Tarihin Buğulu Aynası (Efsaneler Çökerken)

·
Okunma
·
Beğeni
·
396
Gösterim
Adı:
Tarihin Buğulu Aynası
Alt başlık:
Efsaneler Çökerken
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050807844
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş
Yakın tarihimizle yüzleşmenin toplumumuzda şok dalgası yaratması, aslında pek çok gerçeğin resmî tarih eliyle karanlığa hapsedilmesinden kaynaklanıyor. Akademik çalışmalarında resmî tarihin dar ve donuk kalıplarına karşı yeni bir tarihçilik anlayışını gündeme getiren Cemil Koçak, siyasî ve ideolojik pozisyonlardan bağımsız, tribünlere oynamayan bir akademik tarihçilik anlayışının hâkim olduğu pek çok yazısını Târihin Buğulu Aynası`nda bir araya getiriyor.

Koçak, akademik tarihçiliği kendi dar çerçevesinden çıkarmak, geniş kitlelerle buluşturmak amacıyla, hem tarihe taraftar duruşu dışında, incelikli, analitik bir yaklaşım getiriyor, hem de akademik birikimini son derece yalın bir dille aktararak, yakın tarihin en tartışmalı konularını kitleler için berraklaştırmaya çalışıyor.

Yakın tarihimizi bugünü de anlamaya çalışarak aktaran, tarihe bütüncül bir bakış açısı getiren Koçak, her yazısının sonunda konu hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmak isteyen tarih meraklılarına da okuma listesi sunmayı ihmal etmiyor. Tarihin doğru bilinmesinin her şeyden önce günümüzün doğru analiz edilmesi için gereken bir çaba olduğu anlayışıyla yazılarını kaleme alan Koçak, Târihin Buğulu Aynası`nda kendi deyimiyle bilinmeyeni değil, unutulanı, hatırlanmayanı, hatırlatılmasından rahatsız olunan temaları yeniden şekillendiriyor.

Tek parti ve şeflik dönemi, Dersim olayları, Kürt meselesi, şapka kanunu, 27 Mayıs darbesi, azınlıklara yönelik uygulamalar ve daha başka pek çok sislerin ardında kalmış konu, Târihin Buğulu Aynası`nda açıklık kazanıyor. İşte bazı konu başlıkları:

Che neden Kemalist olmak zorunda?

Einstein Türkiye`ye iş başvurusunda bulundu mu?

Millî Mücadele ne zaman başladı?

Misâkı Millî sınırları efsanesi

Nutuk ve tarihsel gerçeklik

Teşkilâtı Mahsusa`nın görünmeyen yönleri

II. Abdülhamid`in mirasına ne oldu?

Atatürk`le İnönü`nün yolları neden ve nasıl ayrıldı?

