Olaf Stapledon | Star Maker
Bu kitap, okurken düşüncelerimin sınırlarının yavaş yavaş genişlediğini hissettiren bir kitap oldu benim için.
Kitabın merkezinde, bilincin bedenden ayrılarak evrene yayılması fikri var. Yıldızlar arasında dolaşırken farklı gezegenlerdeki yaşam biçimlerine, uygarlıklara ve zihin yapılarına tanıklık ediyor. Ancak bu yolculuk bir keşif heyecanından çok, insanı küçülten bir farkındalık yaratıyor. Çünkü her yeni dünya, insanın kendini merkeze koyma alışkanlığını biraz daha kırıyor. Stapledon, evrende zekânın ve bilincin tek biçimli olmadığını, aksine sayısız formda var olabileceğini gösteriyor.
Okurken beni en çok etkileyen şey, zamanın bu kitapta neredeyse önemsizleşmesi oldu. Yüzyıllar, binyıllar birkaç sayfada geçip gidiyor; uygarlıklar kuruluyor, gelişiyor ve yok oluyor. Bu hız, insan ömrünün ne kadar kısa ve kırılgan olduğunu sert ama dürüst bir şekilde yüzüme vurdu.
Yok oluş bile evrenin doğal bir parçasıysa, belki de her şey sandığımız kadar dramatik değildir.
Bu kitabı bitirdiğimde kendimi biraz yabancılaşmış, biraz da zenginleşmiş hissettim. İnsan olmanın ne anlama geldiğini, evrendeki yerimizi ve bilincin sınırlarını düşündüm. Star Maker, keyifli vakit geçirmek için değil; düşünmek, rahatsız olmak ve bakış açısını sarsmak isteyenler için yazılmış bir kitap. Bana göre asıl gücü de tam olarak burada yatıyor. Türünü sevenlerin yazarın kalemine şans vermesini tavsiye ederim.