Barış Özcan’ın tavsiyesiyle okudum. Kitap bana etrafıma ne kadar yüzeysel baktığımı, bakıp göremediğim ne çok şey olduğunu fark ettirdi. Birçok malzeme hakkında hiç duymadığım ilginç bilgileri keyifle okudum.Yazar kendi hayatından örneklerle inanılmaz samimi ve anlaşılır bir dil kullandığı için teknik bilgiler beni hiç sıkmadı. Ara ara hatırlamak isteyip yeniden okuyacağım yerler olacaktır eminim. Farklı bir bakış açısı kazanmak isteyenlere tavsiye ederim.
Kitabın yazarı Mark Miodownik, Times’ın gösterdiği, Birleşik Krallık’taki en etkili 100 bilim insanından biri. Bu kitap, günlük hayatımızda sıklıkla karşımıza çıkan kağıttan tutun da betona, plastikten tutun da cama kadar tüm bu temel malzemeleri bize yakından tanıtıyor. Bu sayede çevremizdeki eşyalara daha farklı bir gözle bakmamızı sağlıyor. Ayrıca genel kültür anlamında da okuyucuya birçok yeni bilgi kattığını söyleyebilirim. Kitap okunduktan sonra Netflix’teki Gündelik Mucizeler belgeseli de izlenebilir.
Sonuç olarak, kitabı bilimsel bir kitaba göre oldukça akıcı buldum. Bu temel malzemeler hakkında biraz daha ayrıntılı bilgi sahibi olmak isteyenlere okumalarını tavsiye ederim Eşyanın TabiatıMark Miodownik
Çevremizde her gün defalarca gördüğümüz birçok nesne vardır. İçinde yaşadığımız betondan tutun da gözlüğümüzdeki cam ve plastiğe kadar... Bu malzemelerle bu kadar içli dışlıyken nasıl oluştuklarını, nasıl gelişip günümüze geldiklerini hiç mi merak etmedik? Bu gibi sorular zaman zaman sizlerin de aklını kurcalıyorsa bu kitap tam size göre diyebilirim.
* * *
Kağıt, çelik, porselen, plastik, çikolata gibi nesnelerin oluşum ve gelişim süreçleri fazla ağır olmayan güzel bir bilimsel dille okuyucuya aktarılmış. Okurken yer yer şaşırdığım ve değişik bağlantılar bulduğum noktalar oldu. Yazarın dili ve kendi yaşamından verdiği örneklerle kitap daha da pekişmiş. Bilim okumaları yapmaya başlayacaklar için güzel bir başlangıç kitabı olabilir. 1edebiyat1bilim1film grubumuzun Şubat ayı bilim kitabıydı.
Bir fotografla bilim dünyasının başlangıcından bu güne nasıl gelindiği ancak bukadar anlatıla bilirdi.( Yazar taresta bir masada otururken kendine ait bir fotoğrafı paylaşmış, masanın üzerindeki kitap,fincan, çikolata... gibi şeylerden... karşısındaki kule inşaatına, dişinden ,kırılan bacağına kadar ,bu fotograf üzerinden bilgiler vererek anlatmış)
Hayatım boyunca bu ikinci bilim kitabı okuyuşum yıl sonuna kadar on civari olacak insallah.
Ama itiraf edeyim başlarken korkmadım degil.Derin bir nefes alıp,Hindi gibi şöyle gerinip gerinip gulu guluu diye kabarmadım degil :)) ama okudukça hoplaya zıplaya kanguru edasıyla gezindim sayfalar arasında. Demekki ön yargılı olmamak gerekirmis ki ben bu hataya çok düşerim .
Birkere yazarın kendi hayatından örnekler vererek "Eşyanın Tabitanı" anlatması kitabi çok sepatikleştirmiş.
Mesela bilardo topunu senaryolaştırılarak anlatmış. Senaryosu da güzeldi haa :)
Heee ne var biraz sancılı bir okuma süreci olmadı degil. 261 safya kitabi 6 günde bitirmemden mütevellit hap gibi hüplettim diyemem .( Elekçi gibi gezmemin kitabın sürünmesiyle ne alakası olabilirki dimi yani :) Hiçç sende :))
Bilimsel süreçler degil ama eşyaların tarihsel süreci çok hoşuma gitti.
