Dört Konferans

Tango

Jorge Luis Borges
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 24 dk.
Sayfa Sayısı:
120
Basım Tarihi:
Haziran 2022
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
El Tango: Cuatro Conferencias
ISBN:
9789750747168
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2022 198. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2022 08:44
“Tango “ ürkek ve küçük adımlarla büyük hareketler göstermek mi, büyük hareketleri alıştırarak sunmak mı? Hüzün mü özüne sinen yoksa coşku mu… yüzdeki o ifade hareketteki kıvraklık hayatın içinden gelmesinin göstergesi mi? başkaldırı mı yoksa uyum mu? Aşk mı ; ayrılık mı kavuşma mı? Tango nedir ; Borges bunları mı anlatmış konferanslarında “O ölüler tangoda yaşıyor “ kendi dilinde güçlü anlatımında işte tango sırrı
Edebiyat
TangoJorge Luis Borges · Can Yayınları · 202243 okunma
Puan vermedi·120 syf.·
2022 57. kitabı
Jorge Luis Borges'in 1965'de Buenos Aires'te tangonun kökeni üzerine dört gün boyunca verdiği konferanslardan oluşan bir deneme.İspanyol bir göçmen, konferansları kaydetmiş ve sonra da kaybetmiş.Uzun yıllardan sonra 2014'de tekrar ortaya çıkan kayıtlar,Borges'in eşi María Kodama tarafından teyit edildikten sonra yayımlanmıştır.Jorge Luis Borges için tango başlı başına mutluluğun sembolüdür.Tangoyu incelemek,aynı zamanda Arjantin ruhunun çeşitli iniş çıkışlarını da incelemek demektir,diyor Borges.Tangonun, Buenos Aires'in hangi mahallelerinde hatta hangi evlerde ilk defa dans edilmiş olabileceğine kadar araştırmış.Kökeni tiyatroya dayanan tango ancak yarım yüzyıl sonra bugünkü halini almış.Tango başlarda,sadece erkekler tarafından talep görmüş çünkü çoğu kadın ahlâka uygun olmadığı için dansı reddetmiş. Tangonun kökenini,sembollerini,mitlerini,şiirleri ve şarkı sözlerinin yardımıyla sorgulayan Borges,şaşırtıcı derecede esprili ve samimi.Kitap,sanki Borges tüm bunları karşınızda oturuyorken anlatıyor hissi veriyor. Keyifli bir kitaptı.
TangoJorge Luis Borges · Can Yayınları · 202243 okunma
8/10
·120 syf.··
2023 361. kitabı
Jorge Luis Borges'in tango ile ilgili olan dört adet konferansının kitaplaştırılmış halidir. Güzel bir denemedir. Tangonun kökenini, gelişimini, o kültürü bize anlatıyor Jorge Luis Borges. Şahsen ben Jorge Luis Borges'in kalemini seviyorum ve size de tavsiye ediyorum.
Jorge Luis Borges
TangoJorge Luis Borges · Can Yayınları · 202243 okunma
1/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2025 16:43
Dans geçmişim olduğu için oldukça merak edip aldım. Yazarına da güvenerek. Kapak isimi cezbetti hemen aldım. Meğer roman değilmiş. Güzel dansla harmanlanmış bir aşk romanı olabileceğini düşünmüştüm. Fakat değilmiş. Oldukça sıkıldım gereksiz bir yayın olmuş bu yüzden bir puan verdim. Kitabın içinde bir iki alıntı var işte hepsi o kadar. Birde o kadar çok ispanyolca isim vs varki dikkatimi oldukça dağıttı. Özgün adların hiçbirini türkçeleştirmemişler bu yüzden hepsi yorucu oldu Bir de tahmin ettiğim gibi Roman olmayınca beklentime karşılamadığını görünce direkt hüsran oldu benim için bu kitabın sonucu. OKUMAYIN!
