Toplu Oyunlar (Gizli Oturum - Mezarsız Ölüler - Sinekler - Kirli Eller - Şeytan ve Yüce Tanrı - Saygılı Yosma)

·
Okunma
·
Beğeni
·
981
Gösterim
Adı:
Toplu Oyunlar
Alt başlık:
Gizli Oturum - Mezarsız Ölüler - Sinekler - Kirli Eller - Şeytan ve Yüce Tanrı - Saygılı Yosma
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
728
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752733596
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Huis clos - Morts sans sépultere - Les Mouches Les Mains sales - Le Diable et le Bon Dieu - La P... respectueuse
Çeviri:
Işık M. Noyan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki
Sartre Toplu Oyunlar'da, insanlığın en evrensel sorunlarını ele alırken, temel duygulardan yola çıkarak insanın varoluşunu anlamaya çalışıyor... Kadın erkek ilişkileri, aşk, intikam, öldürme güdüsü, ırkçılık ve savaş... Sartre oyunlarında Antik Yunan'a kadar gidip, insanı anlamaya çalışmış, siz de istediğiniz kadar geriye gidebilirsiniz, insana dair pek çok şeyin nasıl değişmeden kaldığını göreceksiniz... Böylece Sartre'la bir kere daha görüyoruz, yüzyıllardır dünyaya hükmeden insanoğlunun "insan olmak" konusunda nasıl bir arpa boyu yol alamadığını... Hâlâ savaşıyoruz, hâlâ öldürüyoruz, hâlâ açız ve dünya hâlâ adaletsiz...
''Cehennem başkalarıdır.''

Bu kitabın içinde yer alan Gizli Oturum isimli ilk oyunda geçer bu cümle. Sosyal medyada da sık paylaşılan bir söz olsa da, kaynak belirtilmediği sürece, bir kitapta görene ya da kaynağını bulanan kadar sözün üzerine pek düşünmedim Sartre'ın olmayabilir diyerek.

Aslında basit bir söz elbette ama işte söyleyenine göre ne için söylendiği değişkenlik gösterebiliyor. Sözü ilk gördüğüm an -sanıyorum herkese de öyle olmuştur- bana ne çağrıştırdığını en basite indirgeyerek özetlersem; ''El alem ne der?''

Oysaki, hayat üzerine düşündükçe, varoluş üzerine bir şeyler okudukça, yaşadıklarımdan edindiğim tecrübelerle vs. bu sözün el alem ne der, endişesinden daha fazla ''el alem bir şeyler demeli'' kaygısı taşıdığı sonucuna vardım. Biraz çetrefilli olsa da gayet basit bir dille anlatmaya çalışacağım;

Descartes'ı istisna tutarsak insanların büyük çoğunluğu ''Düşünüyorum öyleyse varım.'' demez, diyemez. Düşündüğünü, varlığını başkalarına onaylatmak zorundadır. Çok meşhur bir kitap olan Fareler ve İnsanlar'a gidelim şimdi;

--- alıntı ---

''Kimsen olmadığını düşün bir. Diyelim ki siyah olduğun için yatakhaneye gidip kağıt oynayamıyorsun. Nasıl hissedersin kendini o zaman? Düşün ki bütün gün burada oturup kitap okumak zorundasın. Hava kararana kadar at nalı oynayabilirsin tabii, ama sonra işte buraya gelip kitap okumaktan başka yapacak bir şeyin yok. kitaplar işe yaramıyor. İnsanın yanında olacak birine ihtiyacı var.'' İnlemeyi andıran bir sesle devam etti: ''İnsan yanında biri olmazsa delirir. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında olsun.'' (sf: 87 - Sel yay. - 1. baskı)

Bir şey görünce bile onu gördüğünden tam emin olamaz gösterecek kimsesi olmadığından. (sf: 88 - Sel yay. - 1. baskı)

--- alıntı ---

İnsan varlığını gösterme, ispatlama çabası içerisindedir. Tabii burada sadece fiziki bir varlıktan bahsetmiyoruz. Örneğin Utku diye biri var, söylemi beni tatmin etmez. ''Utku'nun şu yazısını okudum, adam iyi yazmış'' cümlesi ilkine kıyasla varlığımı çok daha onaylayıcı ve tatmin edicidir benim için. Düşüncelerin, zevklerin de onaylanması gerekir, insan bu arzuyu taşır, var olmak böyle bir şeydir.

