Pekin'de Sonbahar

Boris Vian
Çevirmen:
Alev Er
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 1 dk.
Sayfa Sayısı:
318
Basım Tarihi:
Ocak 1994
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
L’Automne à Pékin
ISBN:
9789755102051
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2017 87. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2017 22:49
Boris'in sondan bir önceki romanı. Gerçeküstü anlatımın kara mizahla harmanı. İlk kez eline alanın bile sıkılmadan okuyabileceği, okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadan bolca gülümseyebileceği bir klasik.
Pekin'de SonbaharBoris Vian · Can Yayınları · 1994145 okunma
9/10
·318 syf.·
2018 9. kitabı
Bu kitap ne Pekin ne de sonbaharla ilgili. Gerçek ve konuşulan dil arasında uçurum var mı? Konuşurken kullandığımız kelimelerin bir çoğunu gerçek anlamı dışında kullandığımızı hiç fark ettik mi? Aslında fark etmiyoruz bunu bazen deyim diyoruz bazen kültür. Ama kelimelerle gerçekler arasında uçurum var. Birbirini bazen kapsıyor çoğu zamansa bir boşluk oluşturuyor ki; bu boşluğu biz tamamlıyoruz; birikim ve alışkanlıkla, dilin doğal yapısı içinde. Ama bunu yaparken gerçeğe ne kadar yakınız; felsefi metinler veya makaleler okuruz yakalamak için gerçeğin “trenini”. Oysa gerçeğin treni bir çöle kurulmuş gereksiz bir “ray hattı” üzerinde gidiyor olabilir. “Gerçek felsefe dünyayı görme biçimini öğrenmektir ve bir anlamda anlatılan bir hikaye felsefe metni kadar ‘derinlikli’ bir şekilde dünyaya işaret edebilir.” (Maurice Merleau-Ponty) Yazar bir çok hayali hattı anlatırken sıradan hayatı anlatıyor aslında olduğu gibi bir sürü boşluk bırakarak. Çölde gereksiz bir tren hattı üzerine yapıyor bunu. Kelimelerin gerçek anlamlarını kullanıyor hiç çekinmeden patavatsızca. Mizah duygusunu kaybetmeden. Pek çok kabul edilmiş değerle dalga geçerek ve hiç sınır tanımadan. “Yenilir yutulur bir söz değildi ama küçük lokmalara bölünmüştü.” Gülümsemeden bazen de kahkaha atmadan okumak mümkün değil bu eseri. Roman bir çok bakımdan bir ilk ve sanırım bu tarz yazan başkaca bir yazar da yok. Kendine has üslubu ile o kadar güzel betimlemeler yapmış ki: “Metro çok uzak değildi; sabırsız insan topluluklarını ağzının içine çekip çekip duruyordu. Belli aralıklarla da tam tersi bir davranışta bulunuyor ve öbek öbek insan kusuyordu; solgun suratlı, pelteleşmiş insanlar. Metro öyle kötü kokuyordu ki canavarın bağırsaklarının kokusu dışarı çıkan herkesin elbisesine sinmiş oluyordu.” Anlatımı bu kadar sade
Pekin'de SonbaharBoris Vian · Can Yayınları · 1994145 okunma
Puan vermedi·302 syf.··
2021 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2021 12:40
Absürt öğelerle bezeli, gerçeküstü roman. Murat Menteş tadı aldım biraz ve okurken de oldukça eğlendim. Hem melankoli, hem kara mizah, hem aşk hem de nedensiz inşaat ve amaçsız iç içe geçmiş hayatları anlatan hoş bir kitap.
Pekin'de SonbaharBoris Vian · Sel Yayıncılık · 2017145 okunma

