Meşrutiyet Kıraathanesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.293
Gösterim
Adı:
Meşrutiyet Kıraathanesi
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
191
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753480192
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çınar Yayınları
Rıfat Ilgaz mizahı elle gıdıklamaktan kurtarıp ona toplumsal niteliğini kazandıran yazarımızdır. Bugüne dek yarattığı yapıtlarına "Geçmişe Mazi"de katılınca onun, mizahı yeni bir boyuta yücelttiği görülür.
Hababam Sınıfı'nın yazarından çok güzel bir mizah eseri. Genelde emeklilerin doluştuğu ve Meşrutiyet dönemindeki gibi Enver ve Niyazi adlı iki kişinin işlettiği kıraathanede olan olaylar, yapılan tespitlerin anlatıldığı eğlenceli bir kitap. Yurdum insanının bakış açısı, rejimle ilgili ince eleştiriler, köylüye bakış açısı, namus kavramı, ahlaksızlık ve vurgunculuk üzerine ciddi tespitler içeren bu kitap mutlaka okunması gerekenlerden.
Kitap yazıldığı döneme dair bilgi verirken. Bir yandan güldürüyor diğer yandan düşündürüyor. Karakterler aynı da olsa her bölümde yeni bir olay anlatarak da bir yandan kıraathaneden kopmuyorsunuz diğer yandan da hep farklı hikayeler okuyorsunuz. Bölüm (hikaye) sayısının fazlalığı da kitabın zengin içeriğini ortaya koyarken okuma kolaylığı sağlıyor.
Meşrutiyet Kıraathanesi, ağırlıklı olarak bürokrat, asker ve memur emeklilerinin vakit geçirdiği bir mekân. Yazar, kıraathane sakinleri aracılığı ile o yıllarda ki ülke gündemini kaleme almış. Bazen üst düzey bazen sıradan muhabbetlerin döndüğü keyifli bir mekân.Sonunun işkembeci olması üzdü.
Öğretmen emeklisi: «Doğu'da açlık kaldı mı ki...» dedi.
«Kaç kuruş yardım yaptın?..»
«Tam elimizi cüzdana atalım dedik, bir Bakan, 'Doğu'da açlık yenildi' diye beyanat verdi.»
Az konuşan Malmüdürü emeklisi: «Yalan mı?» dedi.
«Açlık yenilmiş. Afiyet olsun! Açlık bile yenilip tüketilmiş!»
«Sükunet üssünden kanatlanan Kartal...»
«Anlamadım!» diye bağırdı Barlas, «Sükunetin nesinden?»
«Üssünden!»
«Üssünden haaa! Vay anasını!»
«Ne var bunda şaşacak!»
«Üsle sükunet nasıl yanyana gelir! Üssün olduğu yerde sükunet olur mu be!»
Meral ağır hasta diye. Biliyorduk, ciğerlerinden hasta olduğunu. Kanaması var, acele doktor, dediler. Açtım Samatya İşçi Sigortası Hastanesini. Gazetede çalışan sigortalı bir bayanın kanaması var, acele doktor gönderin, dedim. Biz karışmayız, siz Sultanahmet'ten isteyin dediler. Açtım Sultanahmet Hastanesini, hastanın nerde oturduğunu sordular. Bostancı'da dedim. Karşı tarafa biz karışmayız, diye kapattılar telefonu. Karşı tarafı açmak istedim. Baktım telefon rehberine. Karşı tarafta sigorta hastanesi yok, dispanserler var. Kadıköy dispanserini çevirdim, adam yok! Erenköy dispanserini çevirdim, ses yok. Paşabahçe dispanserini çevirdim, bir santral çıktı, bekleyin verelim dediler. Bekledim, bekledim, biri çıktı, tam yarım saat sonra! Anlattım durumu. Biz karışmayız dedi, hem karışsak bile gönderecek doktorumuz yok! Peki dedim; kime başvuralım? Bilmiyoruz dedi, Nişantaşı sigorta hastanesine sorun! Sorduk, biz de bilmiyoruz diye cevap verdiler. Açtım yeniden Samatya hastanesini. Bu sefer başhekim çıktı. Beyefendi, dedim, anladık doktor gönderemeyeceğinizi. Hastamız boyuna kan kaybediyor, ne