Donald W. Winnicott (1896-1971), özgünlüğü, klinik ve kavramsal katkıları sayesinde psikanalizde merkezi bir yer tutar. İngiliz psikanalitik toplumunun bir üyesi olarak, hayatını çocukların ve ergenlerin duygusal gelişimini incelemeye adadı. Freud örneğini takiben, analitik bilgiyi biyolojik ve
psikofizyolojik kavramlarla ilişkilendirmeye çalıştı. D. W. Winnicott, çalışmalarını «antisosyal» veya «psikotik» sınır vakalarına genişleterek, erken çocukluk dinamiklerini, özellikle de maternal bağımlılık dönemini yeniden yapılandırdı ve böylece modern psikanalize öğretiler açısından zengin bir teori sundu.
Piggle, ebeveynlerinin isteği üzerine, Winnicott'un üç yıl içinde on altı kez, 1964 ve 1966 yılları arasında "talep üzerine" (Londra'dan uzakta yaşayan çocuk) takip edeceği iki buçuk yaşında bir kız olan Gabrielle’dir. Winnicott'un tüm yardımseverliği, klinik zekası, çocuklarla olan kolaylığı her sayfada yaşanan diyaloglar ile gözler önüne serilmektedir. Terapi seanslarına adapte olan Gabrielle « Anne, beni Dr. Winnicott'a götür! » şeklindeki ifadesiyle terapistini oldukça özümsemiştir. Kendisinden iki yaş küçük olan kız kardeşi Susan’ın doğumu ve sonrasında başlayan kabusları onun gelişimini ve davranışlarını derinden etkilemektedir. (Kabuslarında «babaaraba» (kara anne ile babanın genellikle içinde bulunduğu bir kavram ve bazen de tek başına bir adam olarak ortaya çıkar) ve «kara anne» (onun göğüsleri içinde yam kelimesini kullanır yani yemek demektir) yer almaktadır).
«Piggle» iki yaşındayken başlayan tedavisi «talep üzerine»16 seansta neredeyse üç yıl devam ediyor. Winnicott'un notları, ebeveynlerden gelen bazı mektuplarla birlikte, okuyucuya, çocuğun ve terapistin birlikte çalışıp oynadığını gözlemlemek için danışma odasına kabul edilmek için nadir bir fırsat