TangoJorge Luis Borges · Can Yayınları · 202243 okunma

Yazar Hakkında

Jorge Luis BorgesYazar · 40 kitap
Jorge Francisco Isidoro Luis Borges Acevedo veya bilinen adıyla Jorge Luis Borges (d. 24 Ağustos 1899 - ö. 14 Haziran 1986), Arjantinli öykü ve deneme yazarı, şair ve çevirmen. Büyülü gerçekçilik akımının önde gelen isimlerindendir ve gerçeküstücülük konusunda yazdığı denemeleri ile ünlüdür. Borges, 24 Ağustos 1899 tarihinde Buenos Aires'te doğdu. Babasının annesi İngiliz olduğu ve evde iki lisan birden konuşulduğu için daha çocukken her iki lisanı da çok güzel konuşabiliyordu. Oğluna satranç tahtasında Zeno'nun paradoksunu öğreten Jorge Guillermo Borges avukat ve psikoloji öğretmeniydi. Evlerinde Borges'in muhayyilesini sürekli olarak işgal edecek bir bahçe ve kütüphane vardı. Babasının görme yetisinin azalması üzerine, aile tedavi için I. Dünya Savaşı'ndan önce (1914) Cenevre'ye taşındı. Burada kaldıkları süre boyunca Borges Calvin Koleji'ne devam ederek, Lâtince, Fransızca ve Almanca öğrendi. Sembolizm akımının örneklerinden Verlaine, Rimbaud ve Mallarmé'in eserleriyle bu sırada tanıştı. Schopenhauer'a olan sevgisi ve Walt Whitman'ı keşfetmesi de Cenevre'deyken başladı. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra ailesiyle birlikte İspanya'ya taşındı. Borges artık yazar olmaya karar vermişti, babasına 1870'lerde geçen bir roman yazmaya yardım ediyordu. Birkaç edebi gruba girme çalışmasından sonra, kendine akıl hocası buldu: Endülüslü şair Rafael Cansinos-Asséns. Onun etkisiyle kendisini "ultraistler" grubundan saymaya başladı ama kısa zamanda aidiyet hissinden sıkılarak kimseye bağlı olmadan birşeyler yapmaya çalıştı. Denemelerle ve şiirle pasifizm, anarşi, Rus devrimi gibi bâzı şeyleri övdüğü, genel düşüncelerini dile getirdiği iki kitap yazdı. Ama sonra yazdıklarından utanarak, her iki kitabı da İspanya'dan ayrılmadan önce imha etti. 1921'de ailesiyle Buenos Aires'e geri dönmesinden sonra, babasının arkadaşı Macedonio Fernandéz'in düşüncelerinden etkilenmesi, düşüncenin yeni yollarına yönelmesine neden oldu. Fernandez'in düşünceleri Schopenhauer, Berkeley ve Hume'ün bir yansıması idi. Edebi stili ekzantrik ve düşünce tarzı karmaşıktı. Borges'e en büyük etkisi her şeye kuşkuculukla bakmasını sağlamasıdır. 1923'te ilk kitabı olan Buenos Aires Tutkusu (Ferver de Buenos Aires)'i çıkardı. 1924-1933 arası Borges için oldukça heyecan verici bir zamandı. Bu dönemde pek çok yazısı ve şiiri basıldı. Luna de Enfrente 1925'te, San Martin Defteri (Cuaderno San Martin) 1929'da basıldı. 1933-1934 yıllarında Critica'da Alçaklığın Evrensel Tarihi (Historia universal de la infamia) yayımlandı. Bu öykü dizisi, önceden basılmış bâzı hikâyelerden alınan karakterler ve fikirler üzerine yeniden hikâye yazmakla oluşmuştu. Gerçeği ve hikâyeyi harmanladığı bu hikâyeler gerçeküstü bir otantizm taşıyorlardı. Daha sonraları bu tarz "büyülü gerçekçilik"in ilk örneklerinden sayılacaktı. Ama onun asıl kariyeri 1935'te yazdığı "Borges stili"nin ilk örneği denilen, hayâli bir romanı eleştirdiği Al-Motasim'e Bir Bakış isimli öyküsüdür. 