yapalım? Sigortalı hastaya doktor göndermenin kolay yolu yok mu? Başhekim, düşündü taşındı, valla dedi, bu formaliteyi iyi bilmiyorum. Ne söylesem yalan! Açtım yeniden Sultanahmet'i. Ne yapalım, dedim. Bir kolayı yok mu bunun? Nöbetçi doktor, düşündü düşündü; yok deyip çıktı işin içinden! Bu sefer ben düşünmeye başladım. Her aylığından cayır cayır sigorta parası kestiğim bu arkadaşa hiç mi bu müesseseden bir fayda sağlıyamayacaktım. Sigortaların Tepebaşı'nda bir merkezleri olduğunu işitmiştim. Aradım telefon numarasını rehberden. Çevirdim alo dedim, neresi orası? Bozuk bir kapıcı sesi! Ben İrbaham! Müdür Bey yok mu, dedim. Yuh begim, diye cevap verdi. Yahu, İbrahim Efendi, dedim; sen bilirsin! Bir hastamız var, kanamalı! Bir sigorta doktorunun gönderilmesini istiyoruz evine. Ne yapalım! Begim dedi, sigurta tohturu gönderemezsin. Velakin başka tohtur gönderebilirsin. Bu tohtura, her gaç guruş ise verür, ireçeteye aldığı pereyi yozdurirsen! Coyur coyur alursen ertesi gün sigurtadan! Hay Allah senden razı olsun İbrahim Efendi; dedim. Sigortanın başında senin gibi aklı başında bir adam olsa da, bu işler biraz yoluna girse...»
Duuuur! Yavaş ol!» dedi, Hurşit Bey, «Polis, jandarma cayır cayır çarşaf yırtmaya başlayınca bir cayırtı da halktan koptu. Tamam dedim, halka görünmenin tam sırası... Ağır olun dedim, bizim zabıta kuvvetlerine. Şimdi sıra bende.
       Bırakın çarşaf marşaf yırtmayı. Vilâyet gazetesinin başyazarını çağırttım. Yaz, dedim, demeç veriyorum: Bundan böyle yalnız ve yalnız genelev kadınları giyecek.
       Günahkârların kendilerini halktan gizlemeleri için! Peçe bile takabilirler!»
       Cevdet Barlas:
       «Sonraaa?» diye baktı yüzüne.
       «Sonrası mı olur artık, bir tek çarşaflıya rastlayana aşkolsun, şehir sokaklarında! Biz böyle yaptık valiliği dostum!»
«Evet. Hocanın birini köye göndermişler... Bir gün akşam namazından sonra, bir
köylü sokulmuş yanına. Hocam, demiş, izin verirsen bir şey soracağım, İsa
Peygamber, gökyüzünde ne yer, ne içer, çok merak ettik de... Hocanın tepesi
atmış, ulan, demiş tam üç gündür köyünüz deyim, bizim hoca, ne yer, ne içer diye
sormazsınız da, gökteki İsa'yı sorarsınız!»

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Meşrutiyet Kıraathanesi
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
191
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753480192
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çınar Yayınları
Rıfat Ilgaz mizahı elle gıdıklamaktan kurtarıp ona toplumsal niteliğini kazandıran yazarımızdır. Bugüne dek yarattığı yapıtlarına "Geçmişe Mazi"de katılınca onun, mizahı yeni bir boyuta yücelttiği görülür.

Kitabı okuyanlar 58 okur

  • Drkitapsever
  • Zennure Karaaslan
  • Mr. Mysterious
  • Onur Güney
  • Hande Irga
  • palermo
  • Aytaç
  • Aykut Koyuncu
  • Ali Çetinkaya
  • Duygu Eylül

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.2
14-17 Yaş
%3.2
18-24 Yaş
%9.7
25-34 Yaş
%38.7
35-44 Yaş
%32.3
45-54 Yaş
%6.5
55-64 Yaş
%3.2
65+ Yaş
%3.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%48.8
Erkek
%51.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.6 (3)
9
%11.8 (2)
8
%52.9 (9)
7
%5.9 (1)
6
%5.9 (1)
5
%5.9 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0