Zaman zaman hikaye okumayı seviyorum. Özellikle nöbette iyi oluyor. Bekir Yıldız sevdiğim kalemlerden.
Daha önce okuduğum "Sahipsizler " ismi ile bağdaşan bir kitap. Almanyadaki gurbetçi işçilerimizi ve Anadolu halkını çok güzel anlatmiş. Gariban kimsesiz halkımızı yazmış. Dili sade ve yöresel konuşmalar çok güzel olmuş. Severek okudum. Kaldığımız yerden Bekir Yıldız okumaya devam.
SahipsizlerBekir Yıldız · Cem Yayınevi · 197581 okunma
İsmiyle çarpıcı görünüp o kadar da çarpamayan bir kitap. Evet, kötü değil; ele aldığı konu, işleyişi sıkıcı değildi ve anlatım dilini de beğendim. Sadece ismi ve arka kapakta yer alan açıklama doğrultusunda böyle bir içerik beklemiyordum. Bu sebeple beklentimi karşılamadığını söyleyebilirim. İçerikle ilgili de aslında çok ele alınmış bir konu olmadığı için okuma listelerinize ekleyebileceğiniz minik bir çerez olarak düşünebilirsiniz.
Kitapta 7 hikaye yer alıyor ve genel anlamda Anadolu köylerindeki sahipsiz olarak nitelendirebileceğimiz birkaç insanın ufak tefek, alevlerde yansa, çığlıklar içinde ağlasa kimsenin duymayacağı küçük yaşantılarını bir arkadaşa bakıp çıkarmışçasına okuduğumuz bir kitap oluyor, Sahipsizler. Aynı zamanda birkaç hikayede de bir dönem Almanya'ya giden işçi halkımızın bazı iç acıtan, huzursuzluk veren hikayelerini okuyoruz. Hakeza, yazarın kendi de Almanya'ya işçi olarak gitmiştir. Belki kendi anılarıdır, belki çevresindekiler, belki öyle kafasından uydurmuştur.. kim bilir?
Kitabın içinde 2. hikaye olan Bedrana'nın bir de filmi bulunmakta. Şöyle linki bırakayım: youtu.be/eIk4S7QjFJc?si=...
Eski tarzdaki filmleri sevenler varsa, izleyebilir diye düşündüm. Ben çok sevemedim. Hikayenin kendisi zaten hepi topu 10 sayfayken 1 saat 11 dakika film çekilmiş. Hiiç izleyemem diyip kapattım. Zaten Naif'i de hiç sevmedim, katlanamazdım o kadar. Yine de şöyle atlaya zıplaya bir baktım; son sahneyi beğenmedim. Kitabın hissettirdiği sahne ile neredeyse hiç benzemiyordu. Belki bütününü izleseydim aynı fikirde olmayabilirdim.
Yazarı tanımadığım halde yayınevine güvenerek aldığım bir kitaptı. Değer miydi? Hayır, yazarın diğer kitaplarını belki beğenirim diye bitirmek isterdim incelemeyi ama diğer kitapları da çocuk kitapları olunca, öyle
Harekete hazır trenin son yolcuları gibiyiz şimdi de...
Eskimiş toprak, azalmış eş-dost ama gene de tabutunu omuzlayanların bulunabileceği köyüne gitmek isterdi adam.
Kitabın adı:Sahipsizler
Yazarın adı:Bekir Yıldız
Sayfa sayısı:103
Mini minnacık bir kitap. Gurbet ellerde (Almanya'da)çalışan birkaç arkadaş var. Bu arkadaşlardan biri vefat eder. Elde yok avuçta yok ki cenazeyi memlekete götürsünler. Almanya'da defnetmek isterler ama orda ölüleri yakıyorlar bizimkiler kabul etmez ama onlar yakarlar bir avuç külü ellerine verirler ne yapsınlar şimdi...
SahipsizlerBekir Yıldız · Cem Yayınevi · 197581 okunma
Bekir Yıldız'ın gene çarpıcı öykülerinden oluşan bu kitabına iki saatinizi ayırın derim ben...Belki yazıldığı döneme göre bir şeyler değişmiş olabilir bu coğrafyada ama ınsanlık hep aynı değişen bir şey yok...
