Saul Black, 1965 yılında Bolton, Lancashire, İngiltere'de Anglo-Hintli bir ailenin çocuğu olarak doğan İngiliz yazar Glen Duncan tarafından kullanılan bir takma addır. 1994 yılında babasıyla birlikte Hindistan'ı ziyaret ettikten sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne gider ve 1997'de Atlantik'in her iki yakasında da eleştirmenlerin beğenisini kazanan ilk romanı Umut'u yazar. 2002 yılında yazdığı Lucifer'in da film hakları satın alınmıştır.
San Francisco cinayet masasının gözü kara dedektifi Valerie Hart art arda işlenen cinayetlerde adına bırakılan şifreli mesajlarla karşılaşır. Kurbanlarla herhangi bir bağlantısı olmadığına emin olan Valerie olay yerini incelerken ipuçlarının oldukça rahatsız edici birini işaret ettiğini fark eder: bu kişi maksimum güvenlikli bir hapishanede işlediği ürpertici cinayetler yüzünden idam gününü bekleyen Katherine adında bir mahkumdur. Onu parmaklıklar arkasına gönderen Valerie’dir ve istediği son şey bir katilin karanlık zihnine yeniden girmektir. Ancak Katherine işlenen cinayetlerin sırrını bilen tek kişidir.
Kitabın geçmiş yorumlarına şöyle bir bakayım dedim, gözlerime inanamadım. Ciddi anlamda yerden yere vurulmuş. Evet detaylı, evet uzatılmış yerleri var, evet fazla bel altı ama hayattan bezdirecek türden değil. Tam tersi şahsen ben bir film izliyormuşum gibi okudum. Bitirmek için kendimizi ölümüne zorladığımız bundan çok daha vasat ve şişirilmiş polisiyeler okumuştuk. Peki mükemmel miydi, değildi elbette. Hatta baya ortalama düzeyde. Ama akıcı, kolay okunuyor ve en çok eleştirdiğimiz polisiye kısmı da gayet yeterli seviyede. Özellikle kitabın ikinci yarısı hız treni gibi. Bir yerlerde bu seriye denk gelirseniz en azından bir göz atın derim.
Not: Psikopati, Dedektif Valerie Hart serisinin ikinci kitabı. İlkini okumamıştım ama hiç
PsikopatiSaul Black · Koridor Yayıncılık · 2018118 okunma
Saul Black ın , psikolojik gerilim türüne taze bir soluk getiren eseri Psikopati , okuyucusunu San Francisco'nun karanlık sokaklarına ve insan zihninin en karmaşık dehlizlerine davet ediyor.
Psikopati, sadece bir cinayet soruşturmasından ibaret olmayıp, av ve avcının sınırlarının bulanıklaştığı, yüksek tempolu ve zeka dolu bir ölüm-kalım oyunu sunuyor.
Kitabın merkezinde, San Francisco cinayet masasının gözü kara dedektifi Valerie Hart yer alıyor. Hart, kişisel bunalımlarını bir kenara bırakmaya çalışırken gelen bir telefonla kendini korkunç bir cinayet mahallinde bulur. Darp edilmiş ve öldürülmüş bir kadının yanında, doğrudan kendisine hitap eden şifreli bir not vardır: "Valerie'ye... Kim olduğumu biliyorsun. Kabusuna hoş geldin."
Bu not, vakayı sıradan bir cinayet olmaktan çıkarıp, Hart'ı geçmişindeki acılarla yüzleşmeye zorlayan kişisel bir hesaplaşmaya dönüştürüyor. Romanın ana teması, adından da anlaşılacağı gibi, psikopatinin dondurucu ve manipülatif doğasını merkeze alıyor. Psikopat katil, tüm kartları elinde tuttuğunu bilerek, dedektifi adeta satranç tahtasındaki bir piyon gibi kullanıyor.
Saul Black, roman boyunca yarattığı keskin zeka ürünü diyaloglar ve şaşırtıcı kurgusuyla övgüyü hak ediyor.
Psikopati'nin en güçlü yanı, karakterlerin duygusal ve psikolojik durumlarının gerçekçi bir şekilde yansıtılmasıdır.
