Post-Mortem

Albert Caraco

Puan

7.610 üzerinden
240 kişi
Güçlü bir psikolojiniz yoksa size intiharı öğütleyebilir.
10/10
·117 syf.··
2022 124. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2022 17:48
Bir öykü derlemesi; ölüm üzerine, "anne" ve "baba" figürlerinin ölümlerinden korkmak üzerine, akciğer kanserinden kaybettiği annesinin son günleri üzerine, ölümden sonra geride kalanların alışkanlıkları ve düşündükleri üzerine - kendi tabiriyle- kısa karalamalar. Albert, annesinin ölümünden sonra yazarak ölümü beklemiş, babasının ölümünden bir kaç saat sonra ise intihar etmiş. Bu gerçeği bilerek okuduğunuz da sizi derinden etkiliyor. Canlı bir acıyı okudum sanki, her bir paragrafın çığlıkları hat safhada. Çektiği ızdırap, açık ve katartik bir üslubun dalları arasında gizlenmiş olarak kendini belli ediyor, ve sanki; oğlunun acıları ancak annesi tarafından silinebilirmiş gibi. Fakat imkansız. Yaşayanlar geçip gidiyor, geriye nesneler kalıyor. Ölümü ise bir türlü kabullenemiyor, fakat ölümü bir sevgiliyi bekler gibi bekliyor. Caraco okumak size kimseyi çağrıştırmaz, oldukça özgün fikirlere sahip bir filozof. Sevgiyi, evliliği, toplumsal ahlak normlarını, doğurganlığı tümden reddetmiş müthiş karamsar bir kitap olmuş. Kendisini karakterize eden karamsarlığı, hicivleri rendeleyen belli bir karanlık ironiyi bizlere damıtıyor. Diğer yandan beni mutlu ediyor, çünkü salt bilgi akışı sağlıyor. Üslubunun netliğini ince ama ölçülü bir şekilde aktarıyor, bu olgu çok değerli ama sentetik dönemlerle biraz bulandırmış. Kitapta genellikle ilk bölümlerde annesine oldukça kızgın fakat sonlara doğru onu tanrılaştırmış resmen. Onu dünyaya getirdiği için bir yandan ondan nefret ederken diğer taraftan ona karşı ilham verdiği nefret için ona teşekkür ediyor. Ayrıca, kadınlardan uzak durmasını annesiyle bağdaştırmış, bu üzerinde durulması gereken bir nokta. Farklı bir bakış açısından bakınca, bir kadının bir insanı nasıl mahvedeceğini gördüm. Zaten bunu Caraco da görmüş; kendisi dışındaki
Post-MortemAlbert Caraco · Sel Yayıncılık · 2020752 okunma
Puan vermedi·117 syf.··
2020 94. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2020 20:20
Önce alıntıları okuyun lütfen.. #74955250 #74957246 #74965449 Soyadını telaffuz edemediğim yazarın da bazı şeyleri telaffuz etmekte zorlandığını farkettim. Annesi tarafından kafası karıştırılmış bir çocuk olarak büyütülmüş yazar. Kitapta annesinin hastalığını ve ölümünü anlatırken, kadınlara da hayli giydirmiş. Annesinin yasını tutan bir erkek evlat bu konuda hoş görülebilir diye mi düşündü acaba? Kadınlara karşı nefretle büyütülmüş bir adamın hezeyanlarını, istemesem de bir şekilde anlamaya çalıştım. Ama bir kadının hemcinslerinden tiksinmesini bir türlü anlamlandıramıyorum. Kitabı okuyalı bir kaç gün oldu. O zamandan beri düşünüyorum bunu ve bugün uyanan bir fikir eşliğinde inceleme yapmaya karar verdim. Fikir şu: Kadınlardan nefret eden bir kadın, muhtemelen ya sevgisiz bir anne tarafından büyütüldü, ya da akıl sağlığı ile ilgili bir problemi var. En azından ben böyle düşünmek istiyorum. Alıntılardan da anlaşılacağı gibi, yazar bazen kadınların aslında erkeklerden bir farkı olmadığını, cinsiyetçi yaklaşmadan herkese insan olarak bakmak gerektiğini savunayım demiş ama pek inandırıcı gelmedi bana. Çünkü bir sonraki sayfada, yumuşatılmış söylemlerini çöpe atıp saldırmaya devam etmiş. Kadının değersizliğinin yaradılıştan değil de, erkeklerin hödükçe davranış ve bakış açılarından kaynaklandığını bir iki yerde ima etmeye çalışsa da bana yeterli gelmedi. Okurken ziyadesiyle gerildiğim bir kitap oldu. Son olarak şunu söylemek istiyorum: Kadını ikinci sınıf gören kadınlara geçmiş olsun diyelim. Bu görüşteki erkeklere de bir sorum var: Siz üstün varlıkken, hayatınızı ikinci sınıf sefil bir türle nasıl paylaşabiliyorsunuz? İncileriniz dökülmesin?! Böyle düşünen, kadınları küçümseyen ve
Post-MortemAlbert Caraco · Sel Yayıncılık · 2020752 okunma
Reklam
Günlük ve ya günah çıkarma şekli..
9/10
·117 syf.·
2023 30. kitabı
