Tapner Davası

Victor Hugo
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 8 dk.
Sayfa Sayısı:
75
Basım Tarihi:
Ekim 2005
Yayınevi:
Bahar Yayınevi
Orijinal Adı:
L'Affaire Tapner
ISBN:
9789756298794
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·75 syf.··
2020 48. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mart 2020 09:53
Dindar bir baba ve dürüst bir ailenin oğlu olarak Woolwich’te 1823 yılında dünyaya gelen John-Charles Tapner bir gece Madam Saujon’un evine girip onu öldürür. Ardından evinde hırsızlık yapıp kadının cesedini ve evi ateşe verir. Daha sonra tutuklanıp yargılanır. Oturumlar yapıldıktan sonra Tapner’in idam cezasına çarptırıldığı beyan edilir. Victor Hugo olaya müdahale eder ve Guernesey halkını ikna edip bu idamın durdurulması için elinden geleni yapar. Guernesey adası bundan çok etkilenir; mitingler gerçekleştirilir, kraliçeye gönderilmek üzere dilekçeler imzalanır. Herkes Tapner’in affedileceğini düşünürken Tapner infaz edilmiştir ve infaz 10 Şubat’ta gerçekleştirilmiştir. Hugo bu kitabında kim olursa olsun, ne suç işlemiş olursa olsun kimsenin idam edilmemesi gerektiğini, suçu işleyenlerin affedilip pişmanlıklarıyla baş başa bırakılıp vicdanlarının onlara cezalarını vermesi gerektiğini savunur. Dili akıcı ve olaylar öyle güzel betimlenmiş ki kendinizi bir anlığına Tapner’in yerinde hissediyorsunuz. Bu kitap bize idamın gerçek yüzünü gösteriyor. Ben severek okudum ve size de tavsiye ederim, mutlaka okuyun! :) “Ama dikkat edin; bu bir kısasa kısas olayıdır. Öldürdün, sen de öldürüleceksin. İnsanların yaptığı yasalar önünde bu doğru ama tanrısal yasalar önünde korkunçtur.”
Tapner DavasıVictor Hugo · Bahar Yayınevi · 2005127 okunma
İp altında insanlık
Puan vermedi·75 syf.··
Beğendi
·
2025 37. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 00:30
Çocukluğundan beri halka açık infazlara tanık olan Victor Hugo, genç yaşlarından itibaren idam cezasına karşı çıkmış; kürsülerde, meydanlarda, toplum önünde defalarca bu insanlık dışı cezaya karşı uzun nutuklar söylemiştir. 1854 yılında Guernsey'de idam cezasına çarptırılarak ipte uzun-uzadı sallandırılan Tapner'in zor ölüm gösterisine tanık olan halka öncesinde müracaat etmiş, halkı toplu şekilde katilin affına davet etmiş, lakin muvaffak olamamış. Toplumun bir tiyatro oyunu izler gibi idamları seyretmesi, ölümün bir "seyirlik" hâline gelmesi, Hugo'yu derinden sarsmıştır. İdamın yalnızca bedeni değil, ruhu da öldürdüğünü; mahkûmların, infazdan çok önce birer "canlı ölü"ye dönüştürüldüğünü düşünmüştür. Defalarca hapishaneleri ziyaret etmiş, idam mahkûmlarının hücrelerinde onların acısını hissetmiş; bu derin insani sarsıntıyı eserlerine taşımıştır.
Hayata Dair
Tapner DavasıVictor Hugo · Bahar Yayınevi · 2005127 okunma
7/10
·75 syf.··
2025 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2025 01:22
Çok küçük ama düşündürücü bir eser. Son zamanlarda cezalandırmanın o kadar da caydırıcı olmadığı, suçların hiç işlenmeden, eğitimle engellenebileceğine dair dinlediğim konuşmaların üzerine bir de bu kitabı okumak konu üzerine fikirlerimi değiştirdi. İdam savunan biri de hiç olmamıştım zaten. Tekrar çevrilip iyi bir editoryal süzgeçten geçerek yayınlanması çok yararlı olur diye düşünüyorum.
1000Kitap
Tapner DavasıVictor Hugo · Bahar Yayınevi · 2005127 okunma
Tapner Davası
Puan vermedi·75 syf.··
2024 17. kitabı
Baylar, bu ip, bu direk, bu ceset, bu görünmez darağacı, bu sefillik, sonsuz büyüklüktür. Bu politik bir sorundan daha fazla toplumsal bir sorundur. Bu dünyadan da büyük bir şeydir. Az olan sizin topunuz, politikanız, sizin dumanınızdır. Sabahtan akşama kadar cinayete kurban giden katil, işte korkunç olan budur; darağacının ipini tutarak uçup giden bir ruh, işte harika olan da budur.
Tapner DavasıVictor Hugo · Bahar Yayınevi · 2005127 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Victor HugoYazar · 87 kitap
Victor Hugo 26 Şubat 1802'de Fransa'da doğdu. Liseyi bitirdikten sonra kendini tümüyle edebiyata adadı. 1824 yılında Fransız coşumcularının (romantikler) yayın organı olan La Muse Française dergisini kurdu. Cenacle adını taşıyan coşumcu sanatçılar çevresinin üyesi ve onun odak noktası oldu. 1830-1843 arasında en verimli dönemlerinden birini yaşadı. Romanları, tiyatro yapıtları ve şiirleriyle başarıdan başarıya koştu. 1831'de Notre Dame de Paris (Paris'in Notredame Kilisesi) adlı büyük romanını yayımladı. 1841 yılında Fransız Akademisi'ne üye seçildi. Çok sevdiği kızı Leopoldine'nin 1843'de kazayla boğularak ölmesi üzerine 1852'ye dek yeni yapıt vermedi. 1848 Devrimleri'nden sonra parlemento üyeliğine seçildi. 3. Napoleon'un hükümet darbesini engellemeye çalıştı, başaramayınca 1851 yılında Belçika'ya kaçmak zorunda kaldı. Ateşli bir demokrasi ve cumhuriyet yanlısı olarak imparatorluk rejimini eleştiren yapıtlar yazdı. 1855-1870 arasını küçük bir İngiliz adası olan Guernsey'de geçirdi. O dönem yazarlığının en üretken yılları olmuştur. 1862 yılında başyapıtı olan Les Misérables (Sefiller) adlı romanını yayımladı. Bunu 1866'da Les Travailleurs de la Mer (Deniz İşçileri) ve aynı yıl L'Homme qui Rit (Gülen Adam) gibi önemli romanları izledi. Fransa'da Cumhuriyet yeniden kurulunca Paris'e döndü. Ulusal Meclise seçildi. Artık Fransa'nın en gözde kişilerinden biriydi. Paris Komünü'nün ezilmesinden sonra komüncülerin bağışlanması için çok uğraştıysa da sonuç alamadı. Giderek siyasal ve toplumsal yaşamdan elini eteğini çekti. 1885 yılında ölüm döşeğinde iken; "Tanrı'ya inanıyorum, ahirete inanıyorum; fakat hiçbir kilise papazını başımda istemiyorum. Beni seven bütün dünya insanlarının gönülden dualarını bekliyorum. Bu benim için kafidir." diyerek 22 Mayıs 1885 yılında hayata gözlerini yummuştur.