Adı:
Toprak Gibi Ol
Baskı tarihi:
Haziran 2014
Sayfa sayısı:
249
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054942756
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gece Kitaplığı
Bu faydası en ulu olan en güzel konağa dördüncü göçtür.Bahçeler nasıl gök gürleyince sevinir,gözler nasıl uykuyla uzlaşırsa bunu görünce de arifleringönülleri öyle neşelenir.Rubların huzuru,bedenlerin şifası bu dördüncü göçtedir.Bu göç,tam ihlas sahiplerinin sevip istedikleri,yolcuların dileyip arzuladıkları gibidir.Gözlere nurdur,ruhlara neşe.Devşirenlere yemişlerin en güzeli,en iyisi…Dileklerin,isteklerin en hoşu,en ulusudur.Hastayı doktoruna çeker götürür.Aşıkı sevgilisine alır ulaştırır.Hamdolsun Allah'ya,bu dördüncü göç ihsanların en büyüğüdür;dilenen şeylerin en nefisidir.Ülfet zamanını yeniler,mihnet çekenlerin güçlüğünü kolaylaştırır.Hak'tan uzak kalan,buna bakar okursa açıklanmasını arttırır.Kutluluğa eren kişinin de sevincini,şükrünü çoğaltır.Hanende kadınlar kendilerini bezerler ya..işte bunu okuyan kişinin gönlünde de o hanendelerin göğüslerine asıp taktıkları inci,elmas ve mücevherlerden meydana gelen sevinçten ziyade bir sevinç ve neşe hasıl olur.Bu,ilim ve amel ehline mükafattır !Bu dördüncü göç doğmuş bir dolunaya benzer..Gitmişken geri gelen devlet gibidir.Umanların ümit üstüne ümitlerini arttırır durur.
(Tanıtım Bülteninden)
Selamünaleyküm gönül dostları....


Sevgide güneş gibi ol,
Dostluk ve kardeşlikte
Akarsu gibi ol,
Hataları örtmede gece gibi ol,
TEVAZUDA TOPRAK GİBİ OL,
Öfkede ölü gibi ol,
Her ne olursan ol,
Ya olduğun gibi görün,
Ya göründüğün gibi ol.

