Sanırım uzun zamandır beni bu kadar sürükleyen, son sayfasına kadar gerilimi ve heyecanımı yitirmeden okutan ve bu kadar yoğun duygular yaşatan bir kitaba denk gelmemişim. Abartmak gerekiyorsa abartıyorum.
Bu kitapta bir deli, bir doktor ve bir normal yok. Herkes doktor, herkes deli ve herkes normal gibi :) Kimi dinlerseniz hak veriyorsunuz ve aynı zamanda yok artık diyorsunuz.
Saplantılı arzular, karmaşık ilişkiler, nevrotik bozukluklar. Psikolojik yönü ağır basan bir kitap.
Akıl hastanesinde başlayan kurgu, bir psikiyatristin ağzından anlatılıyor. Başka bir psikiyatristin eşi ile bir akıl hastasının adına aşk mı, tutku mu , delilik mi, şiddet mi ne denirse artık bu ilişkisi üzerinden devam edem akıl tutulması. “Tımarhane”; gerçek anlamı bir yana kontrol edilemez duyguların, yönetilemez hislerin, mantıktan yoksun davranışların etkisi, karakterlerin kendi içine hapsolmasını çok iyi yansıtmış.
Ayrıca sonu beklemediğim yerden geldi. Bu yılın en sevdiklerime adını yazdım.