Ruhunu Aşka Teslim Et (Secrets Serisi 3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1745
Gösterim
Adı:
Ruhunu Aşka Teslim Et
Alt başlık:
Secrets Serisi 3
Baskı tarihi:
Temmuz 2015
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059809139
Kitabın türü:
Orijinal adı:
In Total Surrender
Çeviri:
Deniz Rukiyye Sakallı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nemesis Kitap​
Andreas Merrick için intikam vakti yakındır. Onun için bu yoldaki en önemli basamak, bir süredir mektuplaştığı James Pace'tir. Ancak Merrick onunla yüz yüze görüşmeyi bir türlü başaramamıştır. İntikam zamanı yaklaştıkça damarlarındaki kan adeta yanmaya başlamıştır. Merrick için, James Pace ile yüz yüze görüşmenin yollarını aramaktan başka seçenek kalmamıştır. Bu nedenle, mektuplarından merak ettiği bu adamı izlemeye alır. Ancak gittiği yerlerde her zaman karşılaştığı tek bir kişi vardır. James'in kızı Phoebe Pace…

Saflığın ve zekânın mükemmel birleşimi Phoebe Pace, Merrick'in ofisine gittiğinde hayatında hiç olmadığı kadar kararlıdır. Babasının borçlarını ödemek için oldukça esaslı planları vardır. Merrick'in tüm çabalarına ve karanlık bakışlarına rağmen bunları ona kabul ettirmeye kararlıdır. Hedefine uzanan planları yapabilecek kadar zeki, ancak içine girdiği tehlikenin farkında olamayacak kadar da saf olan Phoebe'nin güvenliğini sağlama işi ise hiç istemediği halde Merrick'e düşmüştür.

Bir adım ileride yaşamayı öğrenen Merrick'in tahmin etmediği tehlike ise daha büyüktür; olmadığına inandığı ruhunu, aşka teslim etmek zorunda kalması yakındır…
(Tanıtım Bülteninden)
328 syf.
·1 günde·8/10
Anne Mallory'nin okuduğum ilk romanıydı. ve ne yazık ki olaylara en sondan balıklama atlamış olmama sebep olan seri sonu romanıydı. (Romanı okurken hissettiğim olayların gidişatı hakkında bir türlü bağlantı kuramama sorunumun sebebinin de bu olduğuna inanmak istiyorum. )
Yukarıdaki girizgahı öncelikle unutmanızı rica ediyorum. Hayatımda okurken en çok güldüğüm hatta bazı anlarda koptuğum bir ilişki vardı her şeyden önce bu romanda. Dünya olayın ortasında damdan düşercesine Andreas'ın yaşamına giren Phoebe! Uzun bir süre gerçekten kişiliği konusunda Andreas'ın sorguladığı kadar saf ya da deli mi diye düşünmenize neden olacak bir karakter. Andreas ise acının dibine vurarak o günlere gelmiş duygu yoksunu bir adam. Andreas'ın iç sesiyle Phoebe'nin asla durmak ve sınır bilmeyen konuşma meziyeti muhteşem diyaloglara sebep olmuş. Phoebe'nin ince ince Andreas'ın ruhuna işleyişi çok güzel kaleme alınmış. Bayıldım.
Ama başta dediğim gibi olayların akışında karşıma çıkan karakter ve detaylar çoğu anda "sayfa mı atladım acaba?" dememe sebep olan bir muamma içerip durdu. Her şeyin çözüldüğü anda bile duraksama yaşadım. Bu tarz seri romanlarda genelde yazarlar okurlarının bir önceki romanlarını okumamış olma ihtimaline karşı geriye dönük açıklamalar atarlar aralara. Bu romanda bence bu eksikti diye düşünmek istiyorum. Bunu da ancak daha önce yazdıklarını okuduğumda netleştirebileceğim. Phoebe'nin sevgisindeki taviz vermezlik herşey sonuca bağlandığında bir tık beni duraksatmış olsa da bunu da sadakat konusundaki seçici taviz vermezliğine bağlayabilirim.
Oldukça keyifli bir romandı kısacası.
328 syf.
Tarihi aşk romanları çok sevmeme rağmen maalesef ki bu kitabı çok yetersiz buldum. Bunun nedeni birincisi bu tarz kitaplarda balolar leydiler lordlar havada uçurşurken bu kitapta neredeyse yok denecek kadar az olmasıydı. Bu kitap daha çok o dönemin karanlık sokaklarını yansıtmak ister gibiydi. Ve ayrıca her şey öyle karışık geldi ki bir türlü anlamlandıramadım. Yada hiç karışık değildi ama ben pat diye son kitabı okuduğum için bu kimdi şimdi? diyip durdum. Diyaloglar çok hoştu, karakterlerin hareketleri okuyucuya çok güzel yansıtılmış ama yinede bir eksiklik hissettim. Zaten kitabın sonu sırf bitsin diye yazılmış gibi. Paldır küldür bir şeyler oldu onu da beğenmedim. Ama yazarın hakkını yememek adına bu serinin diğer kitabını da okumayı düşünüyorum. Boş vakitte okunacak bir kitap ama özellikle gidip de 'bunu kesinlikle okumalıyım' dediğim bir kitap olmadı.
328 syf.
·16 günde·10/10
Ve serinin çevirisi en güzel kitabı oldu ilk 2 kitapta sanırım çeviriden kaynaklı olacak çoğu yerlerini anlamakta zorluk yaşadım ama bu kitapta o soruna rastlamadım ve severek okudum

