Adı:
Taş Hücre
Baskı tarihi:
Ocak 2000
Sayfa sayısı:
99
ISBN:
9789753422659
Kitabın türü:
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
İsimlendirdiğimiz varlığın sınırları, kendi sınırlarımız, dilimizle ördüğümüz hücrenin duvarlarıdır.Örtülmüş acıyı çıplak olarak görebilme cesaretini kazanmak da zaman alır. Kimileri, çok kimse belki, kendi aralık yüzeylerine sırt çevirirler hayatları boyunca. Kimileri, çok azı, böyle bir alanın varlığından haberdardır; tedirgin adımlarla yoklarlar bu yüzeyi. Kaçış sığınağın içinde de sürüyorsa, size kalmış tek gerçek mekan, dibi görünmeyen kör bir kuyudur.
Armaner'in ilk okuduğum kitabı, özünde felsefeyi barındıran iç içe geçmiş öykülerden oluşuyor.
Aslında yazılanların ne kadarı "öykü" gibi tartışılabilir. Zira çoğu öyküsünde bir olay örgüsü yok. Öykülerin tamamı; karmaşık soyut anlatımlar, farklı zamanlar, kişilerin ve anlatıcıların düzensiz geçişleri ile aktarılıyor. Çoğu yerde dikkatli okumanız ve üzerinde düşünmeniz gereken aktarımlar mevcut, belli bir düzen de barınmıyor.
Tüm bu nedenlerle okur öykülere güçlükle girebilse de çoğu öyküde farklı ve güçlü bir tarz olduğu aşikar.
Varoluş kaygısının sıklıkla işlendiği hikayede, sorgulayıcı bir alt-benlik soyut bir kahraman olarak yer alıyor.

Zorlayıcı kitaplar son zamanlarda farklı bir tat bırakıyor damağımda. Ancak bu kitapta aldığım haz eksik kaldı diyebilirim. Sanki yazar aktarım gücünde bir şeyleri yarım bırakmış.

Kısaca, felsefe ve öyküyü bir arada bulmak, düşünüp, sorgulamak isteyen inatçı okurlara tavsiye edebilirim.
Farklılık: farklı olana duyulan nefret, bir kişiye olandan değişiktir; nesnesi yoktur. Nesnesiz şiddet uygulayan sürünün içindeki insan kendi aşağılanmasını temsil eder.
Zaten bir kadın için önemli olan bir çaba harcanması değil, o çabanın bir sonuca dönüşüp dönüşmediğidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Taş Hücre
Baskı tarihi:
Ocak 2000
Sayfa sayısı:
99
ISBN:
9789753422659
Kitabın türü:
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
İsimlendirdiğimiz varlığın sınırları, kendi sınırlarımız, dilimizle ördüğümüz hücrenin duvarlarıdır.Örtülmüş acıyı çıplak olarak görebilme cesaretini kazanmak da zaman alır. Kimileri, çok kimse belki, kendi aralık yüzeylerine sırt çevirirler hayatları boyunca. Kimileri, çok azı, böyle bir alanın varlığından haberdardır; tedirgin adımlarla yoklarlar bu yüzeyi. Kaçış sığınağın içinde de sürüyorsa, size kalmış tek gerçek mekan, dibi görünmeyen kör bir kuyudur.

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Melek Ceylan
  • Aydın Nasuh
  • Fisfis kayikci

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%50 (1)
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0