Ankara da doğup İstanbul da büyüyen Nebiye'nin hayatını anlatıyor kitap. Okuması kolay bir kitap değildi. Geçmiş ve gelecek arasında ki o ince çizgiyi kaçırmadan kitabı takip etmeniz gerekiyor.
Nebiye'nin duygusal iniş çıkışları, çocukluğu, sorgusuz sualsiz yaşadığı silik yaşantısı, geçmişi ve şimdisi...
Ankara'ya gittiği ve dönüş yapacağı tarih olan 10 Ekim 2015'de Ankara Gar'ında yaşanan katliamda son bulan Nebiye'nin hayatını öykü tadında anlatmış Müge İplikçi.
Sil BaştanMüge İplikçi · Can Yayınları · 201957 okunma
İlk kez okuduğum Müge İplikçi, bu kitabıyla büyük bir sürpriz oldu benim için. Zira bu kitap oldukça iyi bir edebiyat eseri bana göre. Absürdlüğe ulaşan hikâyesini, fantastiğe kayar gibi bir çizginin kenarlarında dolaşan öyküsünü kitabın final kısmında öyle bir yere ulaştırıyor ki yazar, kitabın gücünün, dilin ve anlatımın kopuk, deliliğe de temas eden tarzından kaynaklandığını daha iyi anlıyoruz. Nebiye'nin tozlarla, uzaylılarla, bekir'le, serin'le ve ankara'yla olan bağlarının, ilişkilerinin hikâyenin son kısımlarında gelip de dayandığı yer bir yumrukla ifade edilebilir belki. Absürdlüğe, deliliğe çekilen bu gerçeklik yumruğu nasıl da kitabı her şeyiyle daha da etkileyici bir hale sokuyor! Yazarın başka eserlerini de denemeli ve bu tadın raslantısal olmamasını ummalıyım. Türk polisiyesi okuma yılı olarak seçtim bu seneyi ama çok ceset birikti, biraz beklesin katiller, cesetler, dedektifler, başkomiserler.
Sil Baştan'ı okumalı mısınız peki?
KESİNLİKLE !!!!!
Sil BaştanMüge İplikçi · Can Yayınları · 201957 okunma
'Toz'a takıntılı bir edebiyat öğretmeni Nebiye. Her şey Milli Eğitim Bakanlığı'na bir dilekçe yazma çabası ile başlıyor. Sonrasında kendisine tamamen zıt bir karakterde olan Serin'le yollarının kesişmesi ile Nebiye'nin hikayesi devam ediyor. Sayfalar ilerleyip, her durumda kendisini haklı görüp uzlaşmanın çok mümkün olmadığını okura farkettiren anlatıcı Nebiye'nin toz takıntısının, küçüklüğünde yaşadığı bir toplumsal olay travması sonrasında mı oluştuğu sorusunu akla getiriyor. Yıllar sonra yaşanan bir başka üzücü olayda bu iki farklı karakterin birleşmesi ise insanın içini acıtıyor.
Daha önce adını sıkça duyduğum Müge İplikçi'yi ilk kez okudum. Toplumsal olayları dramatize etmeden insanın yüzüne çarpması, karakterlerin güçlü olması, az sözcük ile bu kadar çok şeyi anlatması kitabı severek okuma sebeplerim arasında yer alıyor. Yani yazarı okumaya devam.
Getem için sesli kitap olarak okuduğum Sil Baştan, aynı zamanda #CANlandıranokumalar etkinliğinde Mayıs ayında sevgili arkadaşlarım ile birlikte okumak için seçtiğim kitap idi
Hayatımı sil baştan yaparak yenilemek uğruna atacağım adımlarda karşılaştığım bir kitap... Müge İplikçi'den Sil Baştan.. Adını dilime ne zaman değdirsem Şebnem Ferah'ın şarkısı dökülür devamında dudaklarımın arasından.
Benim gibi bir edebiyat öğretmeni olan Nebiye Hanım'ın mesleğini arka kapakta öğrendiğimde almaya karar vermiştim. Bu öğretmenin hikayesi kim bilir nasıl ki öğretmenliği vurgulanmış demiştim içimden.
Nebiye hanım, temizlik takıntısı olan bir edebiyat öğretmenidir. Hani gereksiz bir insan görse toz niyetine silecek bir kafası vardır. Öyledir de... Dert yakındığı komşusundan. Yerine alınan öğretmenden. Otobüsteki muavinden.
Aklınıza gelebilecek her türlü detaya yer veriliyor kitapta. Hacim olarak kısa ama anlam olarak epey etkileyecek bir kitap, benim nazarımda. Yahut kendimden çok şey buluyorum da ondan mı?
İlk kez Müge İplikçi okuyorum. Sanırım son da olmayacak.