Onca insanın merak ederek başladıkları yolculuk ...Medeniyetin bilimle gelişimini sağlamış. Onlar iyiki merak edip uğraşmışlar bugün bizim kullanımımıza sunmuşlar. Yoksa ne evrenden haberimiz olurdu, nede şu anda elimizde olan kitaplardan (Kitapların Seri basım, sürecini de anlatmış )
Ah hele o Cikolata' nın süreci beni aldı götürdü. Hala kendimi bir çikolata kazanın başında kepçeyi daldırmışım gibi hayal ederken buluyorum :) yoksa Biscolata reklam delikanlıların konu ile hiç alakası yok gercekten bak :))
Bu arada Chocolatl ' ın kelime anlamı " Acı Su" demekmiş. Kakao gerçekten
Etrafımızdaki eşyaların nasıl yapıldığını, kim tarafından icat edildiğini merak ettiniz mi?
Her gün gördüğümüz, dokunduğumuz, kullandığımız onca eşya hangi ihtiyaç sonucu ortaya çıkmış ve aldığı adı neye göre almış?
Bence hepimiz hayatında en az bir kere bu soruları düşünmüştür.
Kitap bilimsel olabilir ama dili o kadar akıcı ve eğlenceliydi ki okurken altını çizmeyi seven birisi olarak çiz çiz canım çıktı.
Yazar kitapta kendi deneyim ve tecrübelerine sık sık yer vermiş. Bu durum da kitabı daha akıcı ve eğlenceli hale getirmiş.
İlk bilim kitabımdı ve hiç sıkılmadım okurken, aksine etrafıma daha bilinçli bakmaya başladım başlangıç için gayet iyi bir kitap seçimi oldu. Okuyacaklar için şimdiden keyifli okumalar.
Bilgi ve eğlence dolu bir kitap. "Eşyanın tabiatı" ifadesini günlük hayatımda sıklıkla kullanırım. Bu isimdeki bir kitap en azından bu alışkanlıkla okunmalıydı. İfadenin gerçek anlamıyla, eşyanın tabiatından bahsediyor kitap. 11 bölümden oluşan kitap, hayatımıza yöne veren eşyaların nasıl ortaya çıktığını hem bilimsel hem de tarihsel süreç açısından ele alıyor. Başlıklar da oldukça ilginç (parantez içindekiler bana aittir): Boyun Eğmez (çelik), Güvenilir (kağıt), Temel (beton), Nefis (çikolata), Mucizevi (köpük), Düş Gibi (plastik), Görünmez (cam), Kırılmaz (grafit), Zarif (porselen), Ölümsüz (implant) ve Sentez. Bu bölümlerden en az biri mutlaka ilginizi çekecektir. Bilim sıkıcı olmak zorunda değil. Bu kitap bunu ispatlıyor. İyi kitap.
Çok severek okudum. Etrafımızdaki malzemeler hakkında daha fazla ayrıntıya sahip olmak, güzel bir deneyim oldu. Hikaye Yazarın evinin terasında başlıyor. Sıradan şeylerin olağanüstü hikayesi.
Gerçekten etkileyici bir kitap, herkesin rahatlıkla okuyabileceği akıcılıkta ve anlayabileceği açıklıkta yazılmış. Bundan sonrası spoiler olacak, çünkü ilerde dönüp hatırlayabilmek amacıyla her bölüm için ufak notlar paylaşacağım.
1. Boyun Eğmez - Çelik
Çelik jiletten ataşa kadar birçok alanda kullanılıyor. Metaller saf hallerindeyken kırılgan malzemelerken, yapılarına eklenen farklı atomlarla alaşım oluşturulduğunda son derece dayanıklı oluyorlar. Çelik ise demire yüzde bir oranında karbon eklendiğinde elde ediliyor. Çeliği; ateşte demiri eritirken içine yanan odunun karbon parçaları karıştığında tesadüfen keşfeden atalarımız, mükemmel oranlarda dayanıklı bir alaşım oluşturmak için yüzyıllar boyunca çalıştı. İlk dayanıklı çelik Japon ustalar tarafından samuray kılıcı üretirken keşfedildi. Daha sonra Avrupalılar bu dayanıklılığa erişebilmek için binlerce deney yaptılar. Yine tesadüf eseri birinci dünya savaşında dayanıklı silah üretmek için farklı alaşımlar denenirken karbonun yanında demire krom da eklenince paslanmaz çelik bulunmuş oldu. Normalde çelik hava ve suyla tepkimeye girerek pas oluşturur, ancak krom demirden önce tepkimeye girerek saydam, sert ve çeliğe sımsıkı yapışan mineraller oluşturarak paslanmayı önlemiş olur.
