In the Arms of the Beloved

Rumi

Mevlana Celaleddin-i Rumi
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 15 dk.
Sayfa Sayısı:
256
Basım Tarihi:
2019
İlk Yayın Tarihi:
12 Haziran 1998
Yayınevi:
Penguin Putnam Inc
ISBN:
9781585426935
Ülke:
Türkiye
Dil:
İngilizce
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2021 13:24
Mevlana ile bir ortak noktamız olduğunu, ikimizinde Ay’a aşık olduğunu öğrendim. Hiç kavuşulmayacak olana,olan bir aşk, ona olan bir hasretlik....
Şiir
Aşk ŞiirleriMevlana Celaleddin-i Rumi · Remzi Kitabevi Yayınları · 202056 okunma
3/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2020 00:00
Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme. Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı? Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru. Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme. Ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için... Bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun, etme. Ey, makamı var ve yokun üzerinde olan kişi, Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan Ayin da evini yıkmayı kastediyorsun, etme. Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme. Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer, Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme Ey, cennetin cehennemin elinde oldugu kişi, Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun, etme Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize ○ zehiri o şekerle sen bir ediyorsun, etme Bizi sevindiriyorsun, huzurumuz kaçar öyle. Huzurumu bozuyorsun, sen mahvediyorsun, etme. Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı. Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme syan et ey arkadasım, söz söyleyecek an değil Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme.
Alıntı
Aşk ŞiirleriMevlana Celaleddin-i Rumi · Remzi Kitabevi Yayınları · 202056 okunma
6/10
·62 syf.·
Beğendi
·
2019 33. kitabı
Kitap güzel ama Rumi'nin o kendine has dilini ingilizcede aynı etkiyle bulamıyor haliyle. Farklı bir dilden okununca farklı bir tat veriyor şiirler ama aynı güçlü etkiyi veremiyor. Yine de ara ara açıp okunacak bir şiir derlemesi olmuş.
Şiir
The Love Poems of RumiMevlana Celaleddin-i Rumi · Harmony Publishing · 199856 okunma
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Bazıları Mevlâna Celaleddîn Rûmî hazretlerine kızar, ağızlarına ne gelirse söyler ve ona hakaret ederlermiş. Yine bir gün bir saygısız adam: “Sen inançsızlara bile kucak açıyorsun, onlarla bir araya geliyorsun; günah işleyenlere dahi “gel” diyorsun... Böyle yapmakla dinin izzetine dokunuyor, İslam`ın onurunu iki paralık ediyorsun.” şeklinde hakaret dolu bir mektup göndermiş. Hazret, mektubu açıp okumuş, tebessümle kağıdın arka tarafını çevirmiş ve tek cümle yazıp geri göndermiş. Hazreti Mevlânâ o tek cümlede: “Sen de gel, sana da bağrımı açıyorum!” demiş.
Aşk ŞiirleriMevlana Celaleddin-i Rumi · Remzi Kitabevi Yayınları · 202056 okunma
10/10
··
Beğendi
There were nights i read it all from the beginning till the end, slowly, thinkfully, page by page, word by word, then I’d sleep within the waves of an unknown & peaceful ocean. Another night arrives in the end and i urge to read it again and again, but every single time, i find a poem i haven’t seen before
The Love Poems of RumiMevlana Celaleddin-i Rumi · Harmony Publishing · 199856 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Mevlana Celaleddin-i RumiYazar · 122 kitap
Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur. Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında 'Bilginlerin Sultânı' ünvanını almış olan Hüseyin Hatibi oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur. Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'I-Ulemâ 1212 veya 1213 yıllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrıldı. Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf Feridüddin Attar ile de karşılaştılar. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Feridüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır. Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kufe yolu ile Kâ'be'ye hareket etti. Hac farizasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldiler. Karaman'da Subaşı Emir Musâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler. 1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'/-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldılar. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlı iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Alim Çelebi adlı iki oğlu ile Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi. Bu yıllarda Anadolu'nun büyük bir kısmı Selçuklu Devleti'nin egemenliği altında idi. Konya'da bu devletin baş şehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve Devletin hükümdarı Alâeddin Keykubâd idi. Alâeddin Keykubâd Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi. Bahaeddin Veled Sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alâeddin kendilerini muhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni ikametlerine tahsis ettiler. Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak, Selçuklu Sarayının Gül Bahçesi seçildi. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'ndaki bugünkü yerine defnolundu. Sultânü'I-Ulemâ ölünce, talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, İplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Vaazları kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu. Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizi ile karşılaştı. Mevlâna Şems'de 'mutlak kemâlin varlığını' cemalinde de 'Tanrı nurlarını' görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü. Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkubi ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizi'nin yerini doldurmaya çalıştılar.