Merhabalar herkese... Şebnem Burcuoğlu'nun kaleminden Şekerfare isimli kitabının küçük bir incelemesiyle buradayım. Dili ve anlatımı açık anlaşılır okurla sohbet havasında eğlenceli bu kitabı ben çok sevdim. Sağlık problemlerimle uğraştığım bu günlerde kitap ilaç gibi geldi ve beni güldürdü. Tüm okurlara tavsiye ederim.
Kitaplarla kalın.
Keyifli okumalar.
Sevgiyle.<3
Sevgili Şebnem, kitaplarını okurken o kadar çok eğleniyorum ki...
Şekerfare'deki olaylar kışın yaşanmasına rağmen, müthiş kahkaha attıracak yaz komedisi tadında. Yazarın dili son derece akıcı. Kaldı ki yolda okuduğum romanlar normalde başıma fena halde ağrı sokar ama Şekerfare su gibi okunmalık, okurken de bol bol tabiri caizse 'yarılmalık' bir kitap. Kocan Kadar Konuş kitabını da çok ama çok beğenmiştim. Bu kitap da beni yine yanıltmadı. Yazarın diğer kitaplarına nazaran Şekerfare'de aşkın biraz daha geri planda kalıp ana karakterin kendi hayallerine doğru yol alması kitabı benim için daha da değerli kıldı. Sıradaki Şebnem Burcuoğlu kitabı gelsin. :)
Kitapta en beğendiğim nokta mekanın Ankara olması. 7 göbeği deniz kenarı insanı olan bir insanım. Ankara'dan başka memlekette yaşayamam. Hele ki bana Ankara aşkını aşılayan bir şarkının sözlerine kitap sayfasında rastlamam gözlerimi doldurdu. Ama hepsi bu kadar . Kitapta hoşlanmadığım nokta ise sürekli bir kocan kadar konuşa atıflarda bulunmalar böyle bir efendim nasıl söylesem başarıyla gururlanmalar falan. Ayrıca sözde kendi kendisiyle dalga geçmiş kitapta.Çok sırıtmış yani. Keşke hiç bu işlere girişmeseydi, benim adıma daha başarılı bir kitap olacaktı.
ŞEKER-FARE / ŞEBNEM BURCUOĞLU
İndirimden toplu kitap alınca hediye olarak geldi, bende bir kenara koydum. Canım sıkılıp da değişik bir şeyler ararken gözüme çarptı ve okudum. Şebnem Burcuoğlu'nun kaleminden Şeker-fare'yi. (Ayyy, hemen atlamayın yanlış yazdı diye, doğru yazdım Şeker-fare) Tabii sizin aklınıza hemen Şekerpare tatlısı geldi değil mi? Oysa benim aklıma tatlı farecik Ratatouille geldi.
Burcuoğlu'nun bu üçüncü kitabı; ilk romanı 2014’ün en çok satan kitaplarından biri olan Kocan Kadar Konuş ve ikinci romanı 2015'in en çok satanlarından Kocan Kadar Konuş Diriliş, iki kitabı da BKM tarafından aynı adlarla sinemaya uyarlandı. Bu kitap da 2016'da basılmış ama uyarlanmamış. Neden? Belki konusundandır
Konusuna gelince; Şükran Tanay. çoğunluğun olduğu gibi zengin ve ünlü olma hayaliyle yırtmaya çalışan ama yırtamayan milyonlarca kişiden biri. Olaylar, 'Şekerfare' adlı hikayesini bir film şirketine satmasıyla başlar. Hikayesi senaryolaştırılarak filme çekilecek, o da senarist olarak ünlenecek, çılgın paralar kazanacaktı. Ama evdeki hayaller, film sektörüne uymadı. İşin içine girdiğinde başına gelmeyen kalmadı. O da yaşadıklarını 'Şekerfare' adlı bir kitap yazarak herkese anlattı. Hem belli mi olur, belki bu sefer kitap sayesinde yırtar, ünlü bir yazar olup hayallerine kavuşur.
Yazarın diğer kitaplarını okumamıştım, kalemiyle ilk defa tanıştım. Rahat okunan, akıcı, günlük dille yazılmış, espri dozu da iyiydi. Olayların Ankara'da geçmesi de değişikti ( ne de olsa film piyasası denilince ilk akla gelen İstanbul'dur). Tam gülümseyerek kafa dağıtmalık bir şezlong kitabı. Eeee bende hep ağır takılacak değilim değil mi? Hem tatile gidip şezlonglarla buluşamadığıma göre bari şezlong kitaplarıyla buluşayım
Böyle kitaplar okumak beni dönem dönem mutlu ediyor. Komik, eğlenceli, yormayan süprizsiz bir kitap. Çerez niyetine. Tam da çok yoğun olduğum bir dönemde kolaylıkla okudum. Kocan Kadar Konuş gibi olmasa da oldukça eğlenceliydi. Yazarı severlere tavsiye edilir :)
İşinden atılan Şükran'ın arkadaşı Meryem'in de etkisiyle, yazdığı Şekerfare adlı hikâyesini film şirketlerine göndermesiyle başlayan bir macera... Araştırmadan bilmeden yapılan işler insanın başına neler açıyor görüyoruz bu hikayede... Bazı yerlerde güldüm evet ama çok da bana hitap eden bir kitap olmadı. Gene de emeğe saygı...
Kocan Kadar Konuş ve Süreyya Kuaför Salonu kitaplarına kıyasla sönük bir kitap olmuş. Güldürme unsuru az. Diğer okuduğum kitapları gibi güler eğlenirim diye umdum ama bekledigim kadar güzel değildi.
Ankara dan ayrılalı daha bir ay olmuş. Sonra tevafuk bu ya bu kitapta olay örgüsünün Ankara’da geçmesi beni çok mutlu etti. Geçen mekanlarda kendimden bir şeyler buldum. Anılarım canlandı. Kitabın akıcı da olması çok iyiydi. Ara ara sesli güldüğüm yerler vardı. Esktra orda geçen şarkıları da hiç üşenmeden bulup dinledim. Ankara temalı olunca dayanamadım. Kendimce ders çıkarttığım noktalar da oldu kısacası kitabı beğendim ve severek okudum
9 tl indiriminde olduğu için almıştım. Şebnem Burcuoğlu “Kocan Kadar Konuş” ve “Kocan Kadar Konuş Diriliş” kitaplarının yazarıymış. Hızlı okuma antrenmanı yaptığım bir kitap oldu. Çıtır çerez.
Arada böyle kafa dağıtacak kitaplardan okuyorum, iyi oluyor. Düşünmeden, gülme amaçlı. Yazarımız nükteli anlatımıyla okuyucuya bir genç kızın senaristliğe girişmesini, acemiliğini ve sonunda yaşadığı derin tecrübeyi aktarmış. Kalemine sağlık.
Şebnem Burcuoğlu, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünü takiben yüksek lisansını Boğaziçi Üniversitesi Avrupa Birliği Çalışmaları bölümünde tamamladı. Kurumsal İletişim alanında yönetici olarak çalışan Burcuoğlu, aynı zamanda köşe yazarlığı yaptı. 2014’ün en çok satan kitaplarından biri olan ilk romanı Kocan Kadar Konuş ve 2015'in en çok satanlarından Kocan Kadar Konuş Diriliş isimli ikinci romanı, BKM tarafından aynı adla sinemaya uyarlandı.
Şebnem Burcuoğlu, 2015 Elele Avon Kadın Ödüllerinde halk oylamasıyla “Yılın Yazarı” seçildi.