Andreas ve intikamını almak için göze aldıkları ve bu uğurda kaybettiğini sandığı duygularını bulmasını okuyoruz gerçi sona doğru bu intikamın asıl nedenini öğreniyoruz ama olsun seriden bağımsız rahatlıkla okunabilir bir kitaptı tavsiye ederim
Aslında pencereyi açsa da farketmiyordu.
Zaten söylediği her şeyi duyabiliyordu. Kulakları özellikle onun sesine duyarlı gibiydi. Kusursuz bir orkestranın içindeki bozuk keman gibi. Yada daha doğrusu, onların rezil senfonisi içindeki mükemmel bir keman gibi.
Neden sadece defolup gitmiyordu?
"Burası senin evin değil. "
Gülümsedi. " Yanılıyorsunuz. En azından geçici olarak öyle. Evim, ailemin olduğu yerdir."
Buna söyleyecek hiçbir şeyi yoktu.
Phoebe öne eğildi."Sanırım ilk kez sizin kağıdınızı kirlettiğinizi görüyorum. Bu sizi öpmenin hoşuma gittiğini ve bunu tekrar yapmak istediğimi söylediğim için rahatsız olduğunuz anlamına mı geliyor? Bu konularda deneyimsiz olsam da, sizin de hoşunuza gidiyor gibi göründüğünü söylerdim."
"Bayan Pace."
"Evet."
"Hiç terbiyen yok mu?" Bunlar neredeyse teslim olur tarzda söylenmişti.
"Hayır. Sağduyu ile zıt düşüyorsa yok."
Eli masaya düştü ve Phoebe'ye baktı."Sağduyunun terbiyeden bağımsız olduğuna mı inanıyorsun?"
Phoebe kendinden emin bir şekilde başını salladı.
"Bu konuda evet."
Adam iç geçirdi ve kalemini masaya attı.Küçük bir damla ucundan aktı.Anlaşılan bu hafta hayret haftasıydı.Bir eliyle gözlerini ovuşturdu ve tekrar iç geçirdi.
"Evet, benim de hoşuma gitti."
Pacelerin evine saldıranları gözaltına almak Andreas'ın daha fazla sorgulama yapması anlamına geliyordu. Sorgulamaktan nefret ederdi. Sorgulamak konuşmayı içeriyordu ve ardından kıyafetlerini değiştirmek zorunda kalıyordu. Ama sorgu işini başkasına emanet edecek değildi, bu konuda olmazdı.
Ve Bayan Tanrının Cezası Günışığı işte burada oturuyordu. Periler tarafından giydirilmiş, elflerle kurabiye pişirmiş, tek boynuzlu at ile çay içmiş gibi görünüyordu.
"Her şeyi bilemezsin. "
"Elbette hayır. Bildiğim bir şey varsa o da, her şeyi bilen insanları kimsenin dinlemediğidir."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ruhunu Aşka Teslim Et
Alt başlık:
Secrets Serisi 3
Baskı tarihi:
Temmuz 2015
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059809139
Kitabın türü:
Orijinal adı:
In Total Surrender
Çeviri:
Deniz Rukiyye Sakallı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nemesis Kitap​
Andreas Merrick için intikam vakti yakındır. Onun için bu yoldaki en önemli basamak, bir süredir mektuplaştığı James Pace'tir. Ancak Merrick onunla yüz yüze görüşmeyi bir türlü başaramamıştır. İntikam zamanı yaklaştıkça damarlarındaki kan adeta yanmaya başlamıştır. Merrick için, James Pace ile yüz yüze görüşmenin yollarını aramaktan başka seçenek kalmamıştır. Bu nedenle, mektuplarından merak ettiği bu adamı izlemeye alır. Ancak gittiği yerlerde her zaman karşılaştığı tek bir kişi vardır. James'in kızı Phoebe Pace…

Saflığın ve zekânın mükemmel birleşimi Phoebe Pace, Merrick'in ofisine gittiğinde hayatında hiç olmadığı kadar kararlıdır. Babasının borçlarını ödemek için oldukça esaslı planları vardır. Merrick'in tüm çabalarına ve karanlık bakışlarına rağmen bunları ona kabul ettirmeye kararlıdır. Hedefine uzanan planları yapabilecek kadar zeki, ancak içine girdiği tehlikenin farkında olamayacak kadar da saf olan Phoebe'nin güvenliğini sağlama işi ise hiç istemediği halde Merrick'e düşmüştür.

Bir adım ileride yaşamayı öğrenen Merrick'in tahmin etmediği tehlike ise daha büyüktür; olmadığına inandığı ruhunu, aşka teslim etmek zorunda kalması yakındır…
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 30 okur

  • Meryem Başaran
  • Gurbet Aydoğan
  • sibellla
  • Hasret Kardeş
  • Hlm
  • Librarian
  • Hazal Eraydın
  • Kitap+Kitap +Kitap
  • HunHanist
  • Gamze Sel

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.9 (6)
9
%0
8
%28.6 (4)
7
%14.3 (2)
6
%14.3 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0