Saul Black, sadece cinayeti değil, aynı zamanda karakterlerin iç dünyalarındaki kaosu, gerilimi sürekli yukarıda tutarak okuyucuya hissettiriyor. Valerie Hart'ın kırılganlığı ve azmi arasındaki denge, onu empati kurması kolay, ama aynı zamanda zorlu bir kahraman yapıyor.
Psikopati, psikolojik gerilim ve polisiye türlerini sevenler için şiddetle tavsiye edeceğim bir eser.
Psikopati, kafa karışıklığı yaratabilen başlangıcına rağmen ilerleyen
Katherine Glass 6 kadını işkence edip öldürdüğü için Valerie ve ekibi tarafından yakalanıp hapse atılmıştır fakat bu suçları tek başına işlememiştir bir suç ortağı vardır ve suç ortağı Maskeli Adam hala
yakalanamamıştır...
Yıllar sonra Maskeli adam tekrar sahneye çıkar işkence edip öldürdüğü kadının yanında Valerie'ye diye başlayan şifreli bir not ile.
Olay yeri incelenip ipuçları takip edildikçe ve ikinci bir ceset daha bulunduktan sonra Valerie nin Katherine Glass'dan yardım istemekten başka çaresi yoktur çünkü bu şifreli mesajları çözecek ve cinayetlerin sırrını bilen tek kişi Glass'dan başkası değildir...
Serinin ikinci kitabı Psikopati için
Çok beğendiğimi söyleyemem ama genele baktığımda kendini okuttu özellikle Valerie ve Katherine diyaloglari. Şifreli mesajlar biz okuyucular için daha anlaşılır olabilirdi tamam sadece Glass anlayabiliyor belki ama bize de tam anlatsaydi iyiydi.
Güzel olan karakterlerin duygusal ve psikolojik durumlarını gerçekci bir sekilde yansıtmasıydı bu yüzden ayrıntılı ve uzun yazması benim için sorun olmadı.Maskeli adamın kimliği başlarda çıksada yine de okuttu kendini değil mi ? Elif Acar sırada ne var
PsikopatiSaul Black · Koridor Yayıncılık · 2018118 okunma
Dedektif Valerie yi Öldürme Dersleri kitabından tanıyoruz.
Bu kez bunalımlarını, aklının ve kalbinin karanlık yanlarını az da olsa geride bırakabilmiş. Ancak kitap öldürme dersleri kdr güzel , sürükleyici değil.
Valerie 6 yıl önce kadınları vahşice katleden sapık bir çiftin peşine düşmüş ve kadını yakalamayı başarmıştır. Aradan geçen 6 yılda adamın hiç sesi çıkmamışken bir anda yeni bir cinayet işlenir ve Valerie ye bir not bırakılır. Hikaye boyunca Valerie aklını okuyan, en karanlık korkularını hisseden Katherine ile sık sık suç ortağını yakalamak için görüşmek zorunda kalır. Kitabın en sağlam karakteri kesinlikle vahşice cinayetler işleyebilen ve kendisini sorgulamaktan hiç çekinmeyen Katherine bence.
PsikopatiSaul Black · Koridor Yayıncılık · 2018118 okunma
Kitap ne kadar kotu olursa olsun sonuna kadar okuma aliskanligim olmasa 30 defa birakmistim kitabi. Diyaloglar son derece karisik hangi karakterin ne soyledigi belli degil. Son derece sıkıcı, kesinlikle tavsiye etmedigim bir kitap.
Edit: an itibariyle kitabi hala bitirebilmis degilim ama azimliyim bitecek...
PsikopatiSaul Black · Koridor Yayıncılık · 2018118 okunma
Polisiye kitaplarda önceliğim kendine özgün bir kurgusu olması. Artık aynı kurgu üzerine dönen kitaplardan fena halde sıkılmaya başladım. Polisler, seri katiller, maktuller, deliller peşinde koşan dedektifler, cesetin yanına bırakılmış bazı cisimler veya cesette bulunan işaretler, polislerin özel hayatları, depresyona girmiş dedektifler, çok fazla detaylar, detaylar yine detaylar...
