Sovyet Sonrası Karmaşa (Kazakistan´da Şiddet ve Mülksüzleşme)

·
Okunma
·
Beğeni
·
164
Gösterim
Adı:
Sovyet Sonrası Karmaşa
Alt başlık:
Kazakistan´da Şiddet ve Mülksüzleşme
Baskı tarihi:
Haziran 2003
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750501302
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Post-Soviet Chaos
Çeviri:
Selda Somuncuoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim
Doksanlı yıllar boyunca insanlara, hayatlarını devam ettirebilmek için tek ve alternatifsiz bir sisteme mecbur oldukları anlatıldı. Kapitalizm ve onun iktisadî-siyasî mekanizmaları en akılcı, insan tabiatına en uygun seçenek olarak sunuldu; piyasanın hayatı en adilane bir şekilde düzenleyen mübadele biçimi olduğu tartışmasız kabul edilsin istendi. Kapitalizme geç kalan toplumların önlerinde ne büyük fırsatların olduğu vazedildi. Joma Nazpary, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Kazakistan’da ortaya çıkan gelişmeleri tartıştığı Sovyet Sonrası Karmaşa: Kazakistan’da Şiddet ve Mülksüzleşme’de, kapitalizmin tek alternatif olarak sunulduğu ve savunulduğu bir ortamda birbirlerini yok edecekmişcesine çatışan, çarpışan, yaşamaya gayret eden insanların hikâyesini anlatıyor. Adına yaşamak denen bir mücadelenin kâh mülksüzler arası şiddete, rüşvete, acımasızlığa; kâh fahişeliğe, dışlanmaya, ezilmeye dönüştüğü bir cangılda insanları ne hale getirdiğini vukufla tartışıyor. Kazak milliyetçiliğinin dil, toplumsal hayat, eğitim, sosyal güvenlik politikalarındaki pervasızlığı ve kendi has trajikomikliğiyle çevrelenmiş araştırma, kapitalizmin insanları kendi insanî vasıflarından sıyırırken ne tür bir “devlet planlaması” ile varolabileceğini bir kez daha ve acımasız bir çarpıcılıkla gözlerimizin önüne seriyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Hayatın her alanından insanla ilişkiye girdim,
ama mülksüzlerle daha fazla zaman geçirmeye, onların grüşlerini almaya ve her şeyi onların açısından görmeye dikkat ettim
NATO'nun doğuya doğru genişlemesi ve Batılı danışmanların, spekülatörlerin, çokuluslu şirketlerin, petrol baronlarının, seks turizminin, seks endüstrisinin, bankacılık sisteminin, tefecilerin,
mafyanın, misyonerlerin, gizli ajanların, bankerlerin bölgeye akın etmiş olmaları, Sovyet sonrası değişimde Batı'nın etkin müdahalesini gösteren işaretlerden sadece birkaçı.
Yoksulluk, işsizlik, fahişelik ve intiharlar,
mahallede yaşayanlara göre, Sovyet zamanında görülmedik şeylerdi, ama artık, en azından benim bulunduğum süre boyunca, mahallenin ilgi odağını bunlar oluşturuyordu.
Yoksulluğun yanı sıra, genç kadınları cinsel stratejiler izlemeye iten önemli olgulardan biri de tüketim kültürü. Çoğu kadın pahalı Batılı malları alamadığında gerekli parayı bulmak için
bu yollara başvurmaktan çekinmiyor (Bridger vd., 1996). Para karşılığı girilen cinsel ilişkilerin yaygınlaşmasına ve ulusaşırı seks endüstrisinin doğuşuna öncülük eden de bu
Önceleri, Sovyet zamanında, yetkililerin gözettiği ahlaki
sınırlar vardı. Ahlak ölçütleri yüksekti, parti bununla ilgilenirdi. ... Ama bugün insanlar vahşi hayvanlara döndü.
Orman kanunlarına göre davranıyorlar. Güçlü olan herkes
zayıf olanlara vuruyor, tecavüz ediyor, öldürüyor, çalıyor.
Sovyet refah sisteminin karşıladığı ihtiyaçla-
rın Batı'nın ileri düzeydeki refah devletlerinden, örneğin İsveç'ten çok daha üstün olduğu biliniyor. Örneğin, o dönemde Almatı'da gıda maddesi, kira, ulaşım, telefon, spor,
Lsanat ve diğer eğlence giderlerinin ücretler içindeki oranı
Stockholm'den çok daha düşüktü. Sağlık, eğitim ve çocuk
bakımı neredeyse ücretsizdi. Humphrey (1983 ) ve Clarke'ın (1992) değindikleri gibi, refah devletinin hizmetleri işyerleri temel alınarak verilmekte, işçilere barınma, çocuk
bakımı, dinlenme, sağlık, emeklilik ve seyahat olanakları sağlanmaktaydı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sovyet Sonrası Karmaşa
Alt başlık:
Kazakistan´da Şiddet ve Mülksüzleşme
Baskı tarihi:
Haziran 2003
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750501302
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Post-Soviet Chaos
Çeviri:
Selda Somuncuoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim
Doksanlı yıllar boyunca insanlara, hayatlarını devam ettirebilmek için tek ve alternatifsiz bir sisteme mecbur oldukları anlatıldı. Kapitalizm ve onun iktisadî-siyasî mekanizmaları en akılcı, insan tabiatına en uygun seçenek olarak sunuldu; piyasanın hayatı en adilane bir şekilde düzenleyen mübadele biçimi olduğu tartışmasız kabul edilsin istendi. Kapitalizme geç kalan toplumların önlerinde ne büyük fırsatların olduğu vazedildi. Joma Nazpary, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Kazakistan’da ortaya çıkan gelişmeleri tartıştığı Sovyet Sonrası Karmaşa: Kazakistan’da Şiddet ve Mülksüzleşme’de, kapitalizmin tek alternatif olarak sunulduğu ve savunulduğu bir ortamda birbirlerini yok edecekmişcesine çatışan, çarpışan, yaşamaya gayret eden insanların hikâyesini anlatıyor. Adına yaşamak denen bir mücadelenin kâh mülksüzler arası şiddete, rüşvete, acımasızlığa; kâh fahişeliğe, dışlanmaya, ezilmeye dönüştüğü bir cangılda insanları ne hale getirdiğini vukufla tartışıyor. Kazak milliyetçiliğinin dil, toplumsal hayat, eğitim, sosyal güvenlik politikalarındaki pervasızlığı ve kendi has trajikomikliğiyle çevrelenmiş araştırma, kapitalizmin insanları kendi insanî vasıflarından sıyırırken ne tür bir “devlet planlaması” ile varolabileceğini bir kez daha ve acımasız bir çarpıcılıkla gözlerimizin önüne seriyor.

Kitap istatistikleri