Yazar Hakkında

Boris VianYazar · 29 kitap
Boris Vian ( d. 10 Mart 1920 - 23 Haziran 1959) Fransız yazar, şair, müzisyen, şarkıcı, gazeteci, senarist, oyuncu, eleştirmen, çevirmen ve maden mühendisi. "Vernon Sullivan" takma adıyla da yazdı. Daha çok yazdığı roman ve tiyatro oyunları ile tanınır. 10 Mart 1920'de Paris yakınlarındaki Ville d’Avray'da doğdu. Beş yaşında okuma yazma öğrendi. Hayatı boyunca yaşadığı kalp rahatsızlıkları ilk olarak on iki yaşında başlamıştır. Yine bu yaşlarda tifoya yakalandı. "Boris" adı Rus kökenli olduğu için değil; bir klasik müzik tutkunu olan annesi Yvonne'nın, Mussorgsky'nin "Boris Godunov" adlı operasını izledikten sonra seçtiği bir isimdir.[1] İlk romanında Fransız bürokrasisini eleştirdi. 17 yaşında trompetle tanıştı. Versailles Lisesi'nde felsefe ve matematik dallarında çok başarılıdır. 1940’ta tanıştığı Michélle Leglise ile bir yıl sonra evlendi. 1942 yılında Maden Mühendisliği dalında üniversite diploması aldı; "Office Professionel des Industries et des Commerces du Papier et du Carton" adlı firmada çalışmaya başladı. 1947'de görevine son verilinceye kadar iki kitap yazmış, daha sonra da çevirilerle geçinmiştir. 1946 yılında en tanınmış üç romanını olan Günlerin Köpüğü (L'Écume des jours), Mezarlarınıza Tüküreceğim (J'irai cracher sur vos tombes) ve Pekin'de Sonbahar'ı (L'Automne à Pékin) yazdığında, henüz 26 yaşındaydı. Alfred Jarry'nin geliştirdiği patafizik felsefeye bağlı bir tarzda yazdı. Mezarlarınıza Tüküreceğim adlı kitabını "Vernon Sullivan" takma adıyla yazdı. Roman, Afrika kökenli ABD vatandaşı Anderson'ın erkek kardeşinin linç edilerek öldürülmesiyle başlar. Roman kahramanı Anderson, intikamını beyaz kızlara tecavüz ederek alır ve yakalanıp asılır. Kitap yasaklanmadan önce 100.000 adet satmış, Vian ise 100.000 frank para cezasına çarptırılmıştır. Yürek Söken (L'Arrache-cœur) adlı roman en son romanıdır. Bu kitabından sonra Vian müzikle daha çok ilgilenmeye başladı. Kardeşleri Alain Vian ve Léilo Vian ile birlikte Fransız caz topluluğu Claude Abadie'ye girdi. Claude Luter ile birlikte çalıştı. Jazz Hot, Jazz News gibi dergilerde modern cazın Fransa'da kabul görmesi konusunda yazılar yazmıştır. Sadece cazla değil, Bertolt Brecht'in şiirlerinden uyarlamalar ve rock ile de ilgilenmiştir. Evliliği 1952'de sona erdi; 2 yıl sonra İsviçreli dansçı Ursula Kübler'le evlenmiştir. 1954'te Cezayir Savaşı'nı ve bir barışseveri konu edinen Asker Kaçağı (Le Déserteur) adlı şarkısı büyük yankı uyandırdı. Binlerce satışa rağmen Fransız vatanseverlerinin öfkesi üzerine şarkı yasaklanmıştır. Tiyatro oyunlarında avangart tarzla absürt tarzı harmandı. Herkes Av (L'Équarissage pour tous) olarak bilinen oyununda Normandiya Çıkarması sırasında bir ailenin yaşadığı gülünç evlilik sorunlarını anlatır. İmparatorluk Kuranlar ya da Schmurz (Les Bâtisseurs d'Empire ou le Schmurz) adlı oyununda ise kapitalist bir ailenin, yeni bir apartman dairesine taşınması ve burayı istila etmesi konu edilir. Bu oyun, 1962'de İngiltere'de, 1968'de New York'ta, Vian'ın ölümünden yedi yıl sonra da Fransa'da sahnelenmiştir. Gerçekçiliğe şiddetle karşı çıkan Vian, varoluşçuluğu (egzistansiyalizm) benimsedi. Filmlerde küçük rollerde oynayan ve senaryo yazan Vian, 23 Haziran 1959 günü Mezarlarınıza Tüküreceğim adlı romanından uyarlanan filmin galasında, Cinéma Marbeuf’te kalp krizi geçirdi ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Ölümü uzun süredir maruz kaldığı kalp atışı düzensizliğine bağlanmıştır.