Karakterlerin her bir hareketi önemlidir, tamam. Tamam da, karakterlerin duyguları ve fiziksel haraketleri bu kadar da ayrıntılı yazılmaz ki. Şükür beyin özürlü değiliz. Anlıyoruz. Sol elini cama yaslaması, bir gözünün seğirmesi, başını bilmem kaç derece eğmesi, sağ ayağıyla gazı köklemesi, iç dünyasında yaşamış olduğu duygusal tepkiler vs. Bir sahneyi anlatırken bunu sayfalar dolusu anlatarak okuyucuyu bunaltmak ne derece doğru? Hiç dikkat ettiniz mi, dünyaca ünlü yazarlar fiziksel özellikleri bahsetmezken kurmuş olduğu güçlü karakteler ve güçlü kurgular sayesinde bu üne sahipler.
Ayrıca yemeğe fazla baharat atarsanız, yerken zehir gibi bir tat bırakır ağızda. Ne kadar aç kalsanızda o yemeği yemeye devam edemezsiniz, tabağı köşeye çeker sofradan kalkarsınız.
Bu kitabı okurken de bir çemberin içinde dönüp durdum ancak çemberin merkezinde çıt yok, tek bir adım ilerleyemeden bitirdim kitabı. Hem de bol baharatın olduğu bir yemek yemişim gibi, ağzımda acı bir tat bırakarak.
PsikopatiSaul Black · Koridor Yayıncılık · 2018118 okunma
Yazarın "Öldürme Dersleri" isimli kitabını beğendiğim için alıp başladığım bir kitap. Fakat çok tahmin edilebilir şekilde ilerledi. Bitirmek için okumuş oldum. Daha iyi olabilirdi.
Yazarın ilk kitabı Öldürme Dersleri'nin tam aksine bu kitabını pek beğenemedim. Günlerce elimde sürüklendi kitap.. Katilin kim olduğunu hemen tahmin etmemin haricinde, genel olarak beni heyecanlandırmadı. Kitap çıkarsa da okusam diye beklediğim bir yazardı. Ama biraz hayalkırıklığına uğradım.
PsikopatiSaul Black · Koridor Yayıncılık · 2018118 okunma
San Francisco cinayet masasının gözü kara dedektifi Valerie Hart, işten bir süreliğine uzaklaşabileceği bir hafta sonu planlarken telefon gelir. Bir ceset bulunmuştur; darp edilmiş ve öldürülmüş bir kadın. Ve yanında da ‘Valerie’ye…’ diye başlayan şifreli bir not: ‘Kim olduğumu biliyorsun. Kabusuna hoş geldin.’
Kurbanla herhangi bir bağlantısı olmadığına emin olan Valerie olay yerini incelerken ipuçlarının oldukça rahatsız edici bir yöne işaret ettiğini fark eder: Maksimum güvenlikli bir hapishane ve işlediği ürpertici cinayetler yüzünden idam gününü bekleyen Katherine adında bir kadın. Onu parmaklıklar arkasına gönderen kişi de, istediği son şey bir katilin karanlık zihnine yeniden girmek olan Valerie’den başkası değildir.
Ancak yine şifreli bir mesajla ikinci bir ceset daha bulunduğunda bu yapbozu çözmekten başka bir seçeneğinin olmadığını anlar. Katherine Glass işlenen cinayetlerin sırrını bilen tek kişidir ve çember Valerie için daha da daralmadan önce onun ne istediğini çözmesi gerekmektedir. Psikopat katilin tüm kartları elinde tuttuğunu bilse bile bu ölümcül oyunu bir kez daha oynamaktan kaçamayacaktır.
Keyifli okumalar…
Sonunda arsız katil öldürüldü ama katherina sag kaldı buna üzüldüm kitap da katherinanın hikayesini anlatmadan yarım bitti devamıda yok sanırım çünkü yazarın 2 kitabı var türkçeye çevirilen katherinanın hikayesini merak ettim
PsikopatiSaul Black · Koridor Yayıncılık · 2018118 okunma