Yerlere Göklere

·
Okunma
·
Beğeni
·
640
Gösterim
Adı:
Yerlere Göklere
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
109
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944446198
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ebabil Yayıncılık
Baskılar:
Yerlere Göklere
Yerlere Göklere
Beyefendi, porselen dişlerinin göstererek gülüyor, aylardır dilinden düşürmediği o cümleyi tekrar ediyor, paraya yakın olanların mezara uzak olacakları gibi bir genellemeyi uzattıkça uzatıyor, salon penceresinden gözüken çitlembikleri seyredip kuru, korkutucu parmaklarını göbeksiz karnında gezdiriyorken, misafirinin elini paltosunun cebine götürdüğünü, oradan gümüş bir tabaka ve okkalı bir muhtar çakmağı çıkardığını, çakmağı sehpaya bıraktıktan sonra tabakayı usulca açıp içinden çıkardığı bir gümüş tabancayı beyefendiye doğrulttuğunu, porselen dişlerini göstererek gülen ve pencereden gözüken çitlembik ağaçlarını seyreden beyefendinin kendisine doğrultulmuş kara deliği fark ettiği anda alnının sağ üst köşesinde törpülenmiş bir boynuz kökü gibi duran çıkıntının önce kıpkırmızı bir noktaya sonra ipince bir çizgiye dönüştüğünü söylediler. Allah’tan salonda güvenlik kameraları varmış ki katili yakalamaları zor olmamış.” Kitap, yazarın Dergâh, Hece, Hece Öykü, Kökler, Kırklar, Derkenar ve Âşiyan dergilerinde yayımlanan hikayelerden oluşmaktadır.
128 syf.
·15 günde·Beğendi·7/10 puan
Bir dönem arka arkaya öykü kitapları okuduğumdan mütevellit yazarın dilini anlatım tekniklerini çok beğenmeme rağmen bir öyküde sıkılınca puanı düşürdüm galiba :/ genel anlamda oldukça samimi cümlelerle, bazen boğazınızda düğüm olacak olayların içinde bulacaksınız kendinizi. Yazarla tanışma kitabımdı diğer kitaplarına da şans vermek isterim.
128 syf.
Abdullah Harmancı Beyefendi'den okuduğum ilk kitap yerlere göklere. 'Elimde iki kitabi daha var ve onlari da merakla bekliyorum' diyeyim ki burdan ne kadar beğendiğim ortaya çıksın.
Kitabı çok sevdim. O kadar ben, o kadar sen, o kadar biz ki.. Yabancılık yok.. Kitabın ağır bir dili yok, konuşuyormuşuz, muhabbet ediyormuşuz gibi.. Aşk, sevgi, nefret, harika duygular ve korkunç duygu ve düşünceler olabildiğince yalın ve apaçık ortaya konmuş. Okuyunuz.
128 syf.
·10/10 puan
Yıllar önce bir Abdullah Harmancı kitabı okumuştum ve sanki öylesine bir şeymiş gibi unutuvermiştim. Şimdi yeniden bir kitabını okumaya başlayınca dehşete kapıldım. Nasıl olabilirdi çünkü böyle bir şey. Nasıl olur da yıllardır aynı şehirde yaşadığım ve sürekli ismini duyduğum bir yazarı böylesine ihmal edebilirdim. Kendimden utandım. Ama demek ki şimdi okumam gerekiyormuş, doğru zaman şimdiymiş diyerek kendimi teskin ettim ve kitabı okumaya devam ettim.
Dehşete kapılmak kalıbını defalarca kullanabilirim kitapla ilgili düşüncelerimden bahsederken. Ama anlatımda tekrara düşmemek için bunu yapmamaya çalışacağım.
Başlangıçta her şey normal ilerliyordu.
Sonra birden bir şeyler oldu ve elimdeki kitap bana fantastik bir hikaye ile uyandığımda tam olarak hatırlayamadığım korkunç ve gizemli rüyalar arası bir his vermeye başladı.
Kitapta sıradan olaylardan bahsediliyor genelde. Ama o nasıl bir bahsetmektir ya rabbi...
Ben bu kitabı ve yazarın diğer kitaplarını daha önce hakkıyla okumadığım için özür diliyorum gerekli mercilerden.
İnceleme yazısı değil reklam yazısı oldu galiba bu.
Bir de şey var ya, bir insanın can acıtan bir cümlesini, kendi başıma kalınca düşüne düşüne çıldıracak gibi olma huyum, ondan kurtulmak isterdim.
İnsanlar yorgun bedenlerini yumuşak yataklarına henüz bırakmışlardı ki toprağın damarlarından gelen bir çığlıkla uyandılar.
Deprem olmuştu. Taşın üstünde taş, damın üstünde çatı kalmamıştı .İnsanlardan hala ölmemiş olanlar, sokaklara çıkıp ağlaşmaya başladılar. Öğleye doğru il ihtiyar heyetinin bir üyesi eskiden tiyatro binası olan, enkaz yığınının üzerine çıkarak acıyla gülümsedi.İşte dedi, kaderde bize böyle gülümsedi.
Abdullah Harmancı
Sayfa 95 - İz Yayınları
Hayatım boyunca karşıma çıkmış yahut gazetelere poz vermiş ya da televizyonda belki de "görücü evleri"nde gördüğüm bu kızlarda senden bir eser aradığımı; bulamayınca küçümsediğimi, bulunca afalladığımı haykırır gibi.
"Ben birine gülerek baktığım zaman onun da gülerek bana karşılık vermesini beklerken,somurttuğunu görüverince donakalıyorum ya,onu yaşamak istemezdim."
Abdullah Harmancı
Sayfa 31 - İz Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yerlere Göklere
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
109
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944446198
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ebabil Yayıncılık
Baskılar:
Yerlere Göklere
Yerlere Göklere
Beyefendi, porselen dişlerinin göstererek gülüyor, aylardır dilinden düşürmediği o cümleyi tekrar ediyor, paraya yakın olanların mezara uzak olacakları gibi bir genellemeyi uzattıkça uzatıyor, salon penceresinden gözüken çitlembikleri seyredip kuru, korkutucu parmaklarını göbeksiz karnında gezdiriyorken, misafirinin elini paltosunun cebine götürdüğünü, oradan gümüş bir tabaka ve okkalı bir muhtar çakmağı çıkardığını, çakmağı sehpaya bıraktıktan sonra tabakayı usulca açıp içinden çıkardığı bir gümüş tabancayı beyefendiye doğrulttuğunu, porselen dişlerini göstererek gülen ve pencereden gözüken çitlembik ağaçlarını seyreden beyefendinin kendisine doğrultulmuş kara deliği fark ettiği anda alnının sağ üst köşesinde törpülenmiş bir boynuz kökü gibi duran çıkıntının önce kıpkırmızı bir noktaya sonra ipince bir çizgiye dönüştüğünü söylediler. Allah’tan salonda güvenlik kameraları varmış ki katili yakalamaları zor olmamış.” Kitap, yazarın Dergâh, Hece, Hece Öykü, Kökler, Kırklar, Derkenar ve Âşiyan dergilerinde yayımlanan hikayelerden oluşmaktadır.

Kitabı okuyanlar 43 okur

  • Hüseyin HAKAN
  • Sümeyye Eseroğlu
  • Fatıma
  • Hüseyin tuğral
  • Esra Erdoğan
  • Su Kefiri
  • Dilhun
  • Duygu
  • ayşe
  • Yogumiyeci

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.6 (1)
9
%5.6 (1)
8
%5.6 (1)
7
%5.6 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0