1936'da denemelerini topladığı "Sonsuzluğun Tarihi Historia de la Eternidad" basıldı. Bu sırada maddi sıkıntılar çekiyordu, bu nedenle 1937'de Belediye Kütüphânesi'nde çalışmaya başladı. Kütüphânedeki işi hafif olan yazar, iş günlerinin kalanını klâsikleri okuyarak ve modern edebiyatın uluslar arası örneklerini İspanyolca'ya çevirerek geçirmiştir. Virginia Woolf'un ve William Faulkner'ın kitapları İspanyolcaya ilk kez bu dönemde Borges tarafından kazandırılmıştır. Yaratıcılığını kaybetmekten korkan Borges, eşşiz bir eser yazmak istedi ve Pierre Menard, Don Quixote'un Yazarı'nı kaleme aldı. Ardından da Tlön, Uqbar, Orbis Tertius geldi. Her iki hikâye Victoria Ocampo'nun Sur edebiyat dergisinde yayınlandı. Bunların başarısının verdiği motivasyonla Babil Kütüphanesi'nin çalışmalarına başladı. 1941'de bu öykülerin toplandığı Yolları Çatallanan Bahçe basıldı. Aynı hikâyeler toparlanarak Artifices'e eklendi ve ve 1944'de Ficciones adıyla yeniden basıldı. 1942'de "Bustos Domecq" takma adı altında Adolfo Bioy Casares ile birlikte polisiye hikâyeler dizisi olan Don İsidro İçin Altı Problem'i yazdılar. Felsefe, gerçekler, fantazi ve gizemleri harmanladığı bu yeni öykülerin yanında, El Hogar'da anti-semitizmi, faşizmi ve nazizmi eşeltiren politik makaleler de yazıyordu. Bu makalelerle oldukça tanındı. 1946'da Juan Peron'un iktidara gelişiyle, kütüphânedeki işinden atıldı. Bu işten atılma onun için bir tür kurtuluş olmuştu, çünkü hem Arjantin'den Uruguay'a kadar pek çok yeri gezip, Budizm'den Blake'e kadar pek çok konuda seminerler veriyor, hem de iyi para kazanıyordu. Ama ailesi Peron'un baskıcı rejiminde zor günler geçirdi, annesi ve kız kardeşi hapse girdi. 1949'da ikinci önemli kısa hikâyeler kitabı Alef (El Alef)basıldı. 1955'de Peron devrilince Borges hayâlindeki meslek olan Arjantin Ulusal Kütüphânesi Müdürlüğü'ne getirildi. Ailesinden gelen hastalık nedeniyle görme bozukluğu çeken Borges bu dönemde görme yetisini tamamen kaybetti. "Bana aynı anda hem 800,000 kitabı hem de karanlığı veren Tanrı'nın muhteşem ironisi" diyerek bu gerçeği kabullenmiştir. (Umberto Eco unutulmaz romanı Gülün Adı'nda yer alan ana karakterlerden kör kütüphaneciyi Borges'ten esinlenerek oluşturmuştur.) 1956'da Buenos Aires Üniversitesi'nde İngiliz ve Amerikan edebiyatı profesörlüğüne atandı ve 12 yıl bu görevi yürüttü. 1961'de Samuel Beckett'le birlikte Uluslararası Yayımcılar Ödülü'nü (Formentor Ödülü) kazandı. Bu ödül ona gecikmiş bir uluslararası ün kazandırdı. Gözlerinin görmeyişini şiire yönelerek telâfi etmeye çalıştı. 1970'li yıllarda ABD'de çeşitli üniversitelerde dersler verdi. 1973'te Peron geri dönünce, görevinden istifa etti. Ders vererek ve yolculuk yaparak geçirdiği zamanın meyvesi 1975'te basılan toplama hikâyelerin olduğu Kum Kitabı (El libro de arena) oldu. Dünya gezilerinin sonucu ona eşlik eden Maria Kodama'nın resimlerini çektiği yazılarını ise kendi yazdığı Atlas(1984)'la sonuçlandı. Zannedilenin aksine, Nobel ödülünü alamadan 87 yaşında, 14 Haziran 1986'da Cenevre'de karaciğer kanserinden hayatını kaybetti.