Konusunda gayet güzel bir kitap fakat röportaj derlemesi olduğu için pek akıcı olduğu söylenemez. Yine de içinde çok değerli söyleşiler bulunmakta, okumanızı tavsiye ederim, iyi okumalar...
Bu kitapla uzun bir yolculuğa çıkıyorsunuz adeta Öyle bir yolculuk ki Osmanlı’dan bize kalan,kalamayan canlı cansız bazı eserlerin ve şahsiyetlerin hayatlarına,yaşamlarına tanıklık edeceksiniz.
Burda beni etkileyen “Kırım” oldu okurken “Ah Kırım ! diyeceksiniz gözleriniz dolacak.
Sonra Bulgaristan’da ki Malkoç bey’in kabrinin restore edilmesindeki modern akıncının hikayesi beni cezb etti.
Akabinden Mimar Sinan gibi bi dehayı yapıtlarını Eserlerini okudum, bana kalırsa Mimar Sinan’ı çok iyi tanıdığımızı söylemek mümkün değil.Herkes adını duymuş ama performans nedir bilmiyor.
Yedikıta dergisinin röportaj serisi olan OSMANLI GİDİNCE okumaya değer.
Efendim Kitapla ve sevgiyle kalın :)
Kitabı okuduğum tarih 3 Haziran 2022
Osmanlı GidinceKolektif · Yedikıta Kitaplığı · 201774 okunma
Röportaj, hatıra, biyografi, mektup tarzı yazıları okumaya bayılıyorum..Gerçek bir yaşanmışlık, bir ömrün tecrübesi beni derinden etkiliyor...
Bu incecik, fakat içine çookkk derin bilgiler barındıran kitabımızda da Yedi Kıta dergisine röportaj veren pek kıymetli zaatların konuşmalarına yer verilmiş..
Ömürlerini adadıkları konular hakkında söyledikleri altın kıymetinde...
Ayrıca bu kitap tanımadığım bir çok kıymetli insanımızı da tanımama ve o zaatların diğer videolarını da izleyerek bir çok konuda bilgi sahibi olup, öğrenmenin o müthiş lezzetini tatmama vesile oldu...
Kitap 4 ciltlik seri halinde.. diğerlerini okumak için sabırsızlanıyorum..sizlere de ısrarla tavsiye ediyorum...Muhabbetle...
Yedikıta dergisindeki röportajların toparlanıp, kitap haline getirilmesi dediğimiz zaman basit bir kitap gibi algılanabilir. Ancak bu kitabi okuduğumda bizlere yanlış öğretilen ne kadar çok şey olduğunu anladım. Mesela padişahlar, asan, kesen, keyfince hareket eden birileri gibi tanıtılıyor. Oysaki yaptıkları fetihlerle halkın huzurunu, refahını sağlamış olduklarını, Osmanlı tarih sahnesinden çekildiğinde, geriye kalanlarla anlamış oluyoruz. Bir diğer yanlış bilinen mesele, yada hiç bilinmeyen demeliyiz; miraslarımız... Kültürel anlamda hiçbir mirasımıza sahip çıkmıyoruz. Camilerden tutun, külliyelerden, arşivlere kadar. Geçmişimizle bağlantılı olduğumuz hiçbir şey bizlere anlatılmıyor, öğretilmiyor. Alanlarında uzman kişilerle yapılan röportajları okuyunca bunu daha iyi anlıyor insan. Serinin geri kalanını da mümkün olduğunca kısa sürede okuyacağım bir kitap:)
Kolektif eser, tek bir yazara atfedilmeyen, birden fazla yazarın ortaklaşa yazdığı veya katkıda bulunduğu eserlere verilen isimdir. Bu eserler, yazarların önceden belirlenmiş bir plan doğrultusunda birlikte çalışmasıyla veya her bir yazarın farklı bölümleri veya karakterleri ele almasıyla oluşturulabilir.
Kolektif eserler, farklı türlerde karşımıza çıkabilir:
- Romanlar: Birden fazla yazarın farklı bakış açılarını ve deneyimlerini bir araya getiren romanlar, kolektif eserlere güzel bir örnektir. Örneğin, "Kelebeğin Rüyası" adlı kitap kolektif bir şekilde oluşturulmuştur.
- Hikaye Kitapları: Farklı yazarların yazdığı kısa hikayelerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan kitaplar da kolektif eserler arasında yer alır. Örneğin, "26 Yazardan Tek Bir Hikaye: Adalet" kolektif şekilde yazılan bir hikayeden oluşur.
- Şiir Antolojileri: Birden fazla şairin şiirlerinin bir araya getirilmesiyle oluşan antolojiler de kolektif eser kategorisine girer. Örneğin, "Güzel Yazılar - Şiirler" gibi antolojilerde birçok şairin eseri yer alır.
- Deneme ve Makale Derlemeleri: Farklı yazarların deneme ve makalelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan derlemeler de kolektif eserler arasında sayılabilir. Örneğin, "Sivil İtaatsizlik" gibi yayınlar.