Pan/ Knut Hamsun
Pan , Yunan mitolojisinde kırların , doğanın ve çobanların tanrısıdır . Mitoslarda yarı insan yarı keçi olarak tasvir edilir . Doğa ile bütünleşmeyi arzulayan Glahn adeta bir Pan’dır. Eser adını Yunan mitolojisindeki anlam karşılığından alır .
Teğmen Thomas Glahn , mevcut durumundan uzaklaşıp , hayatının dinlenme evresine geçebilmek ; doğayla başbaşa kalıp , huzurla bütünleşebilmek amacıyla ormanda bir kulübede yaşamaya başlar .
Köpeği Ezop , hayatı için verdiği kararda yol arkadaşıdır .
Glahn,vahşi doğada yaşarken adeta cesaretli mizacını kanıtlamak ister gibidir .
Yeme-içme ihtiyacını doğanın sunduklarından temin eder .
Ava çıkmayı , balık tutmayı , gününü kurtaracak rutinler haline getirmiş genç bir adamdır .
Huzurla bütünleştiği doğada kendi halinde yaşamını sürdürmeye çalışırken , huzurunu tamamen bozacak bir gün gelir ve basit hayatı karmaşaya döner . Bölgenin en varlıklı kişisinin kızı Edvardayla tanışır . Hayatı tümden değişir ..
Huzurla ,inzivaya çekilmiş genç bir adamın vurucu doğa betimlemelerini okurken , birden , tam da gerçeğe uygun şekilde aşk karşısına çıkar ve okuyucu romanı elinden bırakamaz .
Knut Hamsun’un akıcı üslubu , doğa betimlemelerinin ‘elini uzatsan dokunacakmışsın’ gibilik hissi , içeriğin merak uyandıran heyecanı , eseri soluksuz kılıyor .
Knut Hamsun’un eserleri , adeta canlı . Yaşayan eserler . Kitabı kapattığınızda uykuya dalıyor , kitabı açtığınızda kendinizi birden dönemin içinde , ana karakterlerin hemen yanı başında buluyorsunuz .