11 Kasım 1938`e giden yol

İkinci Cumhuriyet kimin eseridir?
392 syf.
Yazar, son zamanlarda hayli genişleyen “tarih değil mi, uydur uydur söyle, yaz” tarzı eğilimine karşı akademik tarihçiliği savunuyor. Zamanla beraber metinlerin değiştiği, bozulduğundan ve özellikle internet ortamıyla birlikte şehir efsanelerin de yaygınlaştığından bahsediyor. Bunun için de “Son zamanlarda şehir efsanesi deyimi çok kullanılır oldu. Bu ifadeden maksat, gerçek olmayan, fakat herkesin ağzına yerleşmiş anlatılardır. Böylece anlatı, defalarca ve sık sık tekrar edilerek, ağızdan ağıza, kulaktan kulağa yayılır ve inanç haline gelir. Hele günümüzde İnternet ortamı da buna eklenince, efsanelerin önünü almak artık neredeyse imkansız.” diyor. Bu konuda yazara katılmamak elde değil. İnternette o kadar çok gereksiz, değiştirilmiş, bozulmuş, uydurulmuş bilgi var ki…Hakkında hikaye uydurulan kişilerin sanki bu uydurulmuş hikayelere ihtiyacı var…
392 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Yazar bu kitapta imparatorluktan çıkmış olan bir devletin ve yeni kurulmuş cumhuriyetin ne zor şartlardan geçtiğini bugünün Hayat şartlarına göre yorumladığı, görülmektedir. Ayrıca kitaptaki bölümlerin sonunda okunulacak metinler diye yazılan yerlerde kendi kitaplarından bahsederek zannedersem ticari bir amacın peşinde olduğunu düşünüyorum Ayrıca cumhuriyetin kurulmasından sonra bugüne kadar geçen süreç içerisinde cumhuriyete Atatürk'e ve onun ilke ve inkılaplarına muhalif olanların düşünce ve fikirlerini öğrenmek için okunması gereken bir kitap
Kazım Karabekir'in "İstiklal Harbimizin Esasları" adını taşıyan Milli Mücadele anıları 1933'ün Mayıs ayı sonunda basıldı. Ancak anılara matbaada iken el konuldu ve yakıldı.
Zaman değişir, metinler de değişir. Metinler üzerinde tahrifat yapılmak zorunda kalınır. Siyasal koşullar bunu gerektirir çünkü.
Atatürk'ün 1927'de okuduğu Nutuk'la Erzurum Kongresinin orijinal kararları arasında bariz fark olduğu açık. Ayrıca Nutuk'ta üç madde de eksik.
Misakı Milli metni,17 Şubat 1920 tarihinde İstanbul'da toplanan (son) Osmanlı Meclisi Mebusanı tarafından ilan edildi.
Son zamanlarda şehir efsanesi deyimi çok kullanılır oldu. Bu ifadeden maksat, gerçek olmayan, fakat herkesin ağzına yerleşmiş anlatılardır. Böylece anlatı, defalarca ve sık sık tekrar edilerek, ağızdan ağıza, kulaktan kulağa yayılır ve inanç haline gelir. Hele günümüzde İnternet ortamı da buna eklenince, efsanelerin önünü almak artık neredeyse imkansız.
Einstein'in dilekçesinde 40 doktor ve bilim adamının Türkiye'de çalışmasının mümkün olup olmadığı soruluyordu. Enteresan nokta, iş başvurusunda bulunanların hiçbir ücret talep etmeksizin bir sene müddetle çalışmak arzusunda olmasıydı (...) Öneri nazik, fakat kesin bir dille reddedilmiştir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tarihin Buğulu Aynası
Alt başlık:
Efsaneler Çökerken
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050807844
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş
Yakın tarihimizle yüzleşmenin toplumumuzda şok dalgası yaratması, aslında pek çok gerçeğin resmî tarih eliyle karanlığa hapsedilmesinden kaynaklanıyor. Akademik çalışmalarında resmî tarihin dar ve donuk kalıplarına karşı yeni bir tarihçilik anlayışını gündeme getiren Cemil Koçak, siyasî ve ideolojik pozisyonlardan bağımsız, tribünlere oynamayan bir akademik tarihçilik anlayışının hâkim olduğu pek çok yazısını Târihin Buğulu Aynası`nda bir araya getiriyor.

Koçak, akademik tarihçiliği kendi dar çerçevesinden çıkarmak, geniş kitlelerle buluşturmak amacıyla, hem tarihe taraftar duruşu dışında, incelikli, analitik bir yaklaşım getiriyor, hem de akademik birikimini son derece yalın bir dille aktararak, yakın tarihin en tartışmalı konularını kitleler için berraklaştırmaya çalışıyor.

Yakın tarihimizi bugünü de anlamaya çalışarak aktaran, tarihe bütüncül bir bakış açısı getiren Koçak, her yazısının sonunda konu hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmak isteyen tarih meraklılarına da okuma listesi sunmayı ihmal etmiyor. Tarihin doğru bilinmesinin her şeyden önce günümüzün doğru analiz edilmesi için gereken bir çaba olduğu anlayışıyla yazılarını kaleme alan Koçak, Târihin Buğulu Aynası`nda kendi deyimiyle bilinmeyeni değil, unutulanı, hatırlanmayanı, hatırlatılmasından rahatsız olunan temaları yeniden şekillendiriyor.

Tek parti ve şeflik dönemi, Dersim olayları, Kürt meselesi, şapka kanunu, 27 Mayıs darbesi, azınlıklara yönelik uygulamalar ve daha başka pek çok sislerin ardında kalmış konu, Târihin Buğulu Aynası`nda açıklık kazanıyor. İşte bazı konu başlıkları:

Che neden Kemalist olmak zorunda?

Einstein Türkiye`ye iş başvurusunda bulundu mu?

Millî Mücadele ne zaman başladı?

Misâkı Millî sınırları efsanesi

Nutuk ve tarihsel gerçeklik

Teşkilâtı Mahsusa`nın görünmeyen yönleri

II. Abdülhamid`in mirasına ne oldu?

Atatürk`le İnönü`nün yolları neden ve nasıl ayrıldı?

11 Kasım 1938`e giden yol

İkinci Cumhuriyet kimin eseridir?

Kitabı okuyanlar 17 okur

  • Ömür Berat ÇALIK
  • Emre Elbaşı
  • Yaşar ÖZEN
  • f_d
  • Muhammed Ali
  • -0  Ꮶαʟ℘ օᎿɑğɪ
  • tsundoku
  • H. Buğra Yazgı
  • Osman C
  • Halil İbrahim

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0