İşte tam bu noktada muazzam da bir çelişki başlıyor; benim varlığımı onaylatmak için sana ihtiyacım var; ancak diğer yandan ben, senin zihnindekinden de çok daha fazlasıyım. Oysaki varlığım senin zihnindekiyle sınırlı. Ben ne olduğumu sana kanıtlayamadıktan sonra senin için olduğum kadarım en fazla. Sen, benim varlığım için gerekli olan kişi, benim varlığımı sınırlayan, öteye geçmeme engel olan birine dönüşüyorsun aynı zamanda. Yani seninle de sensiz de olmuyor sevgili okur.

Özgür olamıyorum, her şeyi kendim kadar hatta kendimden daha fazla senin için yapıyorum. Şimdi bir düşün Instagram'ın, Twitter'ın vs. neden bu kadar önemli olduğunu. İnsana verilen en büyük ödül diğer insanlardır. Çünkü bizi var eden başkalarıdır. O yüzden hemen hemen her şeyi başkaları için yapar, çok övdüğümüz yalnızlığı dahi başkalarına gösterme ihtiyacı duyarız. Ve böyle düşününce de Tanrı'nın verdiği en büyük ceza, insanı başka insanlara bağımlı kılmasıdır. İşte o yüzden cehennem başkalarıdır.
İnsan, insan olduğunun bile farkında değildi, bir hayvan sanıyordu kendini, acısıyla yaralanıp sersemlemiş, yarasından kaçmak için ormanda oraya buraya koşuşturan, ama nereye giderse gitsin ıstırabını da beraberinde götüren bir hayvan.
Hilda-Ben sana baktım, seni yıkadım, ateşinin kokusunu öğrendim. Seni sevmekten bıktım mı? Günün birinde olacağın cesede her gün biraz daha benziyorsun, ben seni yine de seviyorum. Eğer sen ölürsen senin karşında yatacak ve yemeden içmeden so­nuna dek böyle kalacağım, sen kollarımın arasında çürü­yeceksin, ben senin leşini de seveceğim çünkü insan tüm olarak sevmiyorsa hiç sevmiyor demektir.
oysa bizim yaralarımızın hepsi aslında birer tecavüz . çünkü bunlar başkalarının açtığı yaralar. sen bize yetişemezsin.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Toplu Oyunlar
Alt başlık:
Gizli Oturum - Mezarsız Ölüler - Sinekler - Kirli Eller - Şeytan ve Yüce Tanrı - Saygılı Yosma
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
728
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752733596
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Huis clos - Morts sans sépultere - Les Mouches Les Mains sales - Le Diable et le Bon Dieu - La P... respectueuse
Çeviri:
Işık M. Noyan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki
Sartre Toplu Oyunlar'da, insanlığın en evrensel sorunlarını ele alırken, temel duygulardan yola çıkarak insanın varoluşunu anlamaya çalışıyor... Kadın erkek ilişkileri, aşk, intikam, öldürme güdüsü, ırkçılık ve savaş... Sartre oyunlarında Antik Yunan'a kadar gidip, insanı anlamaya çalışmış, siz de istediğiniz kadar geriye gidebilirsiniz, insana dair pek çok şeyin nasıl değişmeden kaldığını göreceksiniz... Böylece Sartre'la bir kere daha görüyoruz, yüzyıllardır dünyaya hükmeden insanoğlunun "insan olmak" konusunda nasıl bir arpa boyu yol alamadığını... Hâlâ savaşıyoruz, hâlâ öldürüyoruz, hâlâ açız ve dünya hâlâ adaletsiz...

Kitabı okuyanlar 42 okur

  • Mazlum yazan
  • Enes Bener
  • Mesut asan
  • Hakan Büyük
  • Recep Arslan
  • Abbas çetin
  • Merve Sunay
  • Cabir Doko
  • ddersu
  • Aynur Kozan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%76.5 (13)
9
%11.8 (2)
8
%5.9 (1)
7
%5.9 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0