazla Alevi güzellemesi yapmış, şahsen bu beni rahatsız eden bir diğer taraf oldu. Bu konuda araştırma yapmak istesem elimde daha iyi kaynakların olduğuna inanıyorum, konumuz bu değildi yani. Diger bir nokta "beterin beteri vardır" sözünü eleştirirken bir noktada Şah İsmail'i bu sözden destek alarak övmesi, biraz itiraz etmeme sebep oldu. Çoğu yerlerde tekrara düştüğü de olmuş fakat bütünlük itibarı ile Bilal'e anlatır gibi anlatmış.
Sadede gelecek olursak Osmanlı'nın talan tarihine sahip çıkıp, bunun üzerinden "İslam imparatorluğu kuracağız" diyip Viyana kapısı zorlama hülyalarına dalarsanız sonunda Abdülhamid yalnızdı diye dövünip emperyalizmin uşağı olur alavere ile aldıklarınızı dalavere ile kaybeder, sonra Lozan şöyle böyle diye ağlarsınız. Şunu da dipnot olaraktan ekleyelim, artık öyle bir dünya yok.
442 syf.
·Beğendi·10/10
Osmanlı’nın gerçek tarihini okumak için birebir kitaptır. Resmî tarihin ötesinde,bilimsel gerçekler ışığında tarihimizin gerçekte neler ihtiva ettiğini görmek istiyorsanız mutlaka okuyun.

Ben elimden bırakamadım. Her sayfayı çevirdiğimde bilmediğim veya yanlış bildiğim ne çok şey olduğunu gördüm.

En kısa zamanda okumanızı tavsiye ederim.
Osmanlı bir aşiret devleti değil farklı aşiret ve inanç kökenlerinden gelen gazilerin/alplerin, göçebelerin, dervişlerin, ahilerin ve bir de Rumların oluşturduğu, giderek hanedanlığa dönüşmüş bir devlettir.
Kaldı ki insanlık, hak ve adaleti dinlerin kendisinde bulabilmiş olsaydı, ayrıca bir de "insan hak ve özgürlükleri" kavramına bu uğurda bin yıllarca verilen mücadelelere, insan hakları bildirgelerine vs. gerek kalmazdı.
Batı'daki burjuva patlayışı sonucu devlet iktisaden egemen güçlerin mülklerini koruyan bir jandarma görünümüne bürünürken, Osmanlılarda devlet, burjuva toplumuna set çeken ve bu nedenle topluma sanayileşme yeteneği vermeyen bir baraj olmuştur.
Özetle Osmanlı bir Türk ve Müslüman olarak değil, yayılabileceği her yere yayılmaya çalışan, bunun için hiçbir ahlâki ilke tanımayan bir güç olarak davranmıştır.
Ve ne ilginçtir ki, Türkmen beyliklerine yapılan saldırı siyaseti sadece Türk-İslamcı yazarlarca değil, kimi Cumhuriyetçi yazarlarca da olağan, meşru, hatta "haklı" saldırılar olarak görülmüştür.
Osmanlının ilk düşmanları Bizans'ın komşu tekfurları ve Müslüman Türkmen karesi beyliğidir. Üstelik bu iki kesime saldırırken Osmanlının ordusunda Hristiyanlar ve Hristiyan komutanlar vardır. Bizans asılzadeleriyle peş peşe evlilikler yoluyla akrabalıklar kurulmaktadır.
Özellikle Balkanlar'ın ele geçirilmesinin Osmanlıların kurumlaşması açısından stratejik bir anlamı olmuştur. Çünkü Osmanlı'nın bir "Rum" devleti olarak başlayan hayatının, bir devşirmeler devleti olarak devamını sağlayan kaynak buradan temin edilmiştir; buralardan beslenmiş, profesyonel ordusunu Bursa'nın kurmuştur; ama daha önemlisi yüksek bürokrasisini de buranın insanlarından kurmuş; Türk-Müslüman aristokrasisini bunlara dayanarak tasfiye etmiştir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Osmanlı Gerçeği
Alt başlık:
Nizam-ı Alem'in Gayri Resmi Tarihi
Baskı tarihi:
Ocak 2010
Sayfa sayısı:
456
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759169626
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Yayınları
Baskılar:
Osmanlı Gerçeği
Osmanlı Gerçeği
Osmanlı Gerçeği
Osmanlı Gerçeği
Bu bir gayri resmi Osmanlı tarihi; yani okullarda öğretilenlerden, ırkçı ve şeriatçıların tarih diye yazdıkları propaganda metinlerinden ve tabii bu işi çok daha ince yapan resmi tarihçilerin yazdıklarından farklı bir tarih... Öncelikle her türden tahakküm ilişkisine karşı; bu yüzden Osmanlı'dan yana değil Türkmenlerden yana, padişahlardan yana değil halktan yana, fetihlerden yana değil barıştan yana... Osmanlı'nın 1299'da kurulduğu safsatası başta olmak üzere bir dizi efsaneyle beslenen Osmanlı tablosunu indirip yerine gerçeğini koymayı amaçlayan bir tarih çalışması. Bu nedenle tarih diye hamaset okumaya koşullandırılmış okuyucuların çok öfkelenerek başlayacakları, ama eminiz ki, gerçeklerle tanışacakları bir kitap.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 4 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0