Psikopat I- II- III
Adından da anlaşılacağı üzere kitabımızın baş karakteri bir psikopat. Evet evet tam bir psikopat. Yazarın hayal gücüne hayran kaldım gerçekten. Bu kadar saçma şeyi nasıl bir araya getirip kitap yazabildi bilemiyorum. Kurgu sıfır, içerik sıfır, karakterler sıfır ve anlatım sıfır.
"Aşk hiç bu kadar karanlık olmamıştı." Diye başlıyor kitabımız. Keşke hiç başlamasaymış...
Bir tarafta zenginlik ve lüks içinde yaşayan bir karakterimiz var. Buket. Bir tarafta herkesin korktuğu, tehlikeli ve insafsız diğer karakterimiz Kağan! Buket'in hayatı babasının iflasıyla değişir ve eski kusursuz günlerini İzmir'de bırakarak zorlu bir yaşam süreceği Ankara'ya taşınmak zorunda kalır. Buket, çevresine ve yeni başladığı liseye uyum sağlamaya çalışırken öyle büyük bir hata yapar ki her tavrıyla belayı temsil eden Kağan'ın tüm dikkatini üzerine çeker.
Hiçbir sınır tanımayan Kağan, Buket'e olan öfkesini göstermekten geri durmaz. (Çünkü o erkek ve karşısındaki bir kadın olduğu için ona istediği gibi davranabiliyor.) İkisi de birbirinden ölesiye nefret ederken, kaçınılmaz sona doğru adım adım yaklaşıp kendilerini imkânsız bir aşkın içinde bulurlar. (Erkek karakterimiz, kız karakterimize istediği her şeyi yapar. Ona kötü davranır, aşağılar ve nice iğrençlikler yapar ama yine de ona aşık olabilir bu masum kızımız. Çünkü o bir kötü çocuk. On yedi yaşında içkisi, sigarası, birçok pisliği olan bir liseli bu karakterimiz.) Tehlike, bir gölge misali Buket'in üzerine çöktüğünde, Kağan'ın ürkütücü karanlığını aşkıyla aydınlatabilecek mi? (Lise çağında olan bu psikopatı, masum kızımız kendine aşık edip - ona bunca kötü şeyleri yapmasına rağmen- kendisi de ona aşık olacak ve de karanlığı beyaza dönüştürecek mi?) Yoksa etrafını saran karanlığa yenilerek ruhunu siyaha kaptırıp yok olup