Selamünaleyküm gönül dostları....
Sevgide güneş gibi ol,
Dostluk ve kardeşlikte
Akarsu gibi ol,
Hataları örtmede gece gibi ol,
TEVAZUDA TOPRAK GİBİ OL,
Öfkede ölü gibi ol,
Her ne olursan ol,
Ya olduğun gibi görün,
Ya göründüğün gibi ol.
Mevlana'nın bir eserini daha bitirmiş bulunmaktayım... İlk kitabı gibi beni çok çok büyülememişti ama yine çok şey öğrendim, dersler aldım, öğütleri kulağıma küpe yaptım... Derin düşüncelere daldım, kayboldum, sorguladım sanırım bir kaç soruya cevapta buldum yada Mevlana söyledi. Aslında kitabı okurken sanki Mevlana'nın huzurunda oturmuş, onun hoş sohbetini dinler gibi hissettim. Anlattığı ibretlik öyküleri bire bir yaşamış gibi gözümün önünde canlanıverdi her şey... bu hissi anlatmamın imkanı yok yaşadım resmen...
Tevazuda toprak gibi ol; insanların hırs, mal, mülk ve mevki aşkı yüzünden gerçek Aşk'a şirk koşmaları sonucunun azaplarla dolu olduğunu ama tövbe kapısının her daim açık olduğunu anlattı bana bu kitap. Alçakgönüllü olmanın mükâfatı; cennet, şirk koşmanın bedeli ise; cehennem...
Hz. Süleyman ile tahtına aşık Belkıs'ın hikayesi beni çok etkiledi. Kitabı okurken fark ettim ki Süleyman(as.) peygamber hakkında pek bir şey bilmiyordum. Hemen araştırdım ve insana ibretlik bir yaşamla karşılaştım. Dediğim gibi tahtına, tacına ve mevkiisine aşık bir melike idi Belkıs, Süleyman'ın dine daveti onu dünya sevdasından uzaklaştırdı, Gerçek Aşk'a ulaştırdı... Diğer bir mevki aşığı Firavun, onu Hak dinine davet eden Hz. Musa... Firavun şirk koşmaktan pes etmedi, tahtını, mevkiini ve dünyayı bırakmadı... davete icabet etmedi...
Hz. Halime'nin Peygamber Efendimiz(s.a.v.)'i kaybetmesi... Bir Padişah'ın oğlunu evlendirmek istemesi ve şehzadenin başına gelen olaylar... Ama Beni en çok etkisi altına alan kısım Hz. Musa ile Allah'ın