3 hikayeden oluşan bu mini kitapta Tolstoy'un kendi hayatından kesitler , sitemler ve eleştiriler mevcut. Kitapın ismi kitapta geçen Tipi hikayesinden gelmekte. Çok soğuk ve karlı birgün de Kafkasya dönüşü bir yolculuğunu betimlemeleri kar tanesine indirgeyecek kadar bol keseden sunduğu Tipi anısından sonra ikinci hikaye olan "Luzern" de geçirdiği ve toplumu bizzat ilgilendiren başka bir olayı anlatmakta. Son olarak da "3 mesel" de geçmişte uğradığı bir takım haksızlıkları ve insanların çözümsüzlüğü bir çözüm olarak uygulamalarını minik hikayeciklerle anlatmış. . Bir anı dondurup tüm ayrıntılarıyla anlatması bazı kimselerin hoşuna gidebilir ama açıkçası betimlemeleri çoğu zaman yordu beni diyebilirim.
Sevdim ama daha da sevebilirdim:) anladınız
TipiLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,499 okunma
Tolstoy'un üçü öykü, ikisi masal olan Tipi kitabı kendini çok sevdirdi.
İlk öyküsü "Tipi" yazarın Kafkasya'dan dönüşü sırasında bozkırda şahit olduğu kar fırtınasını iki yıl sonra hatırlayarak kaleme aldığı hikayesidir.
İkinci öyküsü "Luzern" İsviçre'de bizzat yaşayıp tanık olduğu, toplumu ilgilendiren bir olaydı. Yazarın kişiliğini ve dünya görüşünü yansıtması nedeniyle önemlidir. Bu öyküsü büyük ilgi görmüş. İnsanlığa duyduğu tiksinti haklı bir öfkeydi. İçinde en sevdiğim öyküsü bu oldu. Bu ilk iki öyküde doğa tasvirleri ve betimlemeler çokça vardı ve yazarın gerçekte yaşadığı olay olması sebebiyle daha da ilgi çekiciydi.
Üç Mesel'de yazar, hayatta uğradığı haksızlığı (insanlar tarafından fikirlerinin yanlış lanse edildiği) başına gelenler ile benzeterek hikâyeleştirmiş.
Diğer iki masal da bilgece kurgulanmış, okuyucuda derin anlam çıkartacak mesajlar içeriyordu.
Kitaba genel itibariyle bakarsam, Tolstoy, insanlığın noksanlığını eleştiriyor, çoğu şeyleri bildiği gibi yapmasını ve ince ayrıntıları düşünmede ise nötr oluşunu dile getiriyor. Bazen sitem ediyor, kavga ediyor. Çoğu zaman haksızlık karşısındaki tepkisizlik için insanlığa tiksinti duyuyor. Toplum sorununu inceliyor.
Ben çok sevdim, okuyan herkesin de seveceğine inanıyorum.
Bu kitap, Tolstoy’un farklı dönemlerine yayılan beş hikâyeden oluşan kronolojik bir seçki. Yazarın hem klasik doğa–insan tasvirlerinin doruğa çıktığı metinleri hem de toplumsal ve ahlaki düşüncelerinin belirginleştiği dönemleri aynı çatı altında görmek güzel bir bütünlük sağlıyor.
Beş hikaye konu olarak birbirinden farklı, Tolstoy’un dünyaya bakışındaki ortak çizgiyi taşıyor: insan ilişkileri, yabancılaşma, sınıf farkı, iyilik–kötülük ve sürekli değişen iç sesimiz. Yazarın Tanrı inancı ve kendi iç hesaplaşmaları da bu metinlerin arka planında seziliyor; düşüncelerinin zamanla değişmesi öykülere de yansımış.
Kısa, akıcı ve Tolstoy’un zihnine küçük pencereler açan bir kitap.
Yazarın en ünlü, en beğenilen öykülerinden olan Tipi, Tolstoy eserlerine özgü doğa ve insan tasvirlerindeki ayrıntı ve gerçekliğin belki de doruk noktasıdır.
Jack LondonAteş Yakmak okurken de böyle üşümüştüm. Kafkasya'nın dondurucu soğuğunda, bir kar fırtınası eşliğinde yolculuk yapıyoruz. Yol görünmez oluyor bazen yağan karın altında. Atlar güvenilir rehber, arabacılar onlarsız bir hiç... Uyuya, dinlene uzun bir yolculuk. Rüyalar yoldaşı oluyor yolcunun. Çocukluğunda tanık olduğu bir boğulma vakasını görüyor rüyasında, burada donarak öleceğime boğulup öleyim dedirtecek bir soğuk. Iliklerinize kadar hissediyorsunuz.