Bir serinin son kitabına gelmek hem mutlu eder, hem de seriyi seviyorsanız hüzünlendirir insanı. İskoç Muhafızları serisinin son kitabı ‘Hayalet’e bu duygularla başladım ben de. Muhafızlardaki lakabı Ejder olan Alex Seton, Robert Bruce’a saygı duysa da, içinde bulundukları mücadelenin yöntemi ile ilgili şüphelerinin zirve noktasına, ortağı Akıncı Robbie Boyd’la yaşadığı bir olay sonrasında ulaşmış ve muhafızları terk edip, İngilizlerin safına geçmişti. Çünkü, korsan savaş taktikleri ile savaşan muhafızların, mücadeleleri kazanmak için başvurdukları yollar, Alex’in sıkı sıkıya bağlı olduğu şövalyelik kuralları ile çelişiyordu. Bir de Bruce’un bu taktikleri nedeniyle kaçak dövüştüğünü, mücadelesinin bu şekilde bir sonuca ulaşmayacağını düşünüyordu. Kendisinin muhafızlar arasında tam olarak kabul görmediğini düşünmesi de bu kararında etkili olmuştu. İşte muhafızlardan bu nedenle ayrılmıştı. Şimdi İngiliz Kralı için savaşıyordu canla başla. İşin kötüsü, İngilizler de İskoç tarafından geldiği için tam kabullenemiyorlardı kendisini. Muhafızlardan ayrılmasının üzerinden iki yıl geçtikten sonra yolları kesişti güzeller güzeli Joan Comyn’le. Joan, muhafızların en tekinsizi Lachlan ‘Yılan’ McRuairi’nin karısı Bella McDuff’ın eski kocasından olan kızıydı. Genç kadın da İngiltere’de, kuzenleri Alice ve Margaret’in yanında kalıyordu. Annesinin ihanetinden dolayı hainin kızı olarak görülen Joan’ın mirası, kuzenleri arasında paylaştırılmış ve kendisi de, İngiliz Kralı tarafından Sir Hugh’un himayesine verilmişti. Joan, görünüşte, flörtöz ve hafif bir kız olarak nam salmıştı. Ama, tüm bunların arkasında, annesine yapılanların öcünü Bruce’a casusluk yaparak almaya çalışan cesur ve güçlü bir genç kadın gizliydi. Alex, yıllar önceki karşılaşmalarından beri unutmadığı Joan’dan (O da