Psikoz; karanlık zihinlerde yolculuk içeren heyecanlı işleyişi, soluksuz okunan kurgusu, çocukluk travmalarına, aile dinamiklerine göndermeleri ile çok beğendiğim bir kitap oldu. Tek eleştirim kitabın isminin orijinal ismine sadık kalmaması sebebi ile kırılma anlarında şaşırtma yaşatmaması oldu. Bunun dışında sayfaları hızlı çevirdiğim ve andan uzaklaştıran yapısı ile bir oturuşta biten bir yapıya sahip.
Küvez katili takma isimli seri katil; çocukları kaçırıp, yoğun işkencelere maruz bırakarak öldürmektedir. 7 yaşındaki kızı Laura'nın akıbetini öğrenmek isteyen Myriam'ın kendi çabaları ile çocuk katili yakalanır ve cezai ehliyeti olmadığı kararı ile psikiyatri kliniğine yatırılır.
Eski itfaiyeci Till Berkhoff'un oğlu Max Berkhof bir akşam komşunun evine giderken ortadan kaybolur. Tüm işaretler küvez katilini göstermektedir. Oğlunun cesedine ulaşmak ve onunla vedalaşmak isteyen Till Berkhoff, polis olan kayınbiraderi ile tehlikeli bir plan yapar. Farklı bir kimlik ile psikiyatri kliniğine yatarak; oğluna ne olduğunu öğrenmek ve var olduğu söylenen katilin günlüğünü ele geçirme amacını taşımaktadır. Ancak gücü kötüye kullanan yüksek statüye sahip insanlar, acımasız katiller, sadistler ve gerçeklik ile bağlantısı olmayan bireylerin kaldığı bir hastanede amacına ulaşmak hiç kolay olmayacaktır.
Farklı karakterlerin bakış açısından işleyen olay örgüsü, gizemli geçmişler ve travmatik geçmiş yaşantıları ile karanlık zihin yapılarının ön planda olduğu bu kitap psikolojik gerilim türünü sevenlere önerimdir.