2. Güvenilir - Kağıt
Fotoğraf kağıdı, kitaplar, paket kağıdı, fişler, zarflar, tuvalet kağıdı, kağıt torbalar, kuşe kağıt, biletler, banknotlar, elektronik kağıt(Kindle), gazete kağıdı gibi kağıdın birçok çeşidine hayatımızdaki yerlerini iyi kavramamız için felsefik açılardan da yaklaşarak değinmiş yazar. Kağıdın üretim aşamalarının da kolay olmadığını ayrıntılarıyla anlattığında farkediyoruz.
3. Temel - Beton
Çimento yapmak için kalsiyum karbonat ve silikat içeren kayaçlar gerekli. Kalsiyum karbonat milyonlarca yıl içinde ısı ve basınçla
Mark Miodownik günlük hayatta sürekli kullandığımız, insanlığın vazgeçilmezi olan maddelerin hikayesini anlatıyor kitabında...
İlk olarak çelik ile başlıyor hikayelere... Demir halinde iken karbon ile etkileşime girip çelik oluşumunu, daha sonrasında krom ile birleşip paslanmaz çeliğe giden yolu anlatıyor...
Sonrasında ağaçların nasıl kağıda dönüştürüldüğüne, lignin denen yapışkanın ayrıştırılarak kağıt hamurunun oluştuğunu, oradan da çeşitli kimyasal müdahalelerle kağıdın parlak, düz, pürüzsüz hale geldiğini görüyoruz...
Para kağıdının selülozdan değil pamuktan yapıldığını, kitap kokusunun aslında kağıdın çürümesi neticesinde oluşan bir durum oluştuğunu öğreniyoruz...
Doğada kayaç halinde bulunan kalsiyum silikatın su ile birleşip betona dönüşerek bir nevi tekrar kaya haline geldiğini, kendini onaran, kendini ve doğayı temizleyen beton yapılarının icat edildiğini okuyoruz...
Güney Amerika ve Afrika'da yetişen esasında tatsız, tuzsuz bir meyve olan kakaonun nasıl olup da dünyanın en güzel gıda maddelerinden birisi haline geldiği, kakao yağı, kakao tozu ve şekerin birleşimiyle yiyeni mutlu eden bir yiyeceğe dönüştüğü anlatılıyor eserde... Kakao içindeki teobromin maddesinin köpekler için öldürücü olduğunu öğreniyoruz...
Dünyanın en hafif katı maddesi olan aerojelin Samuel Kistler tarafından icadına, sonrasından maddenin kullanım dışı kalmasına ve son olarak NASA tarafından yıldız tozu toplamak için kullanılmasına giden enteresan süreci görüyoruz.
Kuvarsın yüksek sıcaklıklarda sıvı haline getirilmesi ve içerisindeki elektronların hareketleri neticesinde akıcı bir sıvıya ve sonrasında cama dönüşmesi, kumu cama dönüştüren kimyasal süreçte elektronların hareketsiz kalması neticesinde kumun nasıl saydam bir madde haline geldiğini anlıyoruz.
Kilin toprak kaptan,
Kitap Dünyam Maraton grubuyla okuduğumuz 2. bilim kitabımız oldu. Ben bu kadar keyifli olacağını beklemiyordum. Yazar hayatındaki hikayeler üzerine malzemelerin görmediğimiz yüzleriniz bizlere aktarmış. Bölüm başlıklarını da oldukça yerinde seçmiş. Yer yer bilimsel terimler girip biraz zorlaşsa da genel anlamda kitap çok keyifli olmuş. Böyle okumalar yapmayı düşünen herkese öneririm.
#spoiler
O hayran olduğumuz kitap kokusunun bir çürük kokusu olduğunu, kakao çekirdeğinin o eşsiz tadı için çekirdeklerin çürütüldüğünü, alçının bir Türk icadı olduğunu ve daha sayısız malzemenin tüm sırlarını öğrendik.
#spoiler