Sivrisinek

Ömer Seyfettin
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 57 dk.
Sayfa Sayısı:
104
Basım Tarihi:
9 Eylül 2011
Yayınevi:
Günışığı Kitaplığı
ISBN:
9789944717076
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·15 syf.·
2019 149. kitabı
Bu öyküde karşımıza Efruz Bey çıkmaktadır. Efruz Bey arkadşına bir mektup yazarak, devlette üst makamlara gelen insanlara eleştiriler yaparak kendisinin daha layık olduğuna dem vurur, arkadaşı ise konuyu sivrisinek ve ruzgar hikayesi ile anlatamaya çalışır. Kısa, güzel bir öykü...
1000Kitap
SivrisinekÖmer Seyfettin · Günışığı Kitaplığı · 2011125 okunma
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2023 23. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2023 23:31
(SPOİLER VAR)!! Türkçe'yi Osmanlıca'nın kalıplarından kurtaran Ömer Seyfettin'den, gülümseten "genç" öykülerini sunduğu bir kitap . Türkçeyi yabancı etkilerden arındırılmasına ve sadeleştirmesine öncülük etmiş. 10 tane "genç" öyküsü bir arada verilmiş. ilk öykümüz "Muayene" bir hastanın doktora gidip komik itiraflarını anlatması. 2. "Perili köşk" kimsenin yaşayamadığı bir ev olarak gösterilmiş ama bunun arkasında birinin oyununu anlatıyor. 3. "Sivrisinek " buda bizim kibirli ve kendini çok büyük gören küçuk sivrisineğinin rüzgara kafa tutmasını işlemiş. 4."Çakmak " iki arkadaş arasında bazı olaylar geçiyor ve davalık oluyorlar dava sonunda çakmağı alan arkadaş 10 kuruş ödemek için yalanını açığa çıkarıp çakmak için davalık olduğu arkadaşına atar. 5."And" en sevdiğim ve gercekten güzel bir öykü aralarında. mıstığın kan kardeşini korumak için kuduz bir köpek tarafından ölmesi ve arkadaşının sürekli onu hatırlaması . kan kardeşliğinin gücünü çok iyi anlatmış. 6."ilk cinayet" gemi yolculuğunda cocuğun kuçuk martıyı cok istemesi dolayısıyla annesi alır ve getirir yanlarına alırlar ama, cocuk sıkıp boğar ve ölür. insanıfca öldürmüştür. 30 yıl sonra bile kendisini bilir bilmez yaptığı bu cinayeti ,ne zaman martı görse bütun neşesini kaybeder.ve pişmanlığını dile getirir. 7."Cesaret" bir müşterinin berbere gelip kücuk at sinesinde korkmasını ve aralarında gecen kücuk konuşmaları anlatan bir öykü.
Deneme, İnceleme
SivrisinekÖmer Seyfettin · Günışığı Kitaplığı · 2011125 okunma
Puan vermedi·104 syf.·
2022 429. kitabı
Hikâyede sivrisinek, sadece bir böcek değil, aynı zamanda insanın sabrını, tepkilerini ve bazen de saçma yanlarını ortaya çıkaran bir araç gibi. Yazar, olayları abartmadan, doğal bir şekilde anlatıyor; bu da hem güldürüyor hem de düşündürüyor.
SivrisinekÖmer Seyfettin · Günışığı Kitaplığı · 2011125 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Ömer SeyfettinYazar · 178 kitap
Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır. 1884 yılında Gönen'de (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Beyle, Fatma Hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanîye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsine devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu. Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı. Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirildi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdunda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı. Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşanın organize ettiği Babıali Baskınına katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü. 1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü. Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Martta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığına nakledildi. En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır. Detaylı bilgi ve kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Ömer_Seyf...