Ruhumuz yıldız tozlu, güneşin tozlarıyla süpürülür..
Gökyüzünde seherin renkleri, yeryüzünde yaldızlı bir sabah, çiçeklerden bir gelin odası, kuş sesleri ile alkışlanan ilk aşk bûsesi ebedi olmayan layık değil midir? Sergüzeşt
Edebiyat & Roman
Kalbe sükûnet gelince insanı yerin altına koyuyorlar.
— Arada sevgi olmadan, sırf menfaat ve servet için yapılan evliliği, ahlâka uygun mu sayıyorsunuz? - Gençler, evlilikleri konusundaki kararı büyüklerine bırakmalıdırlar. — Bence, dünyada gençlerin en büyük hakkı, istedikleriyle evlenmeleridir. Gözlerin seçme hakkına, zevkin beğenme hürriyetine, ruhun tabî uyumuna karışmak büyük bir zulüm değil midir? - Öyle, fakat o yaşlarda gençliğin verdiği coşkuyla, gözler gerçekleri göremez. Gençlikte zevk, insanı çoğunlukla yanıltır. Heyecanı kadar derin olmayan gençliğin çılgın hevesleri, seneler tarafından düzeltilince, insan birdenbire ne görür? Hatalarını, kusurlarını ve belki cinayetlerini. — Hayır, hayır! İnsan, gençliğinde aritmetik bilgisiyle çarpma veya ederler bölme yapar gibi mi evlenmeli? Evlenecek gençlere daima sükûnet, muhakeme tavsiye ederler. Seneler geçip de o sükûnete erdikten sonra, o evlilikten gereksiz, o evlilikten tatsız bir şey göremem. - Bu sözlerin hepsi, Celal Bey, zavallı dilberi gözünün önüne getirmekten doğan duyarlılıkla ve coşkulu bir ifadeyle sözüne devam etti. — Güzel ve genç bir kızın, namusuyla sevecek bir kalbe sahip olması, sevilmeyi dilemesi, genç kızlık hayallerini aşıkca tasvirlerle süslemesi, kendisine yaradılışı gereği Allah tarafından verilmiş en büyük ayrıcalık ve en doğal haktır. Herkes sükûnete erdikten sonra evlenecekse, o güzel kız, bu doğal hakkını nereden arasın? - Bu sözlerin hepsi, gençlik ateşi içindeki bir zihnin sayıklamalarıdır. — Hayır, yanılıyorsunuz. Ruhun o coşkunluğu, tabiatın o ateşi olmazsa hayatın bir amacı olmaz. Ondan bir tadalamam. "Kalbe sükûnet gelince insanı yerin altına koyuyorlar." Sergüzeşt Samipaşazade Sezai
İnsan ve Duygular
Reklam
Sergüzeşt
evlilik için gerekli olan asalet ve ikbal değil midir? Hayır anneciğim. Güzellik ve namus. Sevgi de çoğunlukla bunların ardından gelir. Sergüzeşt Samipaşazade Sezai
Alıntı
Türk Edebiyatı Klasikleri
insan, hayatının hangi devrinde olursa olsun anneye karşı daima çocuktur. Sergüzeşt Samipaşazade Sezai
Edebiyat
Söyle
bana kıymetli anneciğinden nasıl ayrıldığını, eğer geleli çok olmadıysa memleketinde bir nehrin kıyısında başını sevgilinin göğsüne dayayıp da karla kaplı dağ tepelerini seyrettiğin zaman neler hissettiğini söyle. Sonu olmayan vahşi ormanların içinde, göklere çıkmış büyük ağaçların altında hiç sevgilinin nişanlını bekledin mi? Bekledinse kalbin nasıl çarpıyordu, ormanın iç taraflarında kuşlar nasıl ötüşüyordu, eve döndüğün zaman annen seni nasıl telaş içinde bekliyordu, tarif et. Sergüzeşt Samipaşazade Sezai
Yüksek sanatlarla uğraşmak için...
...yalnızlık lazım. Zira o esnada ruh heyecan halindedir. Asayiş ve sükûnet lazım. Zira o durumda, derinden derine konuşan kalbi dinleme ihtiyacı var. Sergüzeşt Samipaşazade Sezai
Reklam
Reklam