Büyük anlatıların (aydınlanma, tarihsel ilerlemecilik, rasyonalite, marksizm...) başarısızlığa uğrayıp hayal kırıklığına uğratmasıyla postmodern bir döneme girdiğimizi düşünen Lyotard kitapta oldukça derine inmiş. Meşruiyet, bilgi felsefesi, dil oyunlarının heterojenliği ve çokluğu gibi konuları irdelemiş. Dipnotlar kitabı daha da zenginleştirmiş. Ancak belki de çevirisi itibariyle, özellikle konuya da uzaksanız, altyapı için en azından bir kaç ders kitabı okuyup öyle bu kitaba dönüş yapmanızı tavsiye ederim.
Postmodern DurumJean François Lyotard · Bilgesu Yayıncılık · 2013162 okunma
Kitap ilk 1967 de basılmış. Türkçe ye 2013 de çevrilmiş ve sadece 1000 tane basılmış.
Modernizmin kavramsal dünyasını sorgularken düşüncelere payanda olabilecek yeni bir kavramsal alan icat ederek hepimizin başını belaya sokuyor.
Postmodernlik denilince el çabukluğu mağfireti ile değil bilgi felsefesi ile birlikte kavramları -yine de fazla titizlik göstermediğini düşünüyorum- yeniden düşünüyor.
Postmodern DurumJean François Lyotard · Bilgesu Yayıncılık · 2013162 okunma
Bu kitap elime nerden geldi bilmiyorum ama hiç bana göre değilmiş. Yarım bıraktığıma üzülmeyeceğim. Farklı türde kitaplar okuyun derler hep ama ilgimiz yoksa anlamak çok zor.
Postmodern DurumJean François Lyotard · Bilgesu Yayıncılık · 2013162 okunma
Sosyoloji literatüründe 1980 li yıllar boyunca etkin olan, modernliğin eleştirisine dayanan postmodern teori her türlü büyük anlatıya karşı çıkmakta yereli, etnikliği, dinselliği, çok kültürlülüğü öne çıkaran bir anlayıştır. Postmodern teorinin en önemli üyelerinden biri de Lyotard dır. Lyotard postmodern durum da postmodern terimini batı toplumlarında bilginin durumunu betimlemek için kullandığını ifade eder postmodern teoriyi anlamak için mutlaka okunması gereken bir kaç kitaptan biridir.
Postmodern DurumJean François Lyotard · Bilgesu Yayıncılık · 2013162 okunma
Lyotard Postmodern Durum metnini 1979 yılında yayınlamış. Kendisinin postmodern düşüncenin en güçlü temsilcilerinden biri olduğuna dair çok yoğun bir genel kanı olsa da, metnin son bölümüne kadar bunu anlamak zor. Lyotard postmodern bir kavramsal set geliştirmek yerine güncel veriler -her türden veriyi metin içinde işlemiş- ışığında bilginin değişen statüsüne dair bir tartışma yürütmekte. Örneğin klişelemiş 'büyük anlatılar' meselesinde büyük anlatıların sonunun gelmiş olduğunu söylüyor ancak büyük anlatıların sonu gelmelidir diye bir ifadede bulunmuyor. Yani postmodernite üzerine gözlemleri ve düşünceleri söz konusu esasen. Kitap hacminin küçüklüğüyle ters orantılı olarak çok yoğun. Son yirmi sayfada bir fizik/matematik tartışmasına giriyor ki benim gibi bu konuda bilgisi eksik okuyucuları çok hırpalar. Ancak kendi ilgi alanım dahilinde oldukça faydalandığım bir metin olduğunu söylemeliyim. Kitap 14 bölümden oluşuyor. Kısaca, bilginin eski ve yeni statüsünü karşılaştırdığı ilk bölümlerin ardından yeni bilginin niteliğine dair uzunca bir tartışma içeriyor metin. Bu tartışmada metin için kilit önemde olan yargıları alıntılara taşımaya özen gösterdim. Yine de her okuyucu kendi ilgileri uyarınca farklı noktalara dikkat çekecektir. Bir başka husus ise 21.yüzyılın ilk çeyreğini bitirirken kendimizi içinde bulduğumuz sayısal dünyanın 1979 yılında sadece bir ufuk olarak belirmesinin ilginçliği. Hem temel metinde hem de dipnotlarda yer alan geleceğe dair tahminlerin büyük oranda gerçekleştiğini söylemek mümkün. Ancak benim için esas soru şu: Bu metinler ve onun arkasındaki imge içinde bulunduğumuz dünyayı isabetli olarak tahmin mi etti yoksa onu inşa mı etti? Lyotard'ın bu soruya verdiği yanlış/eksik cevap onu postmodern yapan şey kanımca.
Postmodern DurumJean François Lyotard · Bilgesu Yayıncılık · 2013162 okunma
Jean-François Lyotard 10 Ağustos 1924'de Versailles'de doğdu. 1956 yılında felsefe yeterlik sınavlarını başarıyla verdikten sonra, Cezayir’in Konstantin kentindeki lisede bir yıl ve ardından Fransa’da La Fléche adlı lisede yedi yıl boyunca felsefe öğretmenliği yaptı.
1954 ile 1964 yılları arasında Sosyalizm ya da Barbarlık adlı Fransız radikal Marksist dergiye, ardından İşçi Gücü adlı başka bir dergiye düzenli yazılar yazdı. Düşünsel yaşamının başlangıcında Marksist bir konumda bulunan Lyotard daha sonra, 1974 yılından itibaren (Economie Libidinale–Libidinal Ekonomi kitabıyla birlikte) Marksizm ve Modernizm temelli öğretileri eleştiren bir yöne geçti. Lyotard'da bu kitaptan itibaren Nietzsche'ci bir teorik-politik konuma geçişin izleri görülür.
1968 Mayıs'ı olayları sırasında, Lyotard Sorbonne-Nantere’de dersler verdi. 1987 yılında emekli olana dek önce Paris Üniversitesi’nde, daha sonra ise Saint-Denis ’de öğretim üyesi olarak çalıştı. Aynı zamanda Paris’teki Uluslararası Felsefe Koleji'nin kurucu üyesi olan Lyotard, değişik aralıklarla bulunduğu sekiz yıl boyunca ABD’nin çeşitli üniversitelerinde Fransız felsefesi ile eleştirel kuram üstüne dersler verdi. Bir süre Almanya’da da konuk profesör olarak da bulunmuştur.
Lyotard, 21 Nisan 1998’de Paris’te lösemiden öldü.