Nebiye Hanım'ın öyküsünün anlatıldığı bu kitap, elimde birkaç gün gezmiş olsa da sonunda ellerime bıraktığı hüznünden dolayı memnun kaldım. Çünkü ben istediğimi buldum.
Nebiye Hanım'ın öyküsü anlatılsa da arka planda çokça şey anlatılıyordu. İnsan ilişkileri, insanın toplumdaki profili ve iletişim becerileri üzerinden değindiği ufak tefek detaylar tadından okutmuyordu kitabı.
Sanırım yine olsa yine okurum. Ama bu durum göreceli olduğu için sizlere önerir miyim? Emin değilim. Yine de elinize kitabı inceleme fırsatı geçerse biraz karıştırın. Öyle karar verin.
[Kaynak: instagram.com/p/ByvhISopDdC/?...]
Kitabı bitirdiğimde kendime "bana ne kattı?" sorusunu sorduğumda cevapsız kalmıştım. Okunmasını vakit kaybı olarak gördüğüm sayılı kitaplardan biridir Sil baştan.
Sil BaştanMüge İplikçi · Can Yayınları · 201957 okunma
“Koca gar binasının içindeki sabah yoğunluğu bir süre sonra Nebiye’yi tutarken Simitçi Hacer, uzun uzun baktı Nebiye’nin arkasından. Sanki bir şey söyleyecekmiş de söyleyememiş gibi. “Neyse dönünce söylerim,” gibi başını salladı. Sonra, “Hiç dönmeyecek ki,” dercesine gözleri garın sabah ışıklarına takıldı kaldı. Çok değil ama...” bazı hayatların başlangıçlarına, insanların yaşanmışlıklarına dönüp bakıldığında “Sil Baştan” demek istersin yalnızca... koskoca ömür boşa geçmiş, sözünü yüzlere çarpan bir kitap belki de... Sil BaştanMüge İplikçi
Aslında kitabın arkasına bakarak aldım o an ilginç oluşu dikkatimi çekmişti fakat dil üslup yazılışı bakımından çok bağlayıcı gelmedi konu ile. Ama yinede fena bir kitap değildi :)
Sil BaştanMüge İplikçi · Can Yayınları · 201957 okunma
İstanbul'da doğdu. Kadıköy Anadolu Lisesi'nden sonra İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. İstanbul Üniversitesi Kadın Sorunları ve Araştırma Bölümü ile The Ohio State University'deki yüksek lisans derecelerinin ardından Kadıköy Kız Lisesi'nden İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne kadar uzanan bir dilimde öğretmenlik yaptı. Yaşamındaki genç dostlarının sırrı bu süreçte yatmaktadır.
Önce öyküleriyle tanındı. Perende (1998), Columbus'un Kadınları (2000), Arkası Yarın (2001), Transit Yolcular (2002) adlı dört öykü kitabı yayımlandı. Romanları Kül ve Yel (2004) ile Cemre'nin (2006) yanısıra Yıkık Kentli Kadınlar ve Cımbızın Çektikleri (Ümran Kartal ile birlikte) adlı inceleme kitapları da basıldı. Öyküleri çeşitli dillere çevrilen Müge İplikçi yaşadığımız yeni zamanları ve günümüz insanlarını postmodern yaratım biçimleriyle ele alıyor. İnsan ilişkilerini ve o ilişkilerin parçaları olan kadınların konumunu anlatmayı seviyor. Yazdıklarının hemen tümünde kadını ve onu çevreleyen sahte halenin komikliği, sıradanlığı, buyurganlığı ve yok ediciliğini vurguluyor.
Müge İplikçi bugüne kadar iki ödül kazandı: 1996 Yaşar Nabi Nayır Gençlik ödülleri birinciliği ve 1997 Haldun Taner öykü dalı üçüncülüğü. Türkiye PEN'inin Hapisteki Yazarlar Komitesi üyeliğini (WIPC) üç yıldır sürdüren yazar 2.5 yıl boyunca aynı kurumun Türkiye Kadın Yazarlar Komitesi (IPWWC) başkanlığını da yaptı.
Açık Radyo'da iki yıl yapım ve sunumunu üstlenmiş olduğu, Ümran Kartal ile Nalan Barbarosoğlu'nun ikinci yılda dahil oldukları Sabun Köpüğü adlı program daha sonra Nazan Haydari tarafından ABD'de doktora tez konusu olarak incelendi.
Yazarın çok sayıda incelemesi, kitap tanıtım yazısı ve öyküsü Varlık, Milliyet Sanat, Eşik Cini, Adam Öykü, Picus, Hayalet Gemi, Birgün gazetesi, Radikal Kitap eki gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı.
Müge İplikçi gazeteci-yazar Ruşen Çakır 'la evli ve Ali Deniz Çakır'ın annesi.