Mevlana'nın bir eserini daha bitirmiş bulunmaktayım... İlk kitabı gibi beni çok çok büyülememişti ama yine çok şey öğrendim, dersler aldım, öğütleri kulağıma küpe yaptım... Derin düşüncelere daldım, kayboldum, sorguladım sanırım bir kaç soruya cevapta buldum yada Mevlana söyledi. Aslında kitabı okurken sanki Mevlana'nın huzurunda oturmuş, onun hoş sohbetini dinler gibi hissettim. Anlattığı ibretlik öyküleri bire bir yaşamış gibi gözümün önünde canlanıverdi her şey... bu hissi anlatmamın imkanı yok yaşadım resmen...
Tevazuda toprak gibi ol; insanların hırs, mal, mülk ve mevki aşkı yüzünden gerçek Aşk'a şirk koşmaları sonucunun azaplarla dolu olduğunu ama tövbe kapısının her daim açık olduğunu anlattı bana bu kitap. Alçakgönüllü olmanın mükâfatı; cennet, şirk koşmanın bedeli ise; cehennem...
Hz. Süleyman ile tahtına aşık Belkıs'ın hikayesi beni çok etkiledi. Kitabı okurken fark ettim ki Süleyman(as.) peygamber hakkında pek bir şey bilmiyordum. Hemen araştırdım ve insana ibretlik bir yaşamla karşılaştım. Dediğim gibi tahtına, tacına ve mevkiisine aşık bir melike idi Belkıs, Süleyman'ın dine daveti onu dünya sevdasından uzaklaştırdı, Gerçek Aşk'a ulaştırdı... Diğer bir mevki aşığı Firavun, onu Hak dinine davet eden Hz. Musa... Firavun şirk koşmaktan pes etmedi, tahtını, mevkiini ve dünyayı bırakmadı... davete icabet etmedi...
Hz. Halime'nin Peygamber Efendimiz(s.a.v.)'i kaybetmesi... Bir Padişah'ın oğlunu evlendirmek istemesi ve şehzadenin başına gelen olaylar... Ama Beni en çok etkisi altına alan kısım Hz. Musa ile Allah'ın konuşması...Bunu biraz çıtlatsam sakıncası olmaz demi :)
Musa Aleyhisselam'ın Allah'a "Neden halkı yarattın, sonrada onları helak ediyorsun? diye sorması ve Allah'ın bir misal ile cevap vermesi.... fazlasını anlatmayayım okuyun :) beni çok etkiledi eminim sizleri de etkileyecektir...
Mevlana'nın anlatma tarzında bence çok ciddî bir hissettirme gayreti var.Mevlânâ her halleriyle insanları doğru yola teşvik eder, vâz ve nasîhatlarıyla hasta kalplere şifâ olan sözler söylerdi. Buna ek olarak kelimelerle ANLATILAMAZ bazı şeyleri KALBEN hissettirecek teşbihler çok. İnsanın kendi nefsine karşı mücadele etmesi, kötülüklerden uzaklaşması zaten Allah'ın emri. Ama Mevlânâ Hazretleri burada bir müjde veriyor, nefse karşı mücadele ederek daha ölmeden bazı şeyleri görmek, idrak etmek mümkün olabilir diyor. Ve bunu gerçekten hissetmenizi sağlıyor. Bence Mevlana'nın eserleri her daim okunması gereken ve her seferinde farklı duygular hissetmenizi sağlayan kitaplardır. Ama benim gibi peş peşe okumayın beyninizi yakabilir :) Bence ara vererek okunmalı ki her seferinde farklı lezzetler almalı insan... Mevlana'nın bir eserini mutlaka okuyun dediklerimi daha doğrusu hissettiklerimi çok iyi anlayacaksınız... Hayatımda çok güzel değişiklikler oldu ve asla pes etmemem gerektiğini bir kez daha fark ettim... kim ne derse, ne düşünürse düşünsün ben Allah'ın izni ile doğru bildiğim yoldan şaşmayacağım.
Mevlana'nın bir duası ile incelememe veda ediyorum... Allah'a emanet olun kardeşlerim....

Yâ Rabbî!
Bizim hâlimize bakarak muâmele etme. Kendi ikrâm ve ihsânına göre bize muâmele eyle.

Yâ Rabbî!
Kerem ve lütfunla hidâyet ettiğin kalbi tekrar dalâlete, sapıklığa meylettirme. Belâları bizden sarf eyle, çevir ve değiştir. Ey affı çok olan, günahları örten Rabbim!
O günahlar dolayısı ile bizden intikam alma. Bize azap etme.

Yâ Rabbî!
Biz nefis ile şeytana köpek gibi tâbi olduksa da sen, azab arslanını bize saldırtma.

Ey Hayy, ebedî diri olan Rabbim!
Taleb ve duâ üzerine nasıl olur da kerem etmezsin. Sen kerem sâhibisin. Ey mahlûkâtın, yaratıkların canlıların ihtiyâcını gideren Rabbim! Sen varken hiç bir kimseyi hatırlamak ve ondan bir şey ummak lâyık değildir.

Yâ Rabbî!
Rûhumda bir ilim katresi var. İlâhî onu hevâ rüzgarıyla ten toprağından muhâfaza eyle.
Ey ihsânı çok olan Rabbim!
Cefâ içinde geçip giden ömre merhamet et.
Ey affetmeyi seven Rabbim!
Bizi affeyle. İsyân derdimize çâre eyle.
Ey yardım isteyenlerin yardımcısı!
Bizi hidâyete çıkar.

Yâ Rabbî!
Duâ ve yakarışlarımızda sana lâyık olmayan sözleri bilmeyerek söyleyip hatâlarda bulunmuş isek, o kelimeleri sen ıslâh et ve duâmızı kabul buyur.
Çünkü sözlerin hâkimi ve sultanı ancak sensin.