Kitapta çoğu Almanya'da çalışmaya giden işçilerimizin başından geçen yedi değişik hikayeye yer verilmiş. Ben en çok kitaba da adını veren Sahipsizler'i beğendim. Diğer mini hikayeler de gayet güzeldi. Bekir Yıldız'ın insanları anlatımı, mekan tasvirleri ve o anki duyguları vermesiyle oldukça rahat okunan bir kitap ortaya çıkmış. İyi okumalar :)
SahipsizlerBekir Yıldız · Cem Yayınevi · 197581 okunma
Yurdum insanının bozulmamış, saf, temiz halini bizlere aktardığı bu eserde, dönemin sorunlarını, dönemin insanlarını ve çektikleri acıları anlatıyor. Bu eserde sıkıntıları, kah espiriyle, kah övgüyle, kah yergiyle anlatması okuru sıkmıyor. Keşke şimdinin Türkiyesinde yaşayan insanlar, o dönemdeki gibi, saflığın, temizliğin, en önemlisi de insan olmanın gereksinimlerini taşıyarak yaşasa.
Eseri bizlere bırakan yazarımız Bekir Yıldıza rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun.
Türk edebiyatında özellikle hikâye alanında ustalaşmış fakat nedendir bilinmez, ismi çok anılmayan, kitapları yeni nesil kitapçılarda pek bulunmayan ve bilhassa gençler tarafından tanınmayan bir yazar Bekir Yıldız. 1933 yılında Şanlıurfa'da hayata merhaba diyen Yıldız, 1998 yılında "çatık bir kaş gibi gelen" bir kalp krizi neticesinde aramızdan ayrıldı. Yıldız'ın eserlerinde güneydoğu insanının ve Almanya'da zor şartlar altında çalışan gurbetçilerin dramına tanık oluruz çoğunlukla. Yazar, kendisi de bir dönem Almanya'da çalışmış ve yaşayıp gördüklerini hikâyeleştirerek okurlarla paylaşmıştır.
Yazdığı eserlerde gerçekçiliği ve sadeliği ön planda gördüğümüz Yıldız'ın "Sahipsizler" isimli kitabında da yedi adet öykü bulunuyor. Okuduklarınızdan etkilenmemek için bütün hislerinizden arınmış olmanız gereken bu öykülerde cenazesini dahi bir kavanoz içinde küller halinde ancak alabilen insanlardan, "namus temizleme" bahanesiyle yok yere heba edilen canlara; kan davası nedeniyle sönen ocaklardan, makineleşmiş insanların dramına kadar çeşitli konulara değiniliyor.
Kitabın yalnızca kapak resmi bile alıp okumak için en büyük nedenlerden biri diyebilirim. Kitapta geçen Bedrana isimli hikâyenin filmi yurtdışında ve ülkemizde ayrıca ödül almıştır.
Bekir yıldız’ın Reşo Ağa kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı. Bu kez kitabında konu olarak gurbetçilerin yaşamış olduğu zorlukları konu almış. İlk izlenimim kitap başarılı ama benim öykü kitaplarında çokça rastladığım ve pek haz etmediğim bir şey varki oda öykünün sonunun okuyucuda tatmin edici bir izlenim bırakmaması. Bu katip içerisindeki bir çok öyküde benzer bir durum var. Bir diğer konu ise yazarın ard arda kulanmış olduğu kısa cümleler (özellikle son öyküsünde) okuru yorar cinsten. Ama Bekir Yıldız köy romanı ve öyküleri okumayı sevenler için her zaman tavsiye edebileceğim bir yazar.
İyi okumalar…
SahipsizlerBekir Yıldız · May Yayınları · 197181 okunma
Sahipsizler.
Yitik hayatlar biten ümitler hepsi birer acı hikaye. İnsana hüzün veren merhamet duyguları yanında acımayı hatırlatan bir dizi öyküler derlemesi....
Bekir Yıldız (d. 1933 - ö. 8 Ağustos 1998), Türk öykü ve roman yazarı.
1933 yılında Urfa'da dünyaya geldi. Matbaa'cılık okulunu bitirerek, işçi olarak Almanya'da çalışmaya gitti. Yurda döndüğü zaman, Asya Matbaası'nı açan Bekir Yıldız, hikâyelerinde Güney Doğu insanlarının yaşamlarını anlattı. Hikâyelerinden bazıları senaryolaştırıldı ve filme alındı. May, Halkın Dostları, Yeni a, Yazko Edebiyat dergilerinde görev aldı. Birçok yazısı "Zaman İçinden" adlı kitapta toplanmıştır.1971 yılında Kaçakçı Şahan eseri ile Sait Faik Hikâye Armağanı'nı aldı. 8 Ağustos 1998 yılında geçirdiği kalp krizi sonucunda hayatını kaybetti. Karacaahmet Mezarlığı'nda defnedilmiştir.