Yazarın okuduğum 2ci kitabı. 1cisini de çok beğenmiştim. Bu eseri küçük bir biografi tadında. Yazarın vefat etmiş annesini, ona olan öfke ve sevgisini anlatıyor. Bazen ebeveynler çocuklarını çok sevdiklerinden onları hayata hazırlıklı yetiştirmiyorlar, dış tehlikelere ilk rastladıklarında ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Kısaca, ebeveynler iyilik yaptığını sanarken onlara kötülük yapmış, gelişimini engellemiş oluyorlar. Kitapta ölüm ve insanın ilişkisi, felsefesi yer almakta. Gayet güzel. Yazdıkları bir nevi kendini avutma şekli olmakla suçluluk duygusuyla dolu..Umarım hiç birimiz bu suçluluk duygusunu hissetmeyiz.. 'O benim yazılarımda yaşayacak, bu da benim borcumu ödeme tarzım'
Edebiyat
Post-MortemAlbert Caraco · Sel Yayıncılık · 2020752 okunma
Özünde Hepimiz Korkunç Bencilleriz
Puan vermedi·117 syf.·
2020 16. kitabı
En iyi giriş cümleleri ile tarihte yerini almış kitaplar vardır. Kafka'nın o içi kasvet dolu kitapları bu kitap listesinde en başta yerini alır. Aslında Albert Caraco yaşantısı ve yapıtlarıyla Kafka'nın anti-kahramanlarının 20. yüzyıla düşen bir yansıması. Albert Caracao'nun Post Mortem'i sonu en vurucu biten kitaplar listesinde en başta yerini almalı: "Ben yaşadım mı, hiç bilmiyorum, benim yaşamım çevrilecek bir sayfadan fazlası asla olmadı, yaşım elliye gelirken, elimde mürekkebin kararttığı sayfalar kaldı yalnızca." Yaşama dair buruk bir bakış. İddiasız bir anti-kahramanın yaşamını özetleyişi karşısında okurun varoluşa dair bir anda hissettiği o boşluğu da eklemeli bu anlatıya. Şöyle dönüp baktığımızda şu dünyaya gerçekçi yaklaşan, alengirli oyunlara, dalaverelere pek yanaşmayan, bir kitlenin içinde benliğini eritip kahramanlık, kurtarıcılık oyunları oynamaya yanaşmayan, bunların dışında kalan hangi anti-kahramanın sonu böyle olmamış ki? Ekşi sözlük gibi ergen platformlarda "Caraco Okurları" adı altında başlık açılarak güya Caraco okurları küçümsenmiş. Bu dünyadan vahşi bir tat ve haz alan, sömürmek ve semirmek için yaşayanların, twitter, sosyal medya kahramanlarının, büyük laf ebelerinin, büyük anlatılar çağının demode kalıntılarının Caraco metinlerini anlamasını beklemiyorum zaten. Caraco'nun bilimselciliğe, aydınlanmacı akla, moderniteye dönük eleştirileri rahatsız etmiş belli çevreleri. Neyse ki aynı çevreler bugün durmadan mutasyon geçiren küçücük bir virüsün pençesinde tapındıkları aydınlanma aklının, rasyonelliğinin çaresizliğini izliyorlar ve kaçınılmaz olarak evlerinde zorunlu nihilizmi tadıyorlar. Başka bir dünya mümkün diyenler, kendisiyle yüzleşmesini sevenler, ilerlemecilik, ilericilik gibi hastalıklara yakalanmayanlar için Caraco metinleri iyi
Edebiyat
Post-MortemAlbert Caraco · Sel Yayıncılık · 2020752 okunma
Neden bunca nefret?
Puan vermedi·117 syf.··
2021 88. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2021 02:23
  Albert Caraco, İstanbul doğumlu, 2. Dünya Savaşı sırasındaki nazi tehdidinden dolayı Güney Amerika'ya göç etmek zorunda kalan bir yazar. Yıllar boyunca intihara meyilli bir karakterde olmasına rağmen ailesini üzmemek için bu hareketi gerçekleştirmemiş ancak babası öldükten birkaç saat sonra hayatına son vermiş. Kitaba gelicek olursak üstüne söylenmesi gereken çok şey olmasına rağmen biraz özet niteliğinde ve alıntılarla ilerleyeceğim bir inceleme olacak.   Yazarın en büyük özelliği çevresine karşı kapalı tutumu. Kendisinin de söylediği gibi "Benim böyle hoşluklar yetiştirip beslememe imkân yok, benim yaşamamım kasvetli ve militan... çünkü korumam gereken bir sur var." Bunun haricindeyse yazdığı denemelerden gördüğüm kadarıyla annesi tarafından kadınlara karşı büyük bir kinle büyütülmüş bir çocuk. Bunun başlıca sebebinin annesinin oğlunu sadece kendine saklamak istemesi olduğunu düşünüyorum ki bunu da başarmış. Öyle ki sadece başkalarını değil kendini de sevmeyen bir insan haline gelmesini sağlamış. "...en iyisi kuşkusuz ki kimseyi sevmemektir ve bunun için de önce kendimizden başlamamız gerekir. Kendinden nefret etmeyi savunan kişi, hissi bağları parçalar."   Ve geldik beni en çok rahatsız eden kısıma. Kadınların varlığından bile rahatsız olan yazarımız bunu kitap boyunca bolca yansıtıyor. Kadınların duygusal bağ kurmaktan ve kendilerini güzel göstermek için makyaj yapmaktan fazlası olmayan zihinleri boş varlıklar olarak nitelendiriyor. Erkeklerinse bu konudaki görevini kadınların acizliğini kapamak için onlara iyi davranmak olarak atfetmiş. "Dolayısıyla kadınlara karşı gönül okşayıcı davranışlar doğaldır, cinsiyetlerine bağlı sefaletten onları teselli etmeye çalışırız..."                Çocukluğundan aşılanan bu aşağı görme durumu bütün kitap boyunca en
Edebiyat
Post-MortemAlbert Caraco · Sel Yayıncılık · 2020752 okunma
Reklam
Reklam