Ey âlemin yaratıcısı!
Kasvetli, kararmış, katılaşmış âdetâ taş gibi olmuş olan kalbimizi mum gibi yumuşat, feryâdımızı, âh u vâhımızı, hoş eyle ki rahmetini celbetsin, çeksin.
Bizi köle gibi kullanan bu serkeş nefisten bizi satın al.
O nefis bıçağı kemiğe dayandı (zulmü canımıza yetti).

Yâ Rabbî! Sana ne arz edeyim. Çünkü sen gizli ve açık her şeyi bilirsin."
(AMİN)
Sen, kendi kendine savaşa girmişsin... başkalarını kendin olarak tanımamış, anlamamışsın! Sen hangi surette rastlasan, bu, benim diye durup kalıyorsun ama vallahi o, sen değilsin!
Kendinize gelin; Ondan isteyin... başkasından değil.
Suyu denizde arayın, kuru derede değil!
Lâhavle diyorum ama sözümden değil... o kötü düşüncelinin vesveselerinden lâhavle demekteyim! Çünkü o, benim sözlerime karşı hayallere düşmekte, gönlündeki vesveseler ve şüphelerden doğan inkârlar yüzünden hayaller kurmaktadır. Lâhavle diyorum; yani çaresi yok... çünkü senin gönlünde benim sözlerimin zıddı olan düşünceler ve sözler var!
Dev yani koş kelimesiyle let yani dayak kelimesinden meydana gelme bir kelime! Önce koş... koş da sonunda dayak ye!
Ey Müslüman, edep nedir diye arar sorarsan bil ki edep, ancak her edepsizin edepsizliğine sabır ve tahammül etmektir.
"Cennetliklerin çoğu aptaldır" dedi. Akıl ve zeka sana kibir ve gurur verir... aptal ol da gönlün doğru kalsın! Aptallık dediğim halka iki kat maskara olan adamın ahmaklığı değildir... bu aptallık, ona hayran olan adamın aptallığıdır!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Toprak Gibi Ol
Baskı tarihi:
Haziran 2014
Sayfa sayısı:
249
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054942756
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gece Kitaplığı
Bu faydası en ulu olan en güzel konağa dördüncü göçtür.Bahçeler nasıl gök gürleyince sevinir,gözler nasıl uykuyla uzlaşırsa bunu görünce de arifleringönülleri öyle neşelenir.Rubların huzuru,bedenlerin şifası bu dördüncü göçtedir.Bu göç,tam ihlas sahiplerinin sevip istedikleri,yolcuların dileyip arzuladıkları gibidir.Gözlere nurdur,ruhlara neşe.Devşirenlere yemişlerin en güzeli,en iyisi…Dileklerin,isteklerin en hoşu,en ulusudur.Hastayı doktoruna çeker götürür.Aşıkı sevgilisine alır ulaştırır.Hamdolsun Allah'ya,bu dördüncü göç ihsanların en büyüğüdür;dilenen şeylerin en nefisidir.Ülfet zamanını yeniler,mihnet çekenlerin güçlüğünü kolaylaştırır.Hak'tan uzak kalan,buna bakar okursa açıklanmasını arttırır.Kutluluğa eren kişinin de sevincini,şükrünü çoğaltır.Hanende kadınlar kendilerini bezerler ya..işte bunu okuyan kişinin gönlünde de o hanendelerin göğüslerine asıp taktıkları inci,elmas ve mücevherlerden meydana gelen sevinçten ziyade bir sevinç ve neşe hasıl olur.Bu,ilim ve amel ehline mükafattır !Bu dördüncü göç doğmuş bir dolunaya benzer..Gitmişken geri gelen devlet gibidir.Umanların ümit üstüne ümitlerini arttırır durur.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • ali kahya
  • Sümeyye TETİK
  • büşra kılıçaslan
  • Beşer
  • enise
  • Songül Aykan
  • Ferah
  • Enver Duru